ÖLÜM VAR DOSTLAR

0

Gece geç saatlere kadar devam eden bir çalışmanın ardından henüz birkaç saat uyumuştum ki sabahın erken saatlerinde bir dostumun telefonuyla uyandım. “Babamı kaybettim Mehmet. Lütfen hastaneye gelir misin?” diyordu dostum. Alelacele hazırlanıp hastaneye gittiğimde gözleri kan çanağı karşıladı dostum beni. Sarıldık, ağladı göğsümde. Bir şeyler söylemek istedim ama dilim lal olmuştu sanki veya ben ne söylersem söyleyeyim boş olacağını düşünüyordum. Ölüm en büyük sözü söylemiş ve hepimizi susturmuştu.

Ertesi gün cenaze namazı için toplandık camide. Dostum bitkin ve halsiz. Belli ki gece uyumamış. Namazı kılıyoruz, ardından dostum diğer cemaatle beraber yükleniyor babasını son yolculuğuna götürmek için. Mezarlığa gidiyoruz, mevtayı mezarına koyuyorlar ve sonra dostum diğer insanlarla beraber babasının üzerine toprak atıyor, babasını gömüyor. İnsan ağlasa da, kalbi parçalansa, aklı iflas etse de dünyanın kanunu bu; bir hayat yaşıyorsunuz iyi ya da kötü ve sonunda en sevdikleriniz sizi götürüyor bu dünyadan ve üzerinize toprağı da en sevdikleriniz atıyor.

Akşam taziye için cenaze evindeyiz. Dostum biraz daha rahatlamış görünüyor. Kur’an okunuyor, dua ediliyor, sonrasında dostum bir ara; “Dün çok düşündüm de, insan dünyadan sonra bir hayat olduğunu bilmese aklını kaçırır herhalde. Düşünsenize ölümden sonra hayatın varlığına dair inancınız olmasa insanın öldükten sonra toprağın altında böcekler tarafından yeneceğine ve böylece yok olacağına inanmanız gerekir ki hem kendiniz için hem de sevdikleriniz için böyle bir son düşünmek korkunç bir şey. Hem sonra yine inanmazsanız ölümden sonra hayata, sevdiklerinizden ebediyen ayrılmış oluyorsunuz. Hâlbuki inancınız varsa tekrar buluşacağınızı hem de daha uzun bir hayatta buluşacağınızı biliyorsunuz ve ölüm karşısında en büyük teselli de bu” dedi.

Ertesi gün konuşuyoruz dostumla. Dedesine çok düşkün 10 yaşındaki oğlunu nasıl teselli edeceğini düşünürken oğlu “Babacığım şimdi ben sevinmeli miyim, üzülmeli miyim? Dedem Allah’ın yanına gitti, bu beni sevindiriyor ama bizi terk etti bu da beni üzüyor” demiş. Dostum rahatlamış, oğlum da inanıyor ve kendini teselli edebiliyor diye düşünmüş.

Bu son bir kaç günüm anlattığım gibi ölümün merkezde olduğu bir hafta oldu ve ben sizide zihnimde yankılanan bir hakikati paylaşayım istedim: ölüm var dostlar. Bunu hep bilelim ve hiç unutmadan her günümüzü buna göre yaşayalım. Düşünelim ki bugün öleceğimizi bilsek eşimize, çocuğumuza, komşumuza, dostumuza böyle mi davranırız?

Unutmayalım aman; ölüm var dostlar…

Yorum Yazın

Facebook