Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyuruyor:
Ademoğlunun her amel ve hareketi kendisine aittir, oruç böyle değil. Şüphesiz ki, o benimdir. (Çünkü ben yemem, içmem, beşeri bütün sıfatlardan münezzehim. Hem oruçta riyâ da yoktur.) Binaenaleyh ben onun mükâfatını bol bol vereceğim.» (Buhari)
Bu hadîs-i şerif, hadîs-i kudsîdir. Yani manası Cenab-ı Hakk -azze ve celle- hazretlerinden lafzı da Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz tarafından buyurulmuştur. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu kudsi hadîsi beyan ettikten sonra şöyle buyurdu:
“– Oruçlunun sevineceği iki ferah vardır;
1- İftar ettiği zaman (Cenab-ı Hakk’ın nimetlerine kavuştuğu için) sevinir.
2- Rabbına ulaştığı zaman da orucu bereketiyle yüksek dereceye nail olduğu için sevinir.”
* * *
“Oruç cehenneme karşı bir siper mâsiyetlere yani günahlara karşı bir kalkandır. O halde oruçlu kötü söz söylemesin cahilliğe kapılmasın. Eğer bir kimse kendisiyle döğüşür yahut ona söverse derhal iki defa «Gerçek ben oruçluyum!» desin. Ruhum kudreti elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağzının açlıktan kokması Allah indinde misk kokusundan daha hoş ve temizdir.
Cenab-ı Hakk şöyle buyurdu: Oruçlu kimse sırf Benim için yemesini içmesini, şehvetini terketmiştir. Oruç Benimdir ve onun sayıya gelmeyen mükafatını ben vereceğim. Halbuki diğer ibadetlerin sevabı on misliyle ödenir.» (Buhârî)
* * *
«Oruç da, Kur’an da kula yani kendilerine devam edenlere kıyamet günü şefaat edeceklerdir. Oruç der ki: «Ey Rabbim, hakikat ben onu yani oruçluyu gündüzleri yemekten ve şehvetlerden men ettim. Onun hakkında beni şefaatçı kıl!» Kur’an da der ki: «Ey Rabbim, ben onu yani Kur’an okuyanı geceleri uykudan alıkoydum. Hakkında şefaat etmeme izin ver!» Onların bu niyazları kabul edilerek şefaat ederler.» (Ahmed bin Hanbel)
* * *
«Oruç sadece yemekten içmekten vesaireden kesilmek değildir. Kâmil ve sevablı oruç ancak faydasız laftan, boş vakit geçirmekten kötü söylemekten nefs-i emmarenin bütün temayüllerinden de vaz geçmektir. Şayed biri sana söver, yahut sana karşı cahilce herhangi bir harekette bulunursa kendi kendine «gerçek ben oruçluyum, gerçek ben oruçluyum de, sabret!» (Hakîm, Beyhakî)
* * *
«Bazı oruçlular vardır ki, kendisine ait olanı açlıktan başkası değildir. Nice kaimler yani gece ibadet eden, teravih namazı kılan kimseler vardır ki, kıyamından kendisinin olanı uykusuzluktan başkası değildir» (Ahmed bin Hanbel)
* * *
“Her şeyin bir zekâtı vardır. Cesedin zekâtı da oruçtur.” (İbn-i Mâce)
«Zekat dış bakımından malda bir azalmadır. Fakat hakikat ve mânâ itibariyle berekettir, artıştır. Oruç da böyledir. Zekat lügat bakımından temizlemek mânâsınadır. Nasıl zekât, elde kalacak malı tasfiye ediyor, temiz yapıyorsa oruç da bünyeyi takviye ediyor sağlamlaştırıyor. Oruç Nesai’nin, Hakim’in, Ebu Umâme -radıyallahu anh-’ten rivayet ettiği bir hadîs-i şerife göre hiçbir benzeri bulunmayan enfaydali ve en büyük bir ibadettir.
Oruç bünyeye sıhhat verir. Nefsani ve kötü temayülleri kırar. Kalbe safa bahşeder. Nihayet mü’mini Allah’ına yaklaştırır.
Ramazanoğlu Mahmûd Sâmî, Musâhabe-5, 84-90