Mü'minler, mü'minlerin gayrı kafirleri dost ittihaz etmesinler! ve eğer bir kimse mü'min'in gayri kafiri dost ittihaz ederse o kimse Allah'ın dostluğundan bir şey üzre değildir." (Al-i İmran: 28)
"Münafıklar şu kimselerdir ki, onlar kafirleri mü'minlerin dünunda dost ittihaz ederler. Kafirler indinde ululukla izzet ve nusratı mı talep ederler? Eğer böyle i'tikad ederlerse i'tikadları fasittir. Zira izzet-i hakîkiyye ve kuvuet-i asliyye ve galebe-i ma'neviyyenin cümlesi Allahü Teala'ya mahsustur. (Nisa:139)
"Ey mü'minler! Kendi emsaliniz mü'minlerin gayri kafirleri dost ittihaz etmeyin! Zira kafirler sizden zarar ve fesad verecek şeyi menetmezler." (Ali İmran: 118)
"Ey mü'minler! Yehud ve Nasara'yı dost ittihaz etmeyin! Zira onların bazısı bazısının dostudur. Ve eğer sizden bir kimse onları dost ittihaz ederse o kimse onların zümresinden ve Allah'ın sevmediği kullarından olur. Zira Allahü Teala zalim olan kavmi doğru yola isal etmez." (Maide: 51)
"Ey iman. edenler! Eğer küfür ve inkar edenlere itaat ederseniz sizi ökçelerinizin üstünde (gerisin geri küfre) çevirirler de (dünyada ve ahirette) büyük zarara uğrayanların haline dönersiniz. Hayır!... Sizin Mevlanız, yardımcınız Allahü Teala'dır. Halbuki Allahü Teala yardım edicilerin hayırlısıdır" (Ali İmran: 149-150)
"Ey mü'minler! Eğer kafirlere itaat eder sözlerini, dinlerseniz onlar sizi izinizin üzerine, eski din-i batıl'a döndürürler. Siz de zarar ve ziyan edici olduğunuz halde dönersiniz. Şu halde sözlerine bakmayın ki zarar görmeyesiniz."
Binaenaleyh, bütün işlerinizde ve bilhassa muztar olduğumuz zamanlarda Allahü Teala'dan yardım talep edin. Zira düşmanların şerrini sizden defedecek O'dur. O'ndan gayrı bir Mevla yoktur.
İtaat ile murad, onlarla müşaveredir. Ve sair husüsatda emirlerine itaattir.
Ayetteki hüsran, dünya ve ahirete şamildir. Dünyada hüsran; kafirlere itaat ve tezellül ve düşmana arz-ı ihtiyaç etmek gibi şeylerdir. Düşmana boyun eğmek, enva-ı zilleti cami'dir. Ahirette hüsran; cehenneme girmek ve cennetten mahrum olmaktır.
"Siz zalimlere meyil etmeyin ki vücudunuza ateş yapışmasın. Halbuki Allah'tan gayri sizin dostunuz yoktur. Binaenaleyh zalimlere meyil ettikten sonra hiç kimse tarafından yardım olunmazsınız" (Hud Suresi: 113)
Fahr-i Razi, Hazin ve Kadî'nin beyanları veçhile:
Rukun azıcık meyil ile kalbinde muhabbet etmek manasınadır. Veyahut onların zulümlerine rıza göstermektir. Buna nazaran mana-yı nazm:
"Zalimlere kalbinizle muhabbet eder ve zalimane işlerine rıza gösterirseniz cehennem ateşi sizi yakar. Şu halde, onlara muhabbet etmeyin ki ateş sizi yakmasın. Eğer yakarsa sizi kurtaracak Allah'tan gayri bir dostunuz olmadığı gibi bir kimseden de yardım görmezsiniz" demektir. Veyahut onlara müdahale edip zalimane emirlerine itaat etmeyin demektir.
Zulüm bütün dinlerde haramdır. Zira cümle insanların nazarında makbul ve alemin intizamına hadim olan adaletin zıddı zulüm olduğu cihetle alemin harabiyetine ve milletin inkırazına sebep olduğundan Cenab-ı Hak zulmetmek şöyle dursun zulmedenlere meyil etmekten dahi nehiy buyurmuştur.
Hulasa; zalimlere velev azıcık olsun bir meyil ile meyil etmek ve onlara iltifat etmek caiz olmadığı ve eğer azıcık bir meyil ile meyil edilirse o meylin cehennem ateşine sebep olacağı ve meyilden hasıl olacak azabdan Allah'tan gayrı kurtaracak bir dost bulunmayacağı ve meylettikten sonra meyledenlerin bir kimse tarafından yardım olunmayacaklar ve yardım olunmaları pek uzak olduğu beyan edilmektedir.
"Ey mü'minler! Babalarınızı ve kardeşlerinizi eğer onlar küfrü, iman üzerine tercih ve ihtiyar ederlerse dost ittihaz etmeyin. Eğer sizden bir kimse onları dost ittihaz ederse işte o dost ittihaz eden kimseler zalimlerdir." (Tevbe: 23)
Zira kafirlere mukarenetle nefislerine zulmetmişlerdir. Çünkü yakîn olan kimselere onların küfr-ü dalali sirayet eder ve bilhassa akrabanın akrabaya te'siri daha ziyade olur. Şu halde kafirlerden uzak olmalı ki onların şerrinden mahfuz olmalı.
İttihaz: Edinme, kabul etme. İsal:Ulaştırma, vardırma. Tezellül: Alçalma, küçülme. Müdahane: Dalkavukluk. Mukarenet: Yaklaşma, uygunluk Dalal: Doğru yoldan sapma.