Sonbahar Kış Hayat Seferleri

0
Sayı: Ekim 2010

Sonbaharın ortasındayız. Yavaş yavaş kışa yaklaşıyoruz. Havalar gün be gün soğuyor. Günler kısalıp geceler uzamaya başlıyor. Sıcağı sevenler sonbaharın bazen saatlik olabilen sıcaklarının ardında koşadursun, diğerleri ortaladığımız mevsimin ardından gelecek kışa şimdiden kendilerini hazırlamaya başlıyorlar. Vücud saatlerini yeniden ayarlayıp, günlük/haftalık programlarını yeniden düzenliyorlar. Biliyorlar ki artık, yazda olduğu gibi günün çoğu açık havada geçemez. Erken kararan hava zaten dışarının bütün cazibesini de öldürüyor. Dolayısıyla makul olan işin ardından dışarıda çok vakit kaybetmeyip, şifayı kapmadan insanın kendini eve atmasıdır. Peki evde ne yapacağız?

Yazın işin ardından bahçeye çıkıyor, pikniğe gidiyor, yürüyüş yapıyor, geziyor, bir şekilde geç gelen akşamla eve dönüp biraz oturup istirahate çekiliyorduk. Ama şimdi ve şimdiden sonra bir mevsim daha böyle olmayacak ve biz iş haricindeki vaktimizi evimizde geçireceğiz. Ne yapacağız peki o uzun gecelerde? Muhakkak televizyonda güzel filmler bulabilir ya da sevdiğimiz dizinin bütün bölümlerini 32 kısım tekmili birden tekrar seyredebiliriz. Başka neler yapabiliriz? Misafirlikleri sıklaştırır, gittiğimiz evlerde uzun uzun memleket meseleleri konuşabiliriz. Ya da uyku saatlerimizi artırır, erken yatıp her zamanki saatimizde uyanabiliriz. Ancak bütün bunların bizim hayatımıza ve kişiliğimize katkısını gözden geçirmek zorundayız.

Televizyon başında saatler geçirmek, dizi karakterlerini aile üyelerinden daha fazla tanımak ve takip etmek ya da ev sohbetlerinde ülkeler kurtarmak konularından herkes şikayetçi.

Ben bu sefer mevcudu eleştirmek yerine bir alternatif teklifinde bulunmak istiyorum.

Geliniz bu sonbahar ve kış mevsimlerinde şimdiye kadarki alışkanlıklarımızın biraz dışına çıkalım ve seyretmeye ya da konuşmaya ayırdığımız zamanı azaltıp okumaya ayırdığımız zamanı artıralım. Evimizdeki kitaplığımızın rafında yıllardır ilgimizi bekleyen, sayfaları hiç ya da yıllardır açılmamış kitaplara verelim kendimizi geçen yılların özrü ve telafisi olsun için. Bilgilerimizi tazeleyelim ya da artıralım. Dünyaya, hayata, insanlara ve en önemlisi kendimize bakışımızı okuyarak tekrar gözden geçirelim. Gitmediğimiz, gidemediğimiz coğrafyaları kitaplarla adım adım gezelim. Bilmediğimiz kültürleri öğrenelim. Tanımadığımız insanları tanıyalım. Hayata dair referanslarımızı zenginleştirelim. Göreceksiniz yeni bir dünyaya adım atacaksınız; ufkunuz genişleyecek, bakış açınız berraklaşacak, düşünceleriniz farklılaşacak. Siz geçen kıştan, önceki kıştan ve okumayıp seyrettiğiniz bütün kışlardan farklı olacaksınız. Bahara ve yaza yepyeni, dopdolu bir insan olarak gireceksiniz. Evinizden dünyaya, oradan da kendinize ulaşacaksınız ve kendinize ulaştığınızda da yolculuğun ve vardığınız menzilin keyfiyle yeni yolculuklara çıkmak için yeni kitaplar okumaya can atacaksınız.

Uzun lafın kısası, sonbahar kış hayat seferleri başladı efendim.

İyi yolculuklar dilerim.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook