Allah Teâlâ buyuruyor:
"Ey müminler! Haram olan şeylerden nefsinizi sakınmanız için sizden evvelki geçen ümmetlere farz kılındığı gibi sizin üzerinize de oruç farz kılındı." (Bakara, 183)
Beyzavî'nin beyanı vechile Hazreti Adem'den Ümmet-i Muhammed gelinceye kadar bilcümle enbiyanın şeriatinde oruç tutmak bir ibadet-i kadîme olduğu gibi bu âyet-i celile ile de Ümmet-i Muhammed'e farz kılınmıştır.
Oruç ruhun gelişip, yetişmesi, cismâniyyetin tasallutundan kurtuluş sebebidir. Çünkü oruç insanın kuvveti şehvâniyyesini kırdığı gibi nefsin hevâ ve hevesini kırarak bütün âzâları günahdan, isyandan ictinab ile zühd-ü takvâya sebep olacağı beyan buyurulmuştur.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadisleri:
* "Ramazan ayı geldiği zaman cennetin yahut semânın kapıları açılır; cehennemin kapıları kapatılır. Şeytanlar da zincire vurulup bağlanır." (Buhârî, Müslim)
* "Kim Ramazan orucunu farz olduğuna inanarak ve sevâbını Allah'tan isteyerek gönül hoşluğu ve tam bir ihlâs ile tutarsa geçmiş küçük günahları bağışlanır." (Buhârî, Müslim)
* "Ruhum kudreti elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, oruçlunun ağzının açlıktan kokması Allah indinde misk kokusundan daha hoş ve temizdir."
Cenâb-ı Hakk şöyle buyurdu:
"Oruçlu kimse sırf benim için yemesini, şehvetini terketmiştir. Oruç benimdir ve onun sayıya gelmeyen mükâfatını ben vereceğim. Halbuki diğer ibadetlerin sevabı on misliyle ödenir. (Buhârî)
"Ramazan orucuna sabır orucu denilmiştir. Sabrın ecri ise 'Ancak sabredenlere ecirleri hesapsız ödenecektir' (Zümer, 10) âyetine göre hesapsız olarak verilecektir."
"Oruç sadece yemekten içmekten ve saireden kesilmek değildir. Kâmil ve sevâblı oruç ancak faydasız laftan, boş vakit geçirmekten kötü söylemekten, nefs-i emmârenin bütün temayüllerinden de vazgeçmektir. Şayed biri sana söver, yahud sana karşı cahilce herhangi bir harekette bulunursa kendi kendine gerçek ben oruçluyum, gerçek ben oruçluyum de, sabret!" (Hakim, Beyhaki)
* "Bazı oruçlular vardır ki, kendisine aid olanı açlıktan başkası değildir. Nice kaimler yani gece ibadet eden, teravih namazı kılan kimseler vardır ki, kıyamından kendisinin olanı uykusuzluktan başkası değildir." (Ahmed b. Hanbel)
"Kim yalan söylemeyi onunla (yani yalanla) amel ve hareket etmeyi ve cahilliği bırakmazsa onun oruç tutarak yemesini içmesini terketmesinde Allah için kabul edilecek bir hareketi yoktur."
* "Hakikat cennette Reyyan denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan yalnız oruç tutanlar girer. Onlardan başkası oradan giremez. 'Oruç tutanlar nerededir?' denilir, onlar kalkarlar oradan girerler. Onlar girince artık o kapı kapanır da kimse oradan giremez." (Ahmed b. Hanbel)
* "Oruç da, Kur'an da kula yani kendilerine devam edenlere kıyamet günü şefaat edeceklerdir. Oruç der ki: "Ey Rabbım, hakikat ben onu yani oruçluyu gündüzleri yemekten ve şehvetlerden men ettim. Onun hakkında beni şefaatçi kıl!" Kur'an da der ki: "Ey Rabbım, ben onu yani Kur'an okuyanı geceleri uykudan alıkoydum. Hakkında şefaat etmeme izin ver!" Onların bu niyazları kabul edilerek şefaat ederler." (Ahmed b. Hanbel)
* "Herşeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur" (İbni Mâce)
Zekât dış bakımından malda bir azalmadır. Fakat hakikat ve mana itibariyle berekettir, artıştır. Oruç da böyledir. Zekât lügat bakımından temizlemek manasınadır. Nasıl zekât, elde kalacak malı tasfiye ediyor, temiz yapıyorsa oruç da bünyeyi takviye ediyor sağlamlaştırıyor. Oruç Nesâî'nin, Hâkim'in Ebu Ümame radıyallahu anh' ten rivayet ettiği bir hadis-i şerife göre hiçbir benzeri bulunmayan en faydalı ve en büyük bir ibadettir.
Oruç bünyeye sıhhat verir. Nefsâni ve kötü temâyülleri kırar. Kalbe safâ bahşeder. Nihâyet mü'mini Allah'ına yaklaştırır.