Allah Teala Hazretleri İbrahim aleyhisselam'ın ahlak-ı hamidelerinden yüz çevirenlerin hallerinin teaccübe şayan olduğunu beyan etmek üzere şöyle buyurmuştur:
"- İbrahim'in milletinden kim yüz çevirir? Kimse yüz çevirmez, ancak nefsine ihanet eden ve nefsini zulmet içinde terk eden yüz çevirir! Zat-ı Uluhiyyetime kasem ederim ki -Biz Azîym'uş-Şan- muhakkak dünyada İbrahim'i ıhtiyar ile nas arasında nübüvvete intihâb etdik ve O ahirette de elbette salihler zümresindendir." (Bakara 130)
Şu halde İbrahim -aleyhisselam-'ın Milleti'ne ittiba etmek lazımdır (Kur'an-ı Kerim'de Millet kelimesi umumiyetle din ma'nasınadır) (Bak Yusuf Süresi, Ayet/37-38)
Gerek Yehüd ve Nasara ve gerekse Arab, cümlesi İbrahim -aleyhisselam-'a intısabla iftihar ve menakıbını zikir ve ef'aline iktidâ etmekle teşerrüf ederken, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e îmandan yüz çevirmeleri şayan-ı taaccubdur. İbrahim -aleyhisselam- kendi zürriyyetinden Resûl ba's olunmasına dua buyurmuş ve bu duası esen olarak ahir zaman Nebîsi -sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ba's olunmuş iken Resûlullah'a ittiba etmediler.
Hazin Tefsiri'nde beyan olunduğuna nazaran ayet-ı celîle'nin sebeb-i nüzulü Abdullah ibn-i Selam -radıyallahu anh-'ın biraderzadelerinden Muhacir'in îmandan imtina etmesidir. Abdullah ibn-i Selam biraderzadeleri Seleme ile Muhacir'i Din-i İslam'a davetle:
- Ey biraderzadelerim! Siz bilirsiniz ki Allah Teala Tevrat'da "İsmail -aleyhisselam'ın neslinden Ahmed isminde bir Nebî ba's edeceğim. Ona iman eden ihtida eder ve necat bulur ve îman etmeyen dalaletde kalır ve mel'un olur" buyuruyor deyince, Seleme'nin îman edib, Muhacir'in imtinaî üzerine bu ayet-i celîlenin nazil olduğu mervidir.
"O zamanda biz İbrahim'i ihtiyar etdik ki, o zamanda Rabb'i İbrahim'e hitaben "- Sen İslam üzre sebat, itaat ve inkıyadında devam et," dedi Rabb'ının emrine imtisalen İbrahim -aleyhisselam- da "Alemlerin Rabbi'ne inkıyad ve itaatda devam edeceğim" dedi " (Bakara 131)
İBRAHİM VE YA'KUB -ALEYHISSELAM-?IN VASİYETİ
"İbrahim -aleyhisselam- oğullarına dîn-i İslam üzere olmalarını emretdi Ya'kub -aleyhisselamda oğullarına vasiyyet etdi ve dedi ki:
- Ey benim oğullarım! Allah Teala sizin için Dîn-i İslam gibi adalet ve tevhid'i müştemil olan bir dîn-i celîl'i ihtiyar etti. Şu halde ancak Allah'ın sizin için ihtiyar ettiği din üzere mutî olduğunuz halde vefat edin! (Bakara 132)
Böylece evladına Dîn-ı Hak üzre sebat etmelerini emretdi.
İbrahim -aleyhisselam-'ın dört oğlu olduğu mervidir İsmail, İshak, Medyen ve Mudan Beyzavî'nin beyanına nazaran Yahudî taifesi Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'e:
- Sen bilmez misin Ya'kûb -aleyhisselam-vefatı anında evladına yahudiyyetle vasiyyet etti! demeleri üzerine onları tekzib için Ya'kûb aleyhisselam'ın vefatı anında İslamiyet üzere sebat etmelerini vasiyyet ettiğini beyan hakkında bu ayet i celîle nazil olmuştur:
"Ya'kûb aleyhisselam- ölüme hazır olduğu zaman siz gaib mi idiniz, yoksa hazır mı idiniz? O zaman ki Ya'kûb -aleyhisselam-oğullarına sual etti ve dedi ki:
- Benim vefatımdan sonra siz kime ve hangi şeye ibadet edersiniz? Oğulları da:
- Biz senin ve babaların İbrahim, İsmail ve İshak -aleyhimüsselam-'ın ma'budları, Ma'bud ı Vahid olan Allah Teala'ya ibadet ederiz ve bizler O'na teslimiyyetde bulunmuş kimseleriz! (Bakara, 133) demekle babalarının emeline devam ve emrine itaat edeceklerini izhar ile pederlerini mesrur etdiler.
Bir kimsenin amcası pederi makamında olduğundan Ya'kûb aleyhisselam'ın amcası İsmail -aleyhisselam- pederi mesabesinde sayılmıştır.
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-de amcası Abbas -radıyallahu anh- hakkında:
"Şu zat-ı şerif benim babalarımın bakıyyesidir" buyurmuş olduğu hadîs-ı şerif mâ'nâyı te'yid ve kişinin amcası pederi makamında olduğunu şerh eder.
Allah Teala Hazretleri Bakara Süresi 135-136 ayetlerinde de mü'minlere yahudi ve hrıstiyanlara karşı şöyle söylemelerini emir buyuruyor:
"- Yahudî ve hrıstıyanlar müslümanlara "Yahudi veya Nasranî elasınız ki doğru yolu bulasınız," dediler. De ki Habibim "- Hayır! Biz muvahhid ve müslim olarak İbrahim'in dinindeyiz O, Allah'a eş tutanlardan değildir".
Ey Mü'minler! Deyin ki "Biz, Allah'a, bize indirilen Kur'an ı Kerîm'e, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Ya'kûb'a ve esbata (torunlarına) indirilenlere, Mûsa'ya ve İsa'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabb'leri katından verilen kitab ve ayetlere îman ettik. Onlardan hiç birini, kimine inanmak kimim inkar etmek suretiyle diğerinden tefrik etmeyiz. Biz Allah'a teslim olmuş müslümanlarız."