Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri buyurur ki:
"Mü 'minler, mü 'minlerin gayrı kafirleri dost ittihaz etmesinler! ve bir kimse mü'min'in gayri kafiri dost ittihaz ederse o kimse Allah'ın dostluğundan bir şey üzre değildir."( Al-i İmran; 28)
Ya'ni Hak Teala'nın velayetinden (dostluğundan) tamamiyle münselihtir. (sıyrılıp çıkmıştır) Çünkü muvalat (dostluk) ile müadat (düşmanlık) bir şeyde cem' olmaz. (Toplanmaz).
Her kim ki Hak Sübhanehü ve Teala Hazretlerinin muhabbeti da'vası üzerindedir. Fakat onun a'dasından teberrî (yüz çevirme) eylememiştir, o kimse da'vasında kazibtir.
"Ey mü'minler!. Eğer babalarınız ve kardeşleriniz küfrü, îman üzerine tercih ve ihtiyar ederlerse, onları dost ittihaz etmeyin. Eğer sizden bir kimse onları dost ittihaz öderse, işte o dost ittihaz eden kimseler zalimlerdir." (Tevbe; 23)
Zira kafirlere mukarenetle nefislerine zulm etmişlerdir. Çünkü yakîn olan kimselere onların küfür ve dalaleti sirayet eder. Ve bilhassa akrabanın akrabaya te'siri daha ziyade olur.
Fahr-i Razı ve Hazinin beyanları vech ile bu Ayet-i celileden maksad, mü'minleri kafirlerden ve münafıklardan hiç bir ferd ile dostluk etmekten nehy'dir. Yani, "hiç bir mü"min hiç bir kafiri ciddiyetle dost ittihaz etmesin. Velev ki o kafir mü'minin anası, babası ve biraderleri gibi yakın akrabasından olsa bile demektir.
"Ey mü'minler! Kendi karde?leriniz olan mü'minlerin dünunda kafirleri dost ittihaz etmeyin! Kafirleri dost ittihaz etmekle Allahu Teala için aleyhinize açık ve zahir beyyine, hüccet kılmak mı murad edersiniz? Ve bu sebeple nefsinizi nar'a müstahak kılmak mı istersiniz?" (Nisa; 144)
"Ey mü'minler! Kendi emsaliniz mü'minlerin gayri kafirleri dost ittihaz etmeyin! Zira kafirler sizden zarar ve fesad verecek şey'i men'etmezter." (Al-i İmran; 118)
"Münafıklar şu kimselerdir ki, onlar kafirleri mü'minlerin dünunda dost ittihaz ederler. Kafirler indinde ululukta izzet ve nusratımı talep ederler? Eğer böyle i'tikad ederlerse i'tikadları fasittir. Zira izzeî-i hakikiyye ve kuvvet-i astiyye ve galebe-i ma'neviyyenin cümlesi Altahü Teala'ya mahsustur." (Nisa; 139)
"Siz zalimlere meyl etmeyin ki, vücudunuza ateş yapışmasın. Halbuki Allah'tan gayri sizin dostunuz yoktur. Binaenaleyh, zalimlere meylettikten sonra hiç kimse tarafından yardım olunmazsınız." (Hüd; 113)
Zulüm, bütün dinlerde haramdır. Zira insanların nazarında, makbul ve alemin intizamına hadim olan adaletin zıddı zulüm olduğu cihetle alemin harabatine; milletlerin inkırazına da zulüm sebep olduğundan zulm etmek şöyle dursun, Cenab-ı Hak azze ve Celle Hazretleri zulm edenlere meyl etmekten dahî nehy buyurmuştur.
"Ey iman edenler' Eğer küfür ve inkar edenlere itaat ederseniz sizi ökçelerinizin üstünde (gerisin geri küfre) çevirirler de (dünyada ve ahirette) büyük zarara uğrayanların haline dönersiniz. Hayır! Sizin Mevlanız, yardımcınız Aliahü Teala'dır. Halbuki Allahü Teala yardım edicilerin hayırlısıdır"(AI-i imran; 149-150)
Binaenaleyh, bütün işlerinizde ve bilhassa muztar olduğunuz zamanlarda Allahü teala'dan yardım talep edin. Zira düşmanların şerrini sizden def edecek O'dur. Ondan gayrı bir mevla yoktur.
İtaat ile murad, onlarla müşaveredir. Vesair hususatta emirlerine itaattir.
Ayetteki hüsran, dünyada;
kafirlere itaat ve tezellül ve düşmana arz-ı ihtiyaç etmek gibi şeylerdir. Düşman'a boyun eğmek, enva-ı zilleti cami'dir, Ahirette ise; cehennem'e girmek ve cennetten mahrum olmaktır.
Sure-i Mücadele de şöyle buyurulmu?îur:
"Ya Ekreme'r-rusül! Sen Cenab-ı
Allah'a ve Yevm-i Ahiret'e iman eden mü'minleri Allah'a ve Rasülullah'a muhalefet eden kimselere muhabbet eder bir kavm olarak bulmazsın. Velev ki o muhalefet edenler mü'minlerin babaları veya evlatları ve biraderleri veyahut kavm ü kabileleri olsa da yine muhabbet etmezler. İşte şu Allah'ın düşmanlarına muhabbet etmeyen mü'minlerin kalplerine iman yazıldı. Allahü Teala ehl-i imanı kendi indinden nür'i kalble, nür-i basiretle takviye buyurdu. Allahü teala o mü'minleri, altından nehirler akan Cennetlere İdhal eder. Onlar ebedî Cennette kalıcı oldukları halde onlardan razı ve onlar da Aliahü Teala'dan razı olurlar. İşte şu kafirlere muhabbeti terk eden mü'minler Allah'ın sevgili kulları ve cemaatidir. Agah olun ve uyanık bulunun ki ey mü'minler! Allah'ın dostları ve cemaati ancak felah buluculardır ve felah bulmak ancak mü'minlere mahsustur." (Mücadele; 22)