Fatih Emin-Ezher denildiğinde sizce Dünya ne anlıyor.
Ali Cadil-Ezher mazide kalan bin yılı aşkın bir süre ile tarih boyunca insanlığın hizmetinde bulunmuştur. Ezher Dünyada ilim kelimesi ile özdeş manalar taşımaktadır Asırlar boyunca İslâm ümmetinin meselelerine ışık tutucu, ilmi çalışmaları yanında tüm insanlığa İslâmın tebliğ edilmesi noktasında büyük vazifeler ifa etmiş, tarih boyunca yüzlerce büyük İslâm aliminin yetişmesini sağlamış İslâm dünyasının yüz akı olmuş bir eğitim ocağıdır.
Fatih Emin-Ezher tarih boyunca yalnızca ilmî bır fonksiyon mu icra etmiştir. Yoksa bu ilmî görevi yanında daha bir takım vazifeler de yerine getirmiş midir?
Ali Cadil Her şeyden önemlisi Ezherde okuyan bir diğer deyim ile Ezherî olan kişiler tarih boyunca insanlığa İslâm'ı tebliğ ederlerken yönetim birimlerinde aldıkları vazifeler ile Allah'ın indirdiklerinin yeryüzünde hakim kılınması için uğraş vermişler ve ondan da ötesi Allah'ın düşmanlarına karşı kıyamî vazifelerde öncülük etmişlerdir.
Fatih Emin-Sizce alimin tarifi nedir ve alimler görevlerim yerine getirmekte midir?
Arkadaşımız Fatih Emin Ezher Şeyhi Ali Cadil Hak Ali ile görülüyor
Ali Cadil-Alim insanın tarifi, hakikati bilen kimsedir. Şüphesiz ki Kur'an ve Hadis-i şeriflerde insanlar ilme teşvik edilirlerken beraberinde İnsanın ilmi ile yaşaması arasında sıkı bir bağlantıyı görmekteyiz. İlmin yaşanmasının öncelikle topluma önder olan alimlerde başlaması gerekir. Kur'an-ı Kerim tarafından bir çok kereler hatırlatılmıştır.İlmin ve alimin azaldığı bir devirde, günümüzde problemlerinin giderek yoğunluk kazanması dünya insanlığının sonuna bir işarettir. Rasulullah Efendimizin alimlerin sayılarının azalmasını kıyamet gününe yaklaşma işareti saymasının önemini kavramalıyız
Günümüzde sayı olarak belki ilim ehli kişiler küçümsenmeyecek rakamdadır. Fakat bu ilmi yaşayan ve bildiklerim topluma yaşatmaya çalışan alimlerimiz ne yazıktır ki sayı olarak azdır ve azalmaktadır. Bundan dolayı kitle olarak alimlerin tamamının üstlerine düşen görevlerini yerine getirdiklerin iddia etmemiz gerçeği tam yansıtmaz düşüncesindeyiz. Buna rağmen bizler Allah'ın yolunda İslâmı tam manası ile anlıyarak cihad içinde bulunan gerçek alimlerimizle iftihar etmeliyiz. Fatih Emin - Ezher olarak nasıl bir eğitim politikası takip edîyorsunuz?
Ali Cadil-Ezher bünyesinde bulundurduğu 34 fakülte ve binlerce talebesiyle İslâma eğitim alanında işlerlik kazandırmanın mücadelesi içindedir. Ezherin dînî bölümleri sayılan Fıkıh, Hadis, Tefsir, Akîde Usulü Fıkıh, İslâmı kültür ve diğer kısımlarda Kur'an-ı Kerim'in tamamına yakını ezberlenirken, fen bölümleri olan mesela tıp bölümünde en az 5 cüz ezber zorunluluğu getirilmekte bunun yanında her müslümanın bilmesi gerekli Akidevî-Fıkhî bilgiler talebeye okutulmaktadır. Bizler bünyemizdeki tüm kurumlarla Ezherî olmanın gereklerini yerine getirmekteyiz.
Fatih Emin-Ezber mezunu bir çok kişinin Mısır dışında bir çalışma içinde olduğunu görmekteyiz.
Ali Cadil Yeryüzünde müslümanların bulunduğu tüm bölgelerde Ezherî olanların vazife basında bulunduğu bir gerçektir. Mısırlı olan Ezher bünyesinde 4 binden fazla kişi Ezher tarafından finanse edilerek tüm dünyada İslâm'ı tebliğe çalışmaktadır. Bugün, Dünyadaki tüm İslâmi eğitim kurumları, başta Suudi Arabistan, Kuveyt, B.Arap Emirliği, Katar, Bahreyn, Pakistan, Malezya ve Sudan da eğitim kadroları Mısırlı alimler ile doludur. Öte yanda Amerika'dan, Afrika'nın en içlerine kadar İslâm'ı tebliğ alanında bir çok alimimiz görevlidir.
Fatih Emin Sayın Ali Cadil Hak, Sizlerin Ezher olarak Afrikadaki İslâmi çalışmalara katkınız ne orandadır? Aynı bölgedeki hristiyan misyonerlerin durumu...
Ali Cadil - Bizler tüm insanlığa İslâm'ın anlatılması gerektiğine inanmaktayız. Bundan dolayıdır ki sınırları aşmanın İslâmî tebliğde gereğine inanıyorum. İslâm'ı insanlığa sunabildiğimiz takdirde gerekli şekilde kabul göreceğine de inanmaktayım ve bizzat günümüzde şahit olmaktayız. Bundan dolayı Afrika'daki İslâmi çalışmalara katılırken bu bölgeyi de aşarak Asya ve Amerika'da halen bulunan İslâm'dan habersiz kitlelere mesaj ulaştırmak mecburiyetindeyiz.
Afrika'da Hıristiyanlık çalışmaları insan aklının hayal edemeyeceği geniş İmkanlarla yapılabilirken, İslâmın tebliğinin ulaştığı tüm fertlerden olumlu bir cevap alışı, bizlere bu kitleler üzerinde yakınlaşmamız halinde iyi neticeler alacağımızı belirtmekte ve yalnızca Allah'a yöneldiğimizde başarıyı Allah'ın bize lütfedeceğini müjdelemektedir.
Falih Emin-Sizler Mısır'ı bugün nasıl görüyorsunuz?
Ali Cadil Ben meseleye İslâmî açıdan bakıyorum. Müslümanların durumu iyidir. Ama Mısır'da ülkenin bir kesimi dahi olsa Hıristiyanlık faktörü İnkar edilemez. Ülkenin uzun yıllar sömürgeci İngiliz ve Fransız işgalleri altında kalışının yan etkileri devam etmektedir. Batının tüm oyunlarını müslüman topraklarında deneyenler, Mısır'ı istedikleri çizgiye çekememişlerdir. Fakat geçmişte bilindiği gibi müslümanlara akla gelmedik zulüm uygulana gelmiştir. Ve bugün müslümanların İslâmî çizgilerini savunarak geldikleri noktadaki başarılan inkar edilemez. Bizler Mısır üleması olarak toplumun İslâmileştirilmesi için tüm gayretlerimizi ortaya koymaktayız. Ülkede bulunan mesleki kuruluşlar İslâmcıların kontrolüne birer birer girmektedir. Tıp, Hukuk, alanlarında müslümanlar bu yönde görülmemiş başarılar elde etmektedirler. .
Camilerde insanların sayısındaki artış görülmemiş boyutlara ulaşmıştır. İnsanlar arasında yakın alakanın başladığı toplumumuzda dertlerim paylaşan fertlerin varlığım, güzel günlerin habercileri olarak görmekteyiz.
Öte yandan üniversitelerde İslâmcıların hakimiyetine şahid olmaktayız. İslâmi örgütlerin çalışmalarının başarısını görmekteyiz. Üniversite ve hatta liselerde İslâmi kıyafet içinde öğrenci sayışı sürekli çoğalmaktadır.
Öğrenciler kendi uğraşları sonucunda geniş alanları mescidler haline getirmişlerdir. Hedeflerimizden olan adil eşit bir topluma ulaşmanın yolunun, geniş halk kitlelerine İslâm'ı anlatmaktan geçeceğine inanıyoruz. Bundan dolayıdır ki bizler Allah'a hamd ediyoruz, geldiğimiz nokta ilerisi için bize ümit vermektedir.
Bu, Mısır'ın bizim açımızdan sevindirici yönüdür. Maddi planda ise birçok ekonomik güçlüklerin varlığı bir gerçek, bununda başlıca sebebi İslâm'ın değişmez ölçülerinden ayrı politika sürdürülmesi sonucunda gelinen noktadır. Güzel insanlar ancak müslüman bir toplumda güzelliği yaşayabilirler. Bundan dolayı Mısır'ın bugünkü politikasının İslâmî esaslara çevrilmesi hususunda gayret etmekteyiz.
Fatih Emin-Ben bu arada hemen İslâmî kanunlara geçiş konusunu sormak istiyorum.
Ali Cadil Öncelikle İslâmî kanunların tatbik edilmesi hususunda halkın tüm kesimlerinde olumlu bir isteğin olduğunu bilmemiz lazım. İslâm kanunlarının tatbikini, geniş halk kitleleri, sürekli olarak denenen ve bütün deneyimlere rağmen başarısızlığı kesinleşen düzen karşısında tek umut olarak görmektedir.
Bu açıdan İslâmî kanunları, azınlık bir grup haricinde Mısır halkının toplu istemi olarak kabul etmekteyiz.
Fakat İslâmî kanunları isteyenler arasında metod olarak çeşitli düşünce farklılıkları söz konusudur. Bu ise normaldir.
Bizce ülkede İslâm kanunlarının tatbikinin istenmesi geri dönülmeyecek bir aşamadır. Bundan dolayıdır ki bizler parlamentonun İslâm kanunlarının yürürlüğe geçilmesini tehir eden kararını protesto ettik.
Ülkede bunca sömürgeci düzenlerin plan ve programları denendikten sonra ne yapılması beklenmektedir? Geldiler, sosyalizm ve kapitalizmi tüm çeşitleriyle topraklarımızda denediler. Ve şimdi bizler ülkenin kurtuluşunun ekonomik istiklalinin tam anlamı ile İslâm'a bağlanılması ile gerçekleşeceğini kendilerine anlatıyoruz. Geniş halk yığınları bu çağrıya olumlu cevap vermektedir. O vakit tek bir çıkış yolu vardır. O da halkın çoğunluğunun kabul ettiği bu gerçeğe yönelinmesidir. İslâm kanunlarının yürürlüğe girişi ülkede ekonomik açıdan büyük bir rahatlık meydana getirecektir. Ekonominin faizli, kapitalist düşünceden kurtulması ülkede ekonomik istiklalin ilk adımı olacaktır.
Bu halkın genel istemidir. Ülkedeki faizsiz bankalara halkın rağbeti buna en büyük delildir. Fakat bu istekler bizce ancak, Efendimizin metodu olan güzel bir ahlakın tebliği ile gerçekleşir. Bütün gelişen hadiseler bizim düşüncelerimizi teyid etmektedir. Ferdi çıkışlar ile netice alınacağına inanmıyorum. Ve ülkenin İslâm kanunlarına geçişim bir zorunluluk olarak kabul ediyorum.
Fatih Emin-Ezher olarak neler yapmak istiyorsunuz?
Ali Cadi-Öncelikle ülkenin İslâmi bir görünüş kazanması için büyük bir gayret içindeyiz. Bu aşamada günlük bir gazete ihtiyacı var. İmkansızlıklar sebebi ile bu aşamada bunu gerçekleştiremiyoruz. Fakat yaptığımız bir çağrı ile Mısır'daki tüm gazetelerden her gün birer sahifelerini İslâmi konulara ayırmalarını istedik.
Ayrıca İslâmî neşriyat alanında her gün Mısır radyo ve televizyonunda İslâm içerikli programlar düzenlemekteyiz. Yarının neslini yetiştirmek için çeşitli eğitim kurumları ile ortak hareket ediyoruz.
Ezher yalnız Mısır'ın değil tüm İslâm aleminin iftihar vesilesi bir kurumdur. Bundan dolayı düzenlediğimiz uluslararası İslâmî kongreler ile İslâmın bugüne tatbik etme yollarını araştırıyoruz
Bundan dolayıdır ki, düzenlediğimiz kongrelerde beklediğimizin üzerinde yakın bir ilgi gördük ve netice aldık.
Ayrıca azınlık müslümanlar diye tabir edilen ülkelerin müslüman çocuklarına ayırdığımız kontenjanların artırımına gittik. Afrika ve Asya'da İslâmî çalışmalara hız kazandırılabilmesi için buralara İslâm davetçileri göndermekteyiz.
Fatih Emin-Türkiye müslümanları adına teşekkür ederim.
Ali Cadil-Benüe teşekkür ederim. Türkiyeli kardeşlerimizin son yıllarda hızla İslâmî bir anlayışa doğru yönelmeleri tüm İslâm dünyasını memnun etmektedir.
Allah'dan dilerim ki, Türkiye gerçek hakiki değerine bir an önce yeniden kavuşsun. Allah'a emanet olun.