Allah Teala buyuruyor:
"İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim edip, hakka yönelen İbrahim'in dinine uyandan, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah İbrahim'i dost edinmiştir." (Nisa. 125) İbrahim aleyhisselam Cenab-ı Hakk'ın ismini işitmek için malını ve evladını feda ettiğinden Allah Teala Hazretleri İbrahim'i "Halil=Dost" ittihaz etmiştir.
Hullet (Dostluk): Mahabbette salvet, ihtiyacını Cenab-ı Allah'a arz etmekte ihlas ve her halinde Cenab-ı Allah'ı tefekkür etmekdir. İbrahim Aleyhisselam da bu gibi ahlak-ı hasene ve evsaf-ı cemile mevcud olduğundan "Halilullah" unvanını bihakkın, ihraz etmişdir. Cenab-ı Hakk'ın kuluna hulleti, ibadetine kudret verib measıyden muhafaza buyurmasıdır.
Rivayet olunur ki Allah Teala İbrahim aliyhesselam'a şöyle vahiy buyurdu:
"Muhakkak ki sen benim dostumsun. ben de senin dostunum. Sakın ki kalbine muttali olduğum zaman onu benden başkasıyla bulmayayım! Yoksa bana karşı olan sevgini keserim. Çünkü ben sevgim için öyle kimseyi seçiyorum ki, onu ateşle yaksam yine kalbi benden başkasına iltifat etmez ve benden başkasıyla meşgul olmaz. O benim için böyle olunca lütuf ve ikramlarım devam etti Hatta onu kendime yakın kıldım. Ona muhabbetimi hibe ettim. Hangi nimet benim yanımda buna müsavidir? Hangi şeref benim yanımda bundan daha büyüktür? İzzet ve celalime yemin ederim ki bana bakmakla onun kalbini iyileşdiririm. Zira beni kim severse ben de onu severim."
Ariflerin bazıları şöyle dedi:
"Sevgi bir tohumdur, kalblerin toprağına ekilir, akıl suyu ile sulanır.. Toprağın verimliliği ve suyun temizliğinin derecesine göre meyve verir. "Toprağı verimli ve güzel memleketin nebatı Rabb'inin izni ile bol çıkar. Fena olandan ise faidesi pek az olandan başkası çıkmaz." (A'raf, 58)
İbrahim aleyhisselam'a denildi ki: Bize faydalı öğüdler ver. Bunun üzerine İbrahim aleyhisselam şöyle dedi: "İnsanları dünya işleri ile meşgul oluyor gördüğünüz zaman siz de ahiret işleriyle meşgul olun. Onlar zahirlerinin tezyini ile meşgul olurlarsa siz'de kalbinizin tezyini ile meşgul olun. Onlar bağ, bahçe ve sarayların imarı ile meşgul olurlarsa siz de kabirlerin iman ile meşgul olun. İnsanlar birbirlerinin ayıblarıyla meşgul olurlarsa siz de kendi ayıblarınızla iştigal edin. Onlar mahlukatın hizmetiyle meşgul olurlarsa siz de bütün mahlukatın Rabb'i olan Halik'ın hizmetiyle meşgul olun.
Ey İnsan! Azrail seni çağırmadan. önce sen nefsine karşı uyanık bulun. Sabır kalkanı île zırhtan. Kötü düşmanlarla cihada devam et. Kendini kurtarmak için ciddiyetini takın. Kötülüklerden alakanı keş. Sana faydalı olanı al ki herkesin. İmdat aradığı günde necat bulursun."
İbrahim aleyhisselam, ölülerine ağlayan birtakım insanları gördü. Onlara şöyle dedi:
- Ölüler için değil kendiniz için ağlasanız daha hayırlı olur. Zira ölen üç korkudan kurtulmuştur:
1. Azrail'in yüzünü görmekten. Çünkü o, O'nu bir defa görüp geçti.
2. Ölümün acısından. Çünkü o, onu da tattı.
3. Hayatın ne veçhile sona ereceğinden. Ondan da emin oldu.
Akıllıya gereken kendi nefsi için ağlamak -zira ağlanacak odur- ve ölümün ensesinde onu beklemekte olduğunu bilmektir.