Kelami Dergâhının Sosyolojik Yelpazesi -1-

0
Kelami Dergâhının Sosyolojik Yelpazesi -1-
Kelami Dergâhının Sosyolojik Yelpazesi -1- - Ethem Cebecioğlu
Sayı : 387 - Mayıs 2018 - Sayfa : 54


Bilindiği gibi insan, kelime yapısı itibariyle unutmayı ifade ettiği gibi ünsiyet anlam açılımı1 bakımından da sosyal bir yapıya işaret eder. Bu yönüyle insanın hayata sosyal açılımı, aile, klan, boy, cemaat, tarikat, dernek, parti, vakıf vs. gibi yapılanmalar çevresinde ortaya çıkar. İnsanın zihnî/ruhî, şuurî ve ahlakî kişilik tekâmülünde bu tür ictimâî yapılanmalar, önemli bir role sahiptir.2
Ancak sosyolojik bir gerçeklik olarak ifade etmek gerekirse farklı medeniyetlere ait sosyal bilimlerde ele alınan konu, sosyal fonksiyon ve kavramsal yapı yönüyle her ne kadar genelde birbirine benzese de özelde muhteva ve yaklaşım tarzı olarak farklılık arz eder.3 Bu bakımdan, İslam medeniyetinin “insan”ı ile Batı medeniyetinin “insan”ı arasında çok büyük farklılıklar olması kaçınılmazdır.
Hiç şüphesiz Kelâmî Dergâhının sosyal yelpazesini ele alırken, batının ürettiği sosyolojiye göre bu farklılık, İslamî zihniyet ve duruş merkezinde şekillenecektir.
İslam’daki merhamet insanının inşa edildiği tekke yapısını anlamak, bu yüzden önemlidir. İşte bu hususu, yazımızda İstanbul’daki Kelamî Dergâhı etrafında oluşan sosyal yelpazeyi örnek alarak açıklamak istiyoruz. Ayrıca, bu yelpazenin aynasında, Es’ad Efendinin(ks) şeyhlik/öğretmenlik kemâlâtındaki kaliteyi ortaya çıkarmış olacağımızı ümid ediyoruz.
Kelamî Dergâhı, Şeyh Kelamî Hazretleri tarafından 18. yüzyılda Kadirî seyr ü sülûkü üzere eğitim vermek için inşa edilen mübarek bir mekândı. Daha sonra 1915 senesinde münhal olunca, bu dergâh, Kasım 1925’te tekkeler kapanıncaya kadar4 Nakşî-Halidî ve Kadirî Şeyhi Muhammed Es’ad-ı Erbilî(ks) Hazretlerinin uhdesine verildi.5
Kelamî Dergâhının, Es’ad Efendinin(ks) yönetimiyle İstan­bul’da yıldızı parladı ve başta Sultan V. Mehmed Reşad (ö. 1918) olmak üzere her sosyal sınıftan insanın ilgi merkezi oldu.6 Dergâha devam eden insanlar, o dönemde çok geniş bir yelpaze halinde Es’ad Erbillî(ks) Hazretlerinden feyz aldılar, istifade ettiler.
Uzun yıllar Es’ad-ı Erbilî(ks) Hazretleri üzerine yaptığımız araştırmalarda bu dergâhın, zaman içerisinde çok yönlü açılımını da tespit etmeye çalıştık.7
Daha önce “İmam Rabbanî Hareketi ve Tesirleri” adlı eserimizde, benzeri sosyal yelpazeyi, akademik, ilmî kıstaslara göre İmam Rabbanî(ks) merkezli olarak tespit etmeye çalışmış ve orada ortaya çıkardığımız sosyal açılım yapısı ile İmam Rabbanî’nin(ks) kimlik profilinin bir yönüne ışık tutmuştuk.8 Bu çalışmamızla aynı minval üzere, inşallah Muhammed Es’ad Erbillî(ks) Hazretlerinin kimlik ve kişilik profilinin ictimâî yönünü ortaya çıkarmayı hedeflemiş bulunuyoruz..
Es’ad Efendi’den(ks)  istifade için dergâhın etrafında oluşan sosyal tabakalaşmayı, tespit edebildiğimiz iki yüz civarında isimle, özet halinde değerlendirmek ve okuyucuya sunmak istiyoruz.
Önce siyasî-idarî ve bürokrat kesimi ele alacağız. Sonra sırasıyla askerler, tüccarlar, ilim adamları (akademisyenler), din âlimleri (ulema), din görevlileri (imamlar, hafızlar) ve tam olarak tespit edemediğimiz diğerlerini inceleyeceğiz.

A -
SİYASÎ-İDARÎ BÜROKRATLAR
1) Burada önce son Osmanlı Padişahlarından Sultan V. Mehmed Reşad’ı9 (ö. 1918) nazara vermek istiyoruz. Es’ad Efendiye(ks) cübbe diktirip hediye etmesi, O’nun da sohbet için saraya gitmesi gibi temaslar dikkati çeker. Hatta Sultan Reşad bir defasında onu Surre Emini olarak hacca göndererek taltif eder.10
2) Abdülhamid Han’ın damadı Derviş Paşazâde Halid Paşa. Es’ad Efendi(ks) bir buçuk yıl süreyle Halid Paşa’ya Arapça ve dini konularda dersler vermek üzere sarayla temas halindeydi. Şüphesiz anlayabildiğimiz kadarıyla sırf bu noktada, hoca-talebe ilişkisinin ötesinde şeyh-mürit irtibatı da söz konusuydu.11
3) Çok sayıda vilayette valiliklerde bulunmuş Giritli Mustafa Asım Paşa (ö. 1891) ve kız kardeşi Behice Sultan. Hasta olan Behice Sultanın Es’ad Efendi’nin(ks) duasının ardından iyileşmesiyle ailecek O’na intisap etmişlerdi.12
4) Salih Münir Paşa (ö. 1939): Hasib Efendi anlatımıyla Paris Büyükelçisi Münir Paşanın13 Es’ad Efendiye(ks) bağlı olduğunu ve Fransız asıllı eşi Fatma Hanım’ın Es’ad Efendinin(ks) delaletiyle hidayete erip Müslüman olduğunu görüyoruz.14 Münir Paşa çok sayıda ülkede sefirlik görevi yapmış birinci seviyeden bir diplomattır.15
5) Mahmud Muhtar (Katırcıoğlu) Paşa (1867-1935)16 Hidiv İsmail Paşanın kızı Nimet Hanımla evlidir. Askerdir. Rumeli’deki savaşlarda üstün başarıları görülmüştür.17 Bir ara Bahriye Nazırı (Bakanı) olmuştur. Rumeli’de ordu komutanıyken savaşta ağır yaralanmıştır. Daha önce Ahmet Amiş(ks) Efendiye (ö. 1920) intisaplıyken onun vefatından sonra Es’ad Efendi’ye(ks) bağlanmıştır.18
6) Mareşal Fevzi Çakmak19: Daha önce Küçük Hüseyin(ks) Efendiye (ö. 1930) bağlı olan Fevzi Çakmak (ö. 1950), onun vefatıyla Es’ad Efendi’ye(ks) intisap ettiği kaydedilir.20
7) İsimlerini tespit edemediğimiz bir grup Ankara’dan gelen milletvekilleri.21
8) Birinci Mecliste Kayseri Milletvekili ve Kayseri Müftüsü Ahmet Remzi Bey, (ö. 1938) Ahmet Remzi Akgöztürk, hamiyetli çalışmalarıyla Meclis’te men-i müskirat (içki yasağı) kanununun çıkarılmasına önayak olan milletvekillerindendir.22  
9) İsmini tespit edemediğimiz bir astsubay mürid.23
10) Reji korucusu Hendekli Arif Bey.24
11) Ankara’dan gelen bir milletvekili.25
12) Emekli bir büyükelçi, ismini tespit edemedik.26
13) Musul Valisi Tepeyran Ebu Bekir Hazım Efendi (ö. 1947),27 Erbil’deki ikameti sırasında Es’ad Efendi(ks) ile temas halinde olmuş ve ona kolaylıklar sağlamıştır.28
14) İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürü Rıfat (Danışman) Bey (ö. 1937). Bu zat anlayabildiğimiz kadarıyla Es’ad Efendi(ks) muhiblerindendir. Ve Menemen tezgâhında kesin bir tavırla yer almak istememiştir.29
Bizim ismen tespit edebildiğimiz idari, elit sosyal yelpaze, hiç şüphesiz bundan ibaret değildir. Es’ad Efendi(ks) edindiğmiz bilgilere göre, Abdülhamid, Sultan Resad ve Sultan Vahîduddin’le dinî, ilmî, manevî ve beşerî seviyede zaman zaman temas halinde olmuştur.
Es’ad Efendi’nin(ks) özellikle Münir, Asım ve Mahmud Muhtar gibi üst düzey yönetici paşalarla da şeyhlik-müridlik yapısı çerçevesinde irtibatı vardır.
Kelâmî Dergâhı’nın sosyal yelpazesindeki milletvekilleri, askerler, valiler, büyükelçiler, vs. hepsi, Es’ad-ı Erbilî(ks) Hazretlerinin hem ilmî hem de manevî yönünden istifade etmişlerdir. Bu bizce şu manaya gelir: Es’ad Efendi’nin(ks) dünyanın maddi yöneticisi konumundaki zevâta açılımı, O’nun tekkesine kapanıp münzevi bir hayata talip olmadığını gösterir. Nitekim dergâhında halka açık sohbetler yapması, her gün tefsir dersleri vermesinin yanı sıra kitaplar yazması, günceli, siyaseti, ilmî merkezli tartışmaları takip edip katılımda bulunması, O’nun çok yönlü, katılımcı aktif bir hayat içindeki toplumsallığını gösterir.
Ayrıca Meclis-i Meşayıh’ta görevli olarak bulunması, gazetelerde yazı yazması, Cemiyet-i Sufiye’de konferanslar vermesi,30 Türk Muhibleri Derneği adı altında Irak’ta Türk lobisi oluşturması, en üst düzey yöneticilere maneviyat açılımı sağlaması, nasihat ve fikirler vermesi Es’ad Efendi’nin(ks) Hz. Mevlana’nın tabiriyle, su gibi hareket halinde akışkan ve dinamik olduğunu, donuk ve atıl kalmadığını ve bu aktif sufilik anlayışıyla sürekli tazeliğini, berraklığını, koruduğunu gösterir. Rahatlıkla diyebiliriz ki, bu haliyle O, günümüz tasavvuf yapılanmasının da sosyal yelpazede aktif olması gerektiğine dair ideal bir örnek teşkil eder.
Netice itibariyle, Kelâmî Dergâh’nın kapısından bu seviyede birikimli ve donanımlı insanların girdiği dikkate alındığında, Es’ad Efendi’nin(ks) çevresinde teşekkül eden sosyal yapılanma piramidinin, seviyeli ve kaliteli olduğunu söyleyebiliriz. Şu da unutulmamalı ki, her mürid zamanla şeyhinin rengini alır31 ve bu yüzden müridler şeyhin kalitesini yansıtan aynalar gibidir. Osmanlı’nın son döneminde tarikatlar ve faaliyetleri ile ilgili olarak yapılan düzenlemelerde bizzat yer alan Es’ad Efendi(ks) sosyo-aktif tasavvuf anlayışını, başkanlığını yaptığı Meclis-i Meşâyıh Nizamnamesine de yansıtmıştır.32
Dipnotlar: 1) Bkz.: Ragıb el-İsfehanî, Müfredât, çev.: Yusuf Türker, İstanbul 2007, s. 150; İbn Manzur, Lisânu’l-Arab, Bulak 1299-1308; Gürbüz Deniz, Anlam ve Varlık Boyutuyla İnsan, DİB Yayınları, Ankara 2015, s. 14. 2) Herbert Blumer, “Sociological İmplications of the Thought of Gerorge Herbert Mead”, The American Journal of Sociology, Sayı: 71, 1966/Mart, s. 535; Ayr. Bkz.: Margaret M. Poloma, Çağdaş Sosyoloji Kuramları, çev.: Huriye Erbaş, Gündopan Yay., Ankara ts., s. 221. 3) Recep Şentürk, İslam Dünyasında Modernleşme Ve Toplum Bilim, İz Yayıncılık, İstanbul 2006, s. 11. 4) Mustafa Kara, Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yaınları, İstanbul 1980, s. 327. 5) Mehmet Akif Köseoğlu, İstanbul’un Yüz Tekkesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür AŞ Yayınları, İstanbul 2016, s. 202-203.. 6) Vahit Göktaş, Muhammed Es’ad-ı Erbilî (ks), İlahiyat Yay., Ankara 2016, s. 68. 7) Bkz. Ethem Cebecioğlu, Muhammed Es’ad-ı Erbilî (ks), Allah Dostları -7, 8 ve 9. Ciltler, Kalem Yayınları, Ankara 2014-2016. 8) Ethem Cebecioğlu, İmam Rabbanî Hareketi ve Tesirleri, Erkam Yayınları, İstanbul 1419/1999, s. 130-171. 9) Bkz.: Enver Ziya Karal, “Mehmed V” İA, c. 7, s. 557-562. 10) Ethem Cebecioğlu, Allah Dostları, c. 7, s. 40, 72, 99; c. 8, s. 21, 138; Vahit Göktaş, Muhammed Es’ad-ı Erbilî, İlahiyat Yay., Ankara 2016, s. 68. 11) Vahit Göktaş, Muhammed Es’ad-ı Erbilî, İlahiyat Yay., Ankara 2016, s. 51. 12) Ethem Cebecioğlu, Allah Dostları, c. 5, s. 16, 18; c. 7, s. 82, 85, 86.. 13) Salih Münir Paşa, Geçmiş Zamanlar, haz.: Ali Birinci, Selma Günaydın, TTK, Ankara 2007, s. XI-XIII. 14) Ethem Cebecioğlu, Allah Dostları, c. 7, s. 40. 15) Salih Münir Paşa, age, s. XI-XIII. 16) Bkz.: İbrahim Alaaddin Gövsa, Türk Meşhurları Ansiklopedisi, İstanbul 1945-1946. 17) Mahmud Muhtar, Maziye Bir Nazar, Berlin Antlaşmasından Harb-i Umumiye Kadar Avrupa ve Türkiye-Almanya Münasebetleri, yay. ve neşr.: Erol Kılınç, Ötüken Yay., İstanbul 1999, s. 9-17. 18) Carl Vett, Dervişler Arasında İki Hafta, çev.: Ethem Cebecioğlu, Kaknüs Yay. İstanbul 2004, s. 235-236. 19) Hayatı için bkz.: Ayfer Özçelik, “Çakmak Fevzi”, DİA, c. 8, s. 190-192; Süleyman Külçe, Mareşal Fevzi Çakmak, İstanbul 1953; Sinan Omur, Büyük Mareşal Fevzi Çakmak, İstanbul 1962. 20) Ethem Cebecioğlu, Allah Dostları, c. 7, s. 43, 81; c. 8, s. 79. 21) Ethem Cebecioğlu, Allah Dostları, c. 7, s. 44. 22) Bkz.: Orhan Karahanoğulları, Birinci Meclisin Men-i Müskirat Kanunu, Phoenix Yayınları, İstanbul 2008. 23) Es’ad-ı Erbilî, Mektubat, mektup no: 107; Ethem Cebecioğlu, Allah Dostları, c. 8, s. 209. 24) Ethem Cebecioğlu, Allah Dostları, c. 9, s. 72, 74. 25) Carl Vett, Dervişler Arasında, s. 184. 26) Carl Vett, Dervişler Arasında, s. 184. 27) Bkz.: Hazim Ebu Bekir Tepeyran, Belgelerle Kurtuluş Savaşı, Gurer Yayınları.  28) Ethem Cebecioğlu, Allah Dostları, c. 7, s. 90; c. 9, s. 67. 29) Vehbi Vakkasoğlu, Osmanlı’dan Cumhuriyete İslam Alimleri, İstanbul 1987, s. 73; Eyüp Öz, Menemen Olayı ve Türkiye’de Mehdîcilik, (Master Tezi-Paris), 47 Numara Yayıncılık, İstanbul 2007, s. 188. 30) Vahit Göktaş, Muhammed Es’ad-ı Erbilî, İlahiyat Yay., Ankara 2016, s. 64-65. 31) Muhammed b. Abdullah el-Hanî, Âdâb (el-Behcetü’s-Seniyye), çev.: Ali Hüsrevoğlu, Erkam Yay., İstanbul 2001, s. 190. 32) Mustafa Kara, Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yaınları, İstanbul 1980, s. 389-423.

 

Yorum Yazın

Facebook