Çocuk Eğitiminde Aile Modelleri

0
Çocuk Eğitiminde Aile Modelleri - Ayşe Bay
Sayı : 359 - Ocak 2016 - Sayfa : 57

Otoritenin baskın olduğu ailelerde, çocuk için önemli olan sevgi, şefkat gibi sıcak duyguları bulmak güç olabilir. Bu tip ailelerde çocuğa, kayıtsız şartsız söz dinlediği müddetçe yakınlık gösterilir, onay görür, takdir alır. Gençlerin duygu, düşünce ve tavırları, daha çok bastırılır. İfade özgürlüğü pek yoktur. O zaman bazı sırlar, gizemler yaşanmak zorunda kalınır. Dolayısıyla çocuklar, daha pasif, korkan, çekinik bireyler olarak yetişir.
Aşırı koruyucu anne baba tutumunda ise hoşgörü ve fedakârlığın sınırları pek yoktur. Buna karşılık çocuklara anne babaya bağlı olmaları öğütlenir. Böyle ailede yetişen çocukların sorumluluk almaktan kaçtıkları ve daha talepkâr oldukları görülebilir. Yani istekleri bitmez, ailenin merhametini kendi çıkarları için kullanabilirler. Bu bireyler hayata dair acemilikler yaşar. Girişimci, atak, cesur olamaz, yaşamın güçlükleri ile tek başına mücadele edemezler.
Bu tutumlara alternatif olarak, çocuğun bağımsız davranışlar göstermesini istemek ona eşit haklar tanımak, fikrini açıkça ifade etmesine zemin hazırlamak, sevgi ve hoşgörüde dengeli olmak, normal bir gelişme için en uygun ebeveyn davranışlarıdır. Eğitimde tutarlı olmak, çocukların uyumlu, kendine güvenen ve sosyal birey olmalarına zemin hazırlar. Dengeli davranışlarda bulunmak çocuğumuzun sağlıklı kişilik gelişimi için çok önemlidir. Her yönden sağlıklı yetişen bireyler, sağlıklı toplumun ta kendisidir. Çocuğun içinde yaşadığı çevrenin psikolojisi, onun kişilik gelişiminde etkilidir. Çocuğumuzun bizi model aldığını hiçbir zaman unutmamalıyız. Her birimiz çocuğumuzun eğitimcisiyiz.
Anne baba çocuğuyla kurduğu iletişimde samimi olmalı, zedeleyici, kişiliğini hedef alıcı ithamlarda bulunmamalı. Azarlama ve küçültücü hitaplar bazen fiziksel cezadan daha onur kırıcı olabilir. Çocuğa olaylar karşısında duygularımızı iletirken problemin ne olduğunu anlatmalıyız. O problemin bizim üzerimizdeki etkilerini çocuğa anlattığımızda yani duygularımızı çocukla paylaştığımızda, çocukta davranışını değiştirme isteği olabilir.
Çocuğa “seni suçlamıyorum, sadece o işi yaptığın ya da yapmadığın için karşılaştığımız zorluğu anlamanı istiyorum” mesajını verebilmek amacımız olsun.

 

Yorum Yazın

Facebook