Dinî Bağlılık

Dinî Bağlılık

Allahü Teala ve Tekaddes Hazretleri Tevbe süresinde:

"Erkek kadın bütün mü'minler (tevhid'de) birbirlerinin velileridirler."1 buyurmuştur. Ya'ni mü'minler tevhîd'de birleşmek suretiyle hem dünya ve hem de ahiret işlerinde birbirlerinin yardımcısıdırlar, demektir.

Şüphesiz ki, dînî bağlılık, temeli toprak olan ailevî akrabalıktan daha kuvvetlidir.

Dîn'e hizmet etmek ancak ve ancak bütün İslam alemindeki Müslümanların aynı gaye etrafında birleşip aynı duygularla ümmet-i İslamı ve Şerîatlarını her türlü tehlikeden korumak ve zafer'e ulaştırmakla mümkündür.

Hazret-i Ömer -radıyallahü anh-şöyle buyuruyor:

"Gece kaim, gündüz saim olan, malını mülkünü tasadduk eden ve harplerde kahramanca çarpışan bir kimse, eğer sevdiğini Allah için sevmiyor ve buğz ettiğine de Allah için buğz etmiyor ise, yaptıklarından hiç bir fayda göremez."

Müslümanlar kendi aralarında Allahü Teala'nın emrettiği şekilde birleşmiyor ve Allah'ın gösterdiği yolun haricinde bir yol takib ediyorlarsa, Allah muhafaza buyursun zilletin çukuruna yuvarlanmışlar demektir.

Bu takdirde dinlerinin düşmanlarına boyun eğmek onların kabzasına düşmek ve istibdadları altında yaşamak mecburiyetinde kalırlar.

Allahü Teala Hazretleri "Allah'tan korkun ve birbirinizin arasını düzeltin"2 buyuruyor. Ya'ni, Allah'tan korkun ve Allah'ın gazabını celb edecek münazaalardan, anlaşmazlıklardan sakınarak, aranızdaki hoşnutsuzlukları izale edin.

Birbirlerine muhalefet ettikleri takdirde elbette ki, aralarında anlaşmazlık ve mücadele zuhur edecek ve maksad hasıl olmayacaktır.

Keza Hak Teala Hazretleri

"...Birbirinizle nizalaşmayın! Sonra içinize korku düşerek devletiniz elden gider."3 buyurmaktadır

Allahü Teala mü'minlerin kendi aralarında niza' ve ihtilafa düşmelerini menetmekte böyle bir tehlikenin vukuunda şu iki neticenin zuhur edeceğini bildirmektedir:

1- Bu halin başarısızlık, zaif, soğukluk ve korku husüle getirmesi,

2- Bu yüzden kuvvet ve azametin, şevket ve salabet'in elden gitmesi.

Şu halde, ancak kalbler ve gayeler birleştiği zaman nusret ve selamet'e ulaşılır, dilekler kemaliyle tahakkuk eder.

İşte bunun içindir ki, Hak Teala Hazretleri insanların günde beş defa mescidlerde bir araya gelmelerini ve haftada bir defa cami'de toplanmalarım, senede iki defa bayram münasebeti ile bir mekanda cem' olmalarını ve ömürlerinde bir defa da Hac vesilesiyle bütün beldelerden gelip Beytullah'ın etrafında birleşip Arafatta hep birlikte vakfeye durmalarını emretmiştir.

Hak Teala Hazretleri mahlükatını nezih Şerîat-i Muhammediyye'ye tabi' olmak Onun kanunlarını ve dîn kardeşliğinin ihtiva ettiği hakikatleri korumak, söz ve kalb birliği ile Muhammed Ümmetinin bütün ferdlerinin haklarını emniyet altına almak suretiyle kendisinin bilinmesi, ubüdiyyetin tahakkuku ve Rubübiyet haklarının yerine getirilmesi için yaratmıştır.

Peygamberimiz -sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz bir Hadîs-i Şerîflerinde:

"Birbirinize hased etmeyin, birbirinizi helak'e sürüklemeyin, birbirinize buğz etmeyin, kardeşçe Allah'a kul olun!" buyurmuştur.

Bedevî bir Arab:

- Ya Rasülullah! Kıyamet ne zaman kopacak? diye sormuştu.

Rasül-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem bedevîye:

- Ahiret için ne hazırladın? diye sormuştu.

Enes -radıyallahü anh- rivayetinde bedevî:

- Ya Resûlallah! Benim Allah'a ve Onun Peygamberine muhabbetten başka Ahiret için bir hazırlığım yoktur, diye cevab vermesi üzerine;

Rasül-i Ekrem sallallahu teala aleyhi ve sellem bedevîye:

- Sen sevdiğin kimse ile berabersin! buyurmuştur.

Enes -radıyallahü anh- der ki:

- Biz de Ya Rasülellah! Ahirette sevdiğimiz ile beraber miyiz? diye sorduk.

Rasül-i Ekrem -sallallahu teala aleyhi ve sellem-:

- Evet berabersiniz! diye tasdîk buyurdu. Biz de böylece bir cevaptan pek ziyade bir ferah ve sevinç duyduk.

Ey mü'min! Kalbinde ki muhabbetini yokla da, halini tefekkür et, muhabbetin neye galiptir.


Dipnotlar: 1- Tevbe suresi: 71 2- Enfal suresi: 1 3-Enfal suresi: 46