AMELLERİN KEMÂLİ NİYETLEDİR

0
AMELLERİN KEMÂLİ NİYETLEDİR
AMELLERİN KEMÂLİ NİYETLEDİR - M. Sami Ramazanoğlu
Sayı : 388 - Haziran 2018 - Sayfa : 30


“Amellerin sıhhati yahut kemâli ancak niyetledir. Herkesin niyet ettiği şey ne ise kendisine âit (ve eline geçecek) olan odur. Şu halde kimin hicreti Allâh’a ve Rasûl’üne (Allâh’ın ve Rasûl’ünün rızâsına) ise (hakîkaten) hicreti Allâh’a ve Rasûl’ünedir. Kimin de hicreti kavuşacağı dünya veya nikah edeceği kadın için ise hakîkaten hicreti, hicret ettiği o şeyedir.” (Buhârî, Müslim)
*
“Kim Allah yolunda velev devenin bir ayak bağı kadar cüz’î bir menfaat sağlamaktan başka bir şeye niyet etmeyerek yani maddî herhangi bir faydayı düşünerek muhârebe ederse onun nasîbi ancak niyet ettiği o şeydir. O Allâh’ın hiçbir sevabına kavuşamaz.” (Ahmed bin Hanbel)
*
“Muhârebe edenler ancak niyetlerine göre ba’s olunur.” (İbn-i Asâkir)
*
Ebû Mûsa el-Eş’ârî -radıyallahu anh-’ten şöyle dedi:
Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e bir adam geldi ve dedi ki:
– Yâ Rasûlallah! Adam var ganîmet için savaşır; adam var şan ve şöhret için savaşır; adam var gö-rülmek yani gösteriş için savaşır; bunlardan hangisi Allah yolundadır?
Risalet-meab -sallallâhu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
– Kim, Allâh’ın dediği; yalnız onun dediği üstün olsun diye dövüşürse işte onun savaşı Allah yolun-dadır. (Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî)
*
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’ten dedi ki:
Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu işittim:
– Kıyâmet gününde aleyhinde ilk hükmedilen insanlar şunlardır:
1. Şehîd edilmiş kimsedir. O, Allâh’ın huzûruna getirilir. Allah kendisine olan nîmetlerini anlatır; o da bunları îtiraf eder.
Cenâb-ı Hakk:
– Öyleyse bunlara karşı ne yaptın, der. Adam:
– Senin uğrunda şehîd edildim, der.
Allah buyurur ki:
– Yalan söyledin ancak sen, “cüretli ve cesur” denilsin diye savaştın. Gerçek öyle de denildi. Onun hakkında emredilir ve ateşe atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir.
2. İlim öğrenen, başkalarına da öğreten, Kur’ân da okuyan adamdır. O huzûra getirilir, Allah kendisine olan nîmetlerini anlatır. O da îtiraf eder. Cenâb-ı Hakk:
– Bunlara karşı ne yaptın, der. Adam:
– İlim öğrendim, onu başkalarına da öğrettim; senin uğrunda Kur’ân dahî okudum, der, Allah buyurur ki:
– Yalan söyledin, sen ilim öğrendin, “âlimdir” denilsin diye, Kur’ân okudun, “o kârîdir” yani kıraat ehlidir, denilsin diye, hakîkat öyle de denildi. Sonra hakkında emrolunur, o ateşe yani cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir.
3. Cenâb-ı Hakk’ın kendisine genişlettiği, malın her nevinden kendisine verdiği adamdır. O getirilir Allah ona olan nîmetlerini anlatır; o da bunları îtiraf eder. Cenâb-ı Hakk:
– Öyleyse bunlara karşı ne yaptın, der. Adam:
– Hakkında infak edilmesini emir buyurduğun hiçbir yol bırakmadım. İlla malımı senin yolunda harcadım. Cenâb-ı Hakk:
– Yalan söyledin, ancak onları “cömerttir” denilesin diye yaptın. Filhakîka öyle de denildi. Sonra hakkında emredilir ve cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir. (Buhârî, Müslim, İmâret, 152)
"İnsanlar ancak niyetlerine göre ba's olunur yani kabirlerinden kaldırılır." (İbn-i Mace)
Ramazanoğlu M. Sâmi, Musâhabe-5, s. 20-25

 

Yorum Yazın

Facebook