SABIR GÜÇ KATAR

0

Allah Teâlâ’nın önümüze örnek olarak koyduğu peygamberler bizim gibi etten ve kemikten yaratılmışlardı. Allah’ın selamı onlara olsun, bizimle aynı dünyayı paylaştılar. Bizim insan olarak ihtiyacımız ne ise onu ihtiyaç olarak buldular önlerinde. Bizim sorun dediğimiz şeyler büyük oranda onların da sorunuydu. Pek çok kere bizim listemizde olmayan ağır sorunlarla da karşılaştılar. Eşleri oldu, onlarla yaşadılar. Çocukları oldu, onlardan dertler buldular. Toplumun içine girdiler, toplumları umumiyetle onları dışladı, sürdü ve ezmek istedi. Bedava bir hayatları olmadı, fakirlik çekeni oldu, hastalığa yakalananı oldu. Onlar da çalışmak ve geçinmek durumunda oldu. Sayılı günleri fani bir dünyada yaşadılar. Onların bizimle ne bedenlerinde ne de yaşadıkları hayatlarında bir farkları yoktu. Evet, Allah’ın nübüvvet mührünü taşıyor olmaları aşılamaz bir farktı. O mühür onların temsil ettikleri makamı yansıtıyordu. O makam da onları aşılamaz farklı makamlara götürmüştü. O mühre rağmen de insan olarak iki elleri, iki ayakları ve bizimle aynı olan bedenleri vardı. Bu noktada bir fark yoktu.

Fark olarak öne çıkarılabilecek en önemli yönleri bizimle oranlanamayacak kadar yoğun çalışmaları idi. Birkaç insan kadar dayanıklı, birkaç insan kadar iş gören kimlikler sergilediler. Aynı günler ve geceler içinde daha çok iş yaptılar, daha yoğun bir hayat yaşadılar. Kendileri için yaşadıklarından daha fazlasını diğer insanlar için yaşadılar. Düşmanları da daha fazla oldu.

Her şeye rağmen dayandılar. Yıldıklarına ve usandıklarına dair bir iz bırakmadılar. Rableri ile dertleştiler, şikâyetlerini Rablerine arz ettiler ama insanlara el açmadılar. Oturup insanlardan medet ummadılar. Aç iseler de tok gibi davrandılar. Muhtaç iken de vermeyi tercih ettiler.

Aynı hayatı, aynı dünyada ve aynı bedenlerle yaşadığımız bu örnek insanlar bizim aradığımız bir sırrın sahibi oldukları için güçlü yaşadılar, yılmadılar. O sır sabırdan başkası değildir. Peygamberler aleyhimusselam tam anlamı ile sabırla donanmışlardı. Sabrı silah olarak kullandıkları için de evlerindeki sıkıntıları ve insanların onlara çektirdikleri yılmalarına neden olamadı. Dünyanın sabır geçidi olduğunu bildiler ve sabırla yollarına devam ettiler.

Dün onlar için böyle idi, bugün de bütün müminler için böyledir. Ancak sabredenler kazanacak. Ancak sabredenler bu fani alemin tuzaklarına kapılmadan Rablerine kavuşacaklar. Evlerinde sabredebilenler, ebeveynlerini ve çocuklarını idare edebilenler, toplumun bütün hırçınlıklarına rağmen sabrı silah olarak kullanabilenler kazanacaklar. Allah’ı ve rızasını kazanacaklar. Dünyada yorulup cennetlerde dinlenecekler biiznillah.

Herkes kendine bir sabır tablosu yapmalıdır. Nerelerde sorun yaşıyorsa, kimlerle sıkıntısı varsa, ayağının veya dilinin kaymasından korktuğu alanlar neler ise oraları sabır için uygun zeminler olarak bilecek ve sabrını donanacak. Ayetlerden, hadislerden sabrı öğrenecek ve kazanacak Allah’ın izni ile.

Sabır kaybedilirse kayıplar bir zincire dönüşür. Kazanılması istenen çok şey kaybedilebilir.

Yorum Yazın

Facebook