Asıl Zenginlik

Asıl Zenginlik

Allah Teâlâ âyet-i kerimelerde şöyle buyurmaktadır:

"Onlar ki, harcadıkları vakit ne israf ne de sıkılık yapmazlar. Harcamaları ikisi arası ortalama olur." (Furkan Sûresi/67)

"Akrabalarına, biçârelere yolda kalmışlara, sende hakları olan iyiliği edâ et ve malını israf ile dağıtma!.." (İsrâ sûresi/26)

"...Yeyin, için, fakat israf etmeyin, Çünkü Allah israf edenleri sevmez." (A'raf sûresi/31)

Hadis-i şeriflerde de şöyle buyurulmaktadır:

"İsraf etmemek ve böbürlenmemek şartıyle yiyin, için sadaka verin ve giyin." (Ahmed İbni Hanbel)

"Canın her istediğini yemek de isrâf cümlesindedir." (Ebu Davud)

"Masrafta iktisat, geçimin yarısıdır. İnsanlara dostluk ve muhabbet aklın yarısıdır. İlmî soruda nâziklik, samîmîlik ve güzellik bilginin yarısıdır." (Beyhakî)

"Helâlından kazanmak, hayır yollarında sarfetmek sûretiyle takvâya riâyet eden kimsenin zenginliğinde hiç bir beis yoktur.          Sıhhatli olmak takvâ sahipleri için zenginlikten de hayırlıdır. Gönül hoşluğu da nimet cümlesindendir." (Ahmed İbni Hanbel)

"Şüphesiz helâl de haram da bellidir. Fakat ikisinin arasında insanlardan bir çoğunun bilmeyeceği şüpheliler de vardır. Kim o şüphelilerden sakınırsa, dinini, şerefini kurtarmış olur. Kimde o şüphelilere düşerse haramın içine düşmüş olur. O kimse tıpkı hayvanlarını korunun etrafında otlatan çoban gibidir ki, o çok sürmeden hayvanlarını o çayırın içinde otlatmış olabilir. Haberiniz olsun ki, her hükümdarın bir korusu yâni yasak yeri vardır. Allah'ın korusu da haram kıldığı şeylerdir. Gözünüzü açın, cesedin içinde öyle bir et parçası vardır ki, o iyi olduğu zaman bütün cesed iyi olur. Bozulduğu zaman ise bütün cesed bozulur. Gözünü aç ki, o (et parçası) kalptir." (Buhâri, Müslim)

"Zenginlik yalnız mal, para vesaire çokluğundan ibaret değildir. Ancak asıl zenginlik kalp zenginliğidir. Yâni kanaattir." (Buhâri, Müslim)

Harîs olan adam ne kadar zengin olsa daima fakirdir.

 İmam Ahmed bin Hanbel hazretleri der ki, "Zühdün yâni kalbi dünyanın kötü heveslerinden ayırmanın üç derecesi vardır.

1-Kalpten haram temâyülleri söküp atmaktır ki, bu müslümanların avâm tabakasının zühdüdür.

2-Helâlin fazla miktarına temâyülü kalpten çıkarmaktır ki, bu havâss'ın zühdüdür.

3- Kulu Allah'tan alıkoyan herşeyden kalbi temizlemekdir ki, bu da ârifler'in zühdüdür."

"Seni şüpheye düşürecek şeyi bırak şüphe vermeyecek şeye bak." (Ahmed İbni Hanbel)

"Allah'ın senin üzerine farz kıldığı şeyleri edâ et ki, insanların en çok ve en iyi ibâdet edenlerinden olasın. Allah'ın sana haram kıldığı şeylerden uzaklaş ki, insanların en yüksek takvâ sâhiplerinden olasın. Allah'ın senin için takdîr ettiği kısmetine, rızka razı ve kani' ol ki, insanların en zenginlerinden olasın." (Beyhakî)

Bu hadîs-i şerifteki "farz" şârihlere göre bütün sünnet ve müstehaplara da şâmildir. Çünkü farz ıtlak olununca kemâline masrûf olur onun kemâli ise kuldan istenilen bütün ibâdetlerin en güzel sûrette yerine getirilmesyile hâsıl olur. Hadis-i şerîfte haramdan uzaklaşmak emrediliyor, demek haramı işlemek şöyle dursun, ona yaklaşmak bile câiz görülmüyor demektir.

"Cennet dünyada nefsin sevmediği şeylerdir. Cehennem de nefsin arzu ettikleriyle bezenip örtülmüştür." (Buharî, Müslim,)

Mekârih'ten murad, yapması nefse güç gelen şeylerdir. Hayırlara cehdetmek, şehvetlerden kaçmakta sebât eylemek gibi. Cennet bunu yapanların yeridir.

Şehevat'tan murad, içki, zinâ, kumar v.s kabîlinden haram olan şeylerdir. Cehennem de bunlardan kaçınmayanların yeridir.

Şeriatta mubah sayılanlar hakkında da itidâle riayet gerektir. Çünki böyle olmazsa insanın kalbi kararır. İbadetlere karşı tenbellik artar.

"Kim, harcamada iktisada riâyet ederse Allah onu zengin yapar. Kim de saçar savurursa; israf ederse, Allah onu fakirliğe düşürür. Kim tevâzu yâni alçak gönüllülük gösterirse Allah onun kadrini, şerefini yükseltir. Kim zorbalık yaparsa Allah onu hor ve hakîr kılar, yahud helâk eder." (Bezzaz)

"Allah bir kuluna hayır dilediği zaman onun zenginliğini kalbinde yaşatır; ona kalp zenginliği verir. Takvâyı yâni Allah korkusunu gönlünde yerleştirir. Allah bir kuluna da şer dilediği vakit fakirliğini iki gözünün önüne getirip gösterir." (Tirmizi)

Kalbi zengin olanlar hayatta dâima müsterih yaşarlar. Kendilerini kötü ihtiraslara kaptırmazlar. Gönlünde Allah korkusu yerleşenlerin kalbi "yakîn" nûrlarıyla dolar. Gaflet ve günahlardan derhal tevbe ederler. Aç gözlü insanlar malca ne kadar zengin olurlarsa olsunlar kendilerini fakîr ve muhtâc sayarlar. Bu hâl gözlerinin önünde bir şerr, bir belâ olarak dikilip kalır. Bu yüzden onlar dâimâ ıztırap içinde yaşamağa mahkûm olurlar. Kalp zenginliği nasıl büyük bir nimetse açgözlülük de öyle kötü ve amansız bir şerdir.