Kişiliğin Korunmasında ve Tekâmülünde Helal Lokma Hassasiyeti

0
Sayı: Şubat 2020
Kişiliğin Korunmasında ve Tekâmülünde Helal Lokma Hassasiyeti

Beşeriyetin babası Âdem -aleyhisselam-ın ilk imtihanı yemek üzerinde olmuştur. Rabbimiz ona yaratılışının başlangıcında hangi şeyleri yiyebileceğini ve neyi yememesi gerektiğini şöylece beyan etmiştir:
 ““Ey Âdem! Sen ve zevcen Cennete yerleşin; Dilediğiniz yerden istediğiniz şekilde yiyin (için). Ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zâlimlerden olursunuz.”” (A’râf; 19)
Helâlin sınırı çok geniş ve haramın çerçevesi son derece dar olmasına rağmen insanda -iç ve dış saiklerle- yasaklanana karşı bir istek uyanıyor. İmtihan da tam burada başlıyor. Şeytan-insan ilişkisinde insana dair en zayıf halkalardan birisi ve belki de birincisi, bir şeyler olma ve varlığını pekiştirme ve ebedileştirme adına “yeme şehveti”ne yenik düşmesi oluyor. Daha büyük kazanma adına kaybetmelerin temelinde de hep bu yatıyor. Zira iç ve dış telkinlerle oluşan arzular anaforunda kişi, ilâhî emri unutuyor, onca helal arasından gidip haram lokmayla buluşuyor. Fakat sonuç çok acı oluyor. Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamızın ifadesiyle “Haramları bedenimize katmanın bedeli, ayıplarımızın ortaya dökülmesi oluyor. Rahmân’ın katındaki saygınlığımızı kaybedip ahsen–i takvîmden esfel–i safilîne düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Dolayısıyla hem bu dünyada hem de öte dünyada insanın safiyet ve erdemini ölçen temel kıstaslardan biri helal-haram karşısındaki duyarlılığıdır, tavrıdır. Burada asıl büyük başarı, sınırsız üretim, çılgınca tüketim değil; Allah’ın koyduğu helal-haram sınırlarını hakkıyla muhafaza edebilmektir.”1
Rabbimiz hiçbir kıssayı sadece kıssa olsun için anlatmaz. Her bir kıssada insanlık için nice ibretler, hikmetler ve işaretler söz konusudur. Babamız Âdem -aleyhisselâm- hakkında anlatılan bu kıssada da tüm beşeriyet için nice hakikatlere pencereler açılmaktadır. Demek ki vücuda giren her bir haram lokma, gizlemek isteyeceğimiz nice ayıpların ortaya çıkmasının sebebi olabilmekte, şahsiyetimizi güzelleştiren Cennet libasını lime lime edip bizi korunmasız ve utanılacak bir halde bırakmakta ve nihayet mahcubiyet içinde kıvrandırmaktadır.

...

 

 

Yazının Devamını Altınoluk Dergisinden Okuyabilirsiniz.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook