ÖĞÜTLER
Allah Teâlâ hazretleri bütün halkına Peygamberi üzerine salat etmesini ve teslimiyetle selam getirmelerini farz kılmıştır. Bu farzın îfasını muayyen bir vakte de hasretmemiştir.
Binaenaleyh kişinin ona salat ve selamı çok yapması ve bunu terk etmemesi vacibdir.
Paygamberimiz sallallahu aleyhi ve selleme zaman ve mekan ile tahdîd edilmeksizin salat etmek icma ile farzdır. Çünkü Cenab-ı Hakk ona salat etmemizi emir buyurmuştur. Selef ve tefsir uleması bu emri vücuba hamlediyorlar.
"Salat"tan murad Allah'ın emrine imtisal ve Rasülü -sallalahu aleyhi ve sellem-'in bizim üzerimizdeki hakkını edaya cehdetmek suretiyle Cenab-ı Hakk'a yaklaşmaktır.
Bizim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e salat etmemiz bizden ona haşa bir şefaat değildir. Fakat Cenab-ı Hakk bize in'am ve ihsan edene iyilikle mukabele etmemizi emir buyurmuştur. Rasül-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-'e edilen selatı da bu nimetlerin şükrü cinsinden olarak lütfen kafi gördüğü içindir ki, bu vazifemizi ifaya son derece gayret etmeliyiz.
İmam-ı Abdü'r-Rezzak -rahmetullahi aleyh-'in rivayetinde Cabir bin Abdillah el-ensari -radıyallahu anh- buyurmuştur ki:
- Ya Resulallah! Anam babam sana feda olsun. Allah Teala Hazretlerinin cümle eşyadan evvel halk ettiği ne nesnedir? dedim.
Buyurdu ki:
"Va Cabir Tahkikan Allah tebareke ve teala Hazretleri cemi eşyadan evvel senin Pegyamberinin nürunu kendi nürundan yarattı. Dahi şöyle eyledi ki;
O nur Allah Teala' nın kudretiyle dilediği yerlerde devredip gezerdi. O zaman ne levh, ne kalem, ne cennet, ne cehennem, ne melek, ne gök, ne yer, ne güneş, ne ay, ne cin, ne de ins vardı. Hasılı mahlükattan bir nesne yaratılmamıştı."
Ondan sonra tekrar buyurdular ki:
"Hak Teala hazretleri mahlükatı yaratmak dilediği zamanda o nuru taksim edip dört cüz kıldı: Evvelki cüzden kalemi halk etti, ikinci cüzden levhi halk etti, üçüncü cüzden arşı halk etti, dördüncü cüzü taksim edip dört cüz kıldı. Onun dahi evvelki cüzünden arşı yüklenen melekleri halk etti, ikincisinden kursîyi halk etti, üçüncüsünden geri kalan melekleri halk etti, dördüncü cüzünü yine taksim edip dört cüz kıldı. Evvelkisinden gökleri halk etti, ikincisinden yerleri halk etti, üçüncüsünden cennet ile cehennemi halk etti, dördüncü cüzünü yine taksim edip dört cüz kıldı: Evvelkisinden mü'minlerin gözlerinin nürunu halk etti, ikincisinden kalblerin nürunu halk etti ki o ma'rifetullahdır, üçüncüsünden dillerin nürunu halk etti ki o dahi tevhid olup "La ilahe illallah Muhammedün Rasûlullah demektir."
İbn-i Merzük -rahmetullahi aleyh- naklinde Hazret-i Hüseyin -radıyallahu anh- Fahr-i Alem -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerinden şöyle rivayet eylemiştir ki:
"Adem -aleyhisselam-'ın halkından ondört bin yıl evvel Rabb'imin karşısında bir nur idim."
Rivayet olundu ki:
Adem -aleyhisselam- cennetten ihraç olunduğu zamanda nazar edip gördü ki arşta ve cennetin her mevkiinde Hak Teala'nın ism-i şerifi yanında Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ism-i şerifi yazılı idi.
Dedi: Ya Rabbi! Bu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- kimdir?
Allah Teala ve tebarek Hazretleri buyurdu ki: Bu senin evladından O kimsedir ki, eğer O olmayaydı seni halk etmezdim.
Adem -aleyhi's-salatü ve's-selam-dedi ki: Ya Rabbi! Beni bu oğlumun hür-metine af edip esirge! Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri buyurdu ki:
- Ya Adem! Eğer gökler ve yerler halkı hakkında bu oğlun hürmetine benden şefaat dilesen şefaatin makbul olur."
Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-'den mervidir ki: Reshulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu:
"Adem -aleyhi's-salâtü ve's-selam-hatayı işleyip günahkar olduğu zamanda;
- Ya Rabb Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- hakkı için beni mağfiret eyle. dedi. Hak Teala:
- Ya Adem sen Muhammedi nice bildin ki ben onu henüz halk etmedim! diye buyurdu. Adem -aleyhi's-selatü ve's-selam- dedi:
- Oradan bildim ki sen beni yed-i kudretinle halk edip bana ruh nefhettiğin zamanda başımı kaldırıp arş üzerinde: "La ilahe illallah Muhammedün Rasullah yazılmış gördüm. Bildim ki sen ism-i şerifini ancak sana cem'i halkın en sevgilisi olan bir kimsenin ismine muzaf eylersin, dedi. Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri:
- Ya Adem! Doğru söyledin. O bana halkın en sevgilisidir. Madem ki O'nun hürmetine benden mağfiret istedin, muhakkak ben seni af eyledim. Eğer Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-olmasaydı, seni halk etmezdim, buyurdu.