Gana'daki Çok Sesli Seher Korosuna Veda Ederken...

Beş aylık bir süreliğine bulunduğum Gana’da, Rabbimin, şahidi olmayı her seher vaktinde lütfettiği bir manzarayı paylaşmak istiyorum. Önce mekânı kısaca tanıtmak uygun olur sanırım;

Vakfımızın bahçesinde yirmi kadar kokonat ağacı bir kaç Afrika selvisi, limon ağaçları bir başka yerli meyve ağacı ve bir de her seher, aynı saatte, aynı kuşu misafir kabul eden mango ağacı vardır.

Beş vakit namazımızı Akra’daki vakıf merkezimizin genişçe bir balkonunda eda ederiz. Sabah namazlarımıza 05:00’te başlarız. Her seher daha biz tahiyyattayken aynı kuş tek başına o mango ağacına gelir ve yerini alır. Mühim bir ayrıntı da yolun karşısında bulunan komşu bahçesindeki mangoya konmaz, bizimkine gelir. Bahçemizdeki otuzu aşkın ağacı da geçerek mangoda tahtına kurulur ve başlar tesbihine…

Aynı seremoni ikinci, üçüncü günler tekerrür edince merakımı mucip oldu baktım, acaba bizim ağaçta meyve var da onun için mi tercih ediliyordu?

Ama hayır, her iki ağaçta da meyve yoktu. Hatta bizim mangodan sonra bitişiğimizdeki komşunun yaprakları dökülmüş bir kuru ağacı var, bizden sonra 1-2 dakika da oradan sesleniyor, sonra da rızkını aramaya gidiyor.

Arkadaşlarıma da bu durum dikkatinizi çekiyor mu, diye sormuştum. Ertesi gün aynı sahneyi onlar da görünce, garip kuşun nağmelerine kulak kesilmişlerdi hayretle.

Randevusunu şaşırmayan ve 7-8 dakikalık senfonisi ile, siz, Haşr Suresininin sonundaki “yüsebbihu lillâhi ma fissemavati ve’l-ard”  “yerde ve göklerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih etmektedir” ayetini okurken o da yakıcı nağmeleriyle adeta o ayetin canlı bir tefsirini yapmaktadır.

Bu durum ister istemez insanı intibaha getiriyor ve önceki ayetlerde Rabbimizin isimlerinin geçtiği ayetleri, namazda okuduğunuz diğer sureleri daha bir dikkatli ve tesbih hissiyatıyla okumanızı intac ediyor. Yani bir kuş kendini fark ettirerek sizi terbiye ediyor. Ya da Rabbiniz sizi onun gagasından çıkardığı sesle terbiye ediyor. Evcil bir kuş olmadığı halde onu düzenli olarak her seher bu tesbihat korosuna iştirak ettirerek kudretini gösteriyor.

“Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. Her şey O’nu hamd ile tesbih eder. Ancak, siz onların tesbihlerini anlamazsınız” (İsra, 44)

O garip kuş, o mango, o kuru ağaç, kendi dillerince ne söyler bilinmez. Ama o balkonda namazlarını kılıp Kur’an okuyan müminlerin tesbihatı, insanınkine; özellikle seçildiği belli olan yeşil yapraklarıyla bizim mangonun tesbihatı, nebatatınkine; garip kuşun işaret etmek için seçtiği, kuruyup odun haline gelmiş komşunun ağacının tesbihatı, cemadatınkine canlı birer misal oluyordu belki. Farklı cinslerden oluşan çok sesli seher korosu dediğim şey işte bu.

Bazen okyanustan kıble istikametine esen saba rüzgârı ve sürüklediği bulutların tesbihatı da yerini alırdı bu harmonide. Hele o bulutlar bir de içini dökmeye başlarsa hiç durmayacak sanarsınız. Bizlere el-Aziz olan Rabbi önünde her şeyin itaat edişi seyrettiriliyordu. El-Bari olan Rabbimizin bu kadar farklı cinsi böyle bir ortak noktada buluşturması tarifi imkânsız bir hazdı.

Ama artık bu korodaki insanlardan biri bu güzel terennümlerin yayıldığı seher senfonisine şahit olamayacaktı.

Elveda mürebbi kuş…Bu gün Gana’daki son sabah namazım. Ümid ediyorum ara ara gelirim. Seni sabah namazında burada göremezsem emin ol çok üzülürüm. Zira senden çok şey öğrendim…

Yarın, taşıyla, toprağıyla, ağaçlarıyla, hayvanatıyla hakkımızda şahitlik ede­cekleri güne hazırlığını Gana’da devam ettiren Gana’lı ve Türkiye’li kardeşlerimi de Allah’a emanet ediyorum.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle