Sekiz günlük yolculuğun sonunda ilk gördüğümüz hakikat şuydu: İran halkı, İran devletinden bambaşka bir dünyadır. Siyasî dilin çizdiği İran portresinin, evlerin içinde, pazarlarda ve sokaklarda çok farklı bir yüzü vardır. Kum ve Meşhed’de -merkezî dinî kimliğin ağırlığı sebebiyle- daha katı yorumlara rastlanabilse de; Tahran’dan İsfahan’a, Şiraz’dan Kaşhan’a kadar halkın sıcaklığı, zarafeti ve misafirperverliği bizi hayran bıraktı.
İbn Battûta, İran ufkuna baktığında “Acem beldeleri, ilim ve edebin inceliğiyle bezenmiş bir diyardır.” der. Evliya Çelebi ise İsfahan’a vardığında hayranlığını şu sözle dile getirir: “Bu şe...
Dergi yazılarını okumak için abonelik gerekmektedir!


YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!