• Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın Gana’daki faaliyetleri ne zaman ve nasıl başladı? Ramazan Arıtürk: 2010 yılında Aziz Mahmud Hüdayi Vakfımızı temsilen Gana’ya giden Seyfullah Ersoy Bey, Ganalı Abdul Nasiru Deen Bey ile tanışır. Türkiye’de eczacılık fakültesinden mezun olmuş olan ve Müslümanlar arasında iyi bir hatip olarak tanınan Nasiru Deen Bey öğrencilik yıllarında takip ettiği Genç Dergisi vesilesi ile Hüdayi Vakfımızı yakından tanımaktadır.
GANA HUDAI Mütevelli Heyeti Başkanı Ramazan Arıtürk ile
Gana’da Müslümanlara Yakışır Bir Külliye
• Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın Gana’daki faaliyetleri ne zaman ve nasıl başladı?
Ramazan Arıtürk: 2010 yılında Aziz Mahmud Hüdayi Vakfımızı temsilen Gana’ya giden Seyfullah Ersoy Bey, Ganalı Abdul Nasiru Deen Bey ile tanışır. Türkiye’de eczacılık fakültesinden mezun olmuş olan ve Müslümanlar arasında iyi bir hatip olarak tanınan Nasiru Deen Bey öğrencilik yıllarında takip ettiği Genç Dergisi vesilesi ile Hüdayi Vakfımızı yakından tanımaktadır. Bu iki ismin gayreti ile 2010 yılında Human Development Asssociation International (Uluslararası İnsani Gelişim Derneği) kurulur.
• Gana Milli Camii (Akra Furkan Camii) ve Külliyesi fikri nasıl ortaya çıktı?
R. Arıtürk: Gana ülke mütevellisi 2012 yılında gerçekleştirdikleri bir ziyaret esnasında, vakıf için arazi arayışı içerisindeyken, başkent Akra’nın çok merkezi noktasında, içerisinde dikili bazı kolonların olduğu (yarım kalmış bir inşaat) bir arsaya denk gelirler. Arsanın durumunu araştırdıklarında muazzam bir hikâye ile karşılaşırlar.
‘1995 yılında, başkent Akra’nın baş imamı Osman Nuhu Shrabutu, Müslümanların büyük bir kabulü ve devletin de desteği ile Gana baş müftüsü olarak seçilir (kendisi halen baş müftüdür ve 100 yaşındadır). Bu arazide o tarihlerde devlet tarafından Müslümanları temsilen müftüye verilir. Müftünün gayretleri ile bir yabancı ülkenin de desteği ile bir cami inşaatına başlanır. Henüz başlangıç aşamasında iken inşaat durur. Kanada’dan gelen Hristiyan bir grup araziye talip olur, bir köşesine kütüphane inşa eder ve belediyeye bağışlarlar. Arazinin kendilerine verilmesi durumunda toplum menfaatine sosyal imkânlar barındıran bir katedral inşa edebileceklerini vaat ederler.
Bu durum müftü beyi oldukça üzer ve ellerini açarak şöyle bir münacatta bulunur: ‘Ey Allah’ım! Bir zamanlar yeryüzünde senin halifen bir Osmanlı Devleti vardı. Mazlumun umuduydular. Şimdi ise Osmanlı Devleti yok, ama onların torunları var. Allah’ım! Bize onlar vesilesi ile yardım elini uzat.’ Mütevelli heyetindeki arkadaşlarımızla ziyaret esnasında bu hadiseyi dinledik ve müftü tarafından şu sözlerle karşılandık: Bizler sizleri çok uzun zamandır bekliyorduk, şimdiye kadar biz emanetçi idik şimdi asıl sahipleri olan sizler geldiniz. Buyurun arazi sizindir.” Akabinde gözyaşları içerisinde bize cami arsasını teslim ettiler. Camiyi tamamlamak üzere gerekli komiteler, heyetler kuruldu. Onlarca iş adamı ve hayır sahibi bu işe gönül verdi. Burada hepsi vefat etmiş üç kişiden söz etmesem haksızlık olur. Rahmetli Abdullah ve Fahrettin Tivnikli Beyler külliyenin ağırlıklı bir kısmının bedelini teberru etmişler, bir diğer müteveffa Mustafa İmik Bey de caminin yapımında hem nakden hem de inşaat komitesinin başkanı olarak büyük gayret sarf etmiştir; Allah hepsinden razı olsun.
• Külliye’de hangi hizmet
birimleri olacak?
R. Arıtürk: Aslında proje ufak bir mescit olarak başlamıştı. Ancak coşkulu yüreklerin heyecanı ile onlarca kez yeniden projelendirildi. Her seferinde büyüdü, mimari olarak Türk İslam mimarisi görünümü almaya başladı, yanına yapılar eklendi ve ‘doğumhanesinden gasilhanesine kadar’ Müslümanlara yakışır muazzam bir külliye ortaya çıktı. Hâlihazırda bu külliye bünyesinde;
• 5.000 kapalı alan olmak üzere toplam 10.000 kişi kapasiteli Gana Milli Camisini,
• Tivnikli Uluslararası İmam Hatip Lisesini,
• Baş Müftülük Ofisini,
• Kütüphane binasını,
• Kadın Sağlığı Merkezi ve Doğumhanesini,
• Gana Müslüman Öğrenci Birliği ve Türkiye Mezunları Ofisini,
• Türk Restoranını,
• Umuma açık tuvalet, banyo ve abdesthaneleri,
• Vakıf merkezimizi,
• Lojmanları ve misafirhaneleri,
• Spor salonu, Türklere yönelik oturma ve sohbet salonlarını, çocuk parkını ve bahçeleri barındırmaktadır.
Bu haliyle Batı Afrika’nın en büyük camisi ve İslam külliyesi olma özelliğini taşımaktadır.
• Gana Millet Cami (Akra Furkan Camii) özellikleri nelerdir?
R. Arıtürk: 2019 yılı içerisinde ibadete açmayı arzu ettiğimiz camiyi sadece Gana Müslümanları değil Batı Afrika’daki tüm ülkelerin Müslümanları heyecanla beklemektedir.
3800 metrekarelik bir alana sahip camii, 2’şer şerefeli 4 minareye sahiptir. Minare yükseklikleri 58 metre, ana kubbe yüksekliği 33 metredir. Ana kubbenin haricinde 4 yarım kubbe, 47 adet küçük kubbe mevcuttur. Avlusu, şadırvanı, çinileri, avizeleri, mermer işçiliği, süslemeleri ile külliyeyi küçük bir Türkiye haline getiren başlıca yapıdır.
Bayram namazlarının, müftünün imamlığında, on binlerce kişinin toplu olarak kıldığı başkentte; Cuma namazlarında, kandil programlarında, konferans ve seminerlerde dolup taşacağı günler yaklaşmaktadır.
• Eğitim müesseselerinizden ve faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?
R. Arıtürk: Külliyemiz içerisinde 2018 yılında faaliyete geçen Tivnikli Uluslararası İmam Hatip Lisemiz bulunmaktadır. Merhum Fahreddin ve Abdullah Tivnikli ağabeylerin büyük emekleri ile inşa edilen bu külliyede, onların aziz hatırasına hürmeten soy isimleri bu okula verilmiştir.
Gençlerin hem dini hem de akademik dersleri tahsil ederek ‘çift kanatlı’ yetişmelerinde büyük rol oynayacak olan okulumuz tüm imkânları bünyesinde barındıracak şekilde kurgulanmıştır. 120 öğrenci ile lise 1 eğitimine başlayacak olan okulumuz 200’ü yatılı olmak üzere 400 öğrenci kapasitelidir. Yine Gana’nın 10 farklı bölgesinde yaygın eğitim merkezlerimiz bulunmaktadır. Buralarda hafta içi ve hafta sonu başta öğrencilere Erkam yayınlarınca hazırlanan kitaplar esas alınarak temel İslami eğitimlerin verilmekte, ayrıca anne ve babalara, çalışan kimselere, ailelere yönelik çeşitli seminerler de düzenlenmektedir.
Bir diğer faaliyetimiz ise Erkam yayınları kitaplarının tanıtımı, lise ve üniversite seminerleridir. Başta Abdul Nasiru Deen Bey olmak üzere pek çok bölgede binlerce insana bu tür seminerler verildi, verilmeye devam ediyor.
• Hanımlara yönelik çalışmalarınız var mı?
R. Arıtürk: Türkiye’deki Kur’an kurslarından mezun, yerli hanım kardeşlerimizin rehberliğini yaptığı yaygın eğitim sınıfları açıyoruz. Kız öğrenciler tarafından büyük rağbet gören sınıflarımızda haftanın 4 günü Kur’an-ı Kerim, hadis, siyer, fıkıh ve adab-ı muaşeret dersleri veriliyor. Dersler sonrasında Türk hanımlar eşliğinde hem mezunlarımız hem öğrencilerimiz el işi ve becerileri dersleri ile pek çok farklı kabiliyet kazanma şansı yakalıyorlar.
Eğitim çalışmalarının yanı sıra vakıf faaliyetlerinin, mezunlar sohbet birimi, İnsani yardım birimi, proje birimi gibi pek çok komisyonda hanımlar ayağı bulunuyor. Bu birimlerle yetim ve dul kimselere ulaşma, İslami okulların ihtiyaçlarını giderme, mezunları sohbetler vesilesi ile düzenli bir araya getirme gibi yoğun bir çalışma mesaisi devam ediyor.
• İnsani yardım alanında neler yapılıyor?
R. Arıtürk: Biz Gana’da “su hayattır!” sözünün karşılığındaki mananın ne olduğunu yaşayarak öğrendik. Mutfağımızda, lavabomuzda, tuvaletimizde, banyomuzdaki her bir çeşmenin değil, esas 2000 kişilik bir köye ya da 600-700 öğrencili okula ulaştırdığımız tek bir su kuyusunun hayat olduğunu gördük. Açtığımız her su kuyusu “hizmetteki uç beylerimiz” oldu. Çünkü bir yere su kuyusu açtığımızda, oraya Ramazanda erzak dağıtmak için de, Kurbanda kurban eti dağıtmak için de, Erkam Yayınları’nın İngilizce kitaplarını dağıtmak için de gittik. Her su kuyusu, yılda 3-4 kez gitmeyi sağlayacak vesile çıkarttı. Bu manada yüzlerce noktayla her yıl defalarca temas kurmanın, kucaklaşmanın tesiriyle kardeş olduk, bir olduk, biz olduk; karşılık beklemeden vermenin ve karşılıksız almanın samimiyetini her birlikte tattık.
• Okuyucularımıza bir mesajınız var mı?
R. Arıtürk: Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın Gana’daki partner kuruluşu GANA HUDAI olarak heyecanlıyız, çünkü Türkiye’mizin himmet ve hamiyeti ile muhteşem bir eser olarak ortaya çıkan külliyenin tamamlanması arifesindeyiz. Külliye vesilesi ile bize ve bittabi ülkemize büyük teveccüh var. Biz de buna layık olmaya ve elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bize derdini anlatan, derdini paylaşan, derttaş olmak isteyen hiç kimseyi geri çevirmiyoruz. Müslümanların yararına olan her projede gönlü geniş milletimizin de destekleriyle her zaman olacağız. Bu anlamda hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyor, örneğin sağır ve dilsizler okuluyla da, akıl hastanesi ile de ilgileniyor, Müslüman askerlere abdesthane inşa ediyor, tedavisi mümkün olmayan kimselerin tedavileri için aracılık yapıyor, hâsılı ülkemiz adına kimsesizlerin yanında olmak üzere var gücümüzle çalışıyoruz. Tüm bu çalışmalarda milletimizden sayamayacağımız binlerce hayırsever hep bizimleydi; onlara yürekten teşekkür ediyoruz. İmkânı olan herkesi Gana’ya çalışmalarımızı görmeye bekleriz.