Hak Teâlâ Hazretleri kullarını din-i İslâm'a davet etmek ve müşriklerin taptıkları putları zemmetmek üzere:
- Ey müşrikler! Bana haber verin ki sizin taptığınız Lat ve Uzza'nın ve bundan, aşağı gördüğünüz "Menat" gibi putların birşey yapmağa kudretleri var mıdır?" (en-Necm/19-20)
- Ey müminler! Mallarınız ve evlâdınız sizi Cenâb-ı Allah'ın zikrinden ve farz olan ibadetinizi edadan alıkoymasın. Eğer bir kimsenin malları ve evlâdı ferâiz-i ilâhiyyeyi edadan, zikrullah'dan alıkor, meşgul ederse onlar hâsirîndendirler." (Münafıkun/ 8)
Kalbin hastalıklarından biri de hubb-i dünyadır. Nitekim hadis-i şerifte:
- Dünya muhabbetiyle kalbinizi işgal edip de Cenâb-ı Hakk'ın ibadetinden zikir ve muhabbetinden ta'til etmeyiniz." buyurulmuştur. Yine:
- Her ümmetin helakini, mucib bir fitne vardır. Benim ümmetimin sebeb-i helaki ise dünya malıdır.
- Tahkikan bu altın ve gümüş sizden evvel gelen ümmeti helak etti. Siz de buhul, hırs, tefa-hur'dan ictinap etmediğiniz takdirde sizin helakinize de sebeb olur." (Müslim)
- Bu ümmetin evvelkileri zühd ve yakîn iman ile necat buldu. Ümmetimin sonra geleni de cimrilik ve tul-i emel ile helâk olur." (Râmuz)
Ehl-i hakikat dünyayı şöyle tarif etmişlerdir:
"Dünya nedir? Dünya insanı Allah'dan gafil edip alıkoyandır. Yoksa ne altın ve gümüş ve ne de evlad ü İyal dünya değildir. Meğer ki, Cenâb-ı Hakk'ın ibadetinden alıkoysun. Kalbi Cenâb-ı Hakk'ın muhabbetinden ve ibadetinden alıkoymadıkça bunlar dünya değildir."
Nitekim Abdülkadir Geylâni-kuddise sirruh-şöyle buyurmuştur:
"Mal, para, servet cepte, kasırda, evde ve mağazada caizdir. Fakat kalbde caiz değildir. Müminin kalbi nazargâh-ı ilâhidir.
Bu yüzden akıllı olana yakışan dünyanın çer-çöpüyle uğraşarak nefsi yormamaktır; zira rızık maksumdur. Hiçkimse bu maksum rızktan fazlasına ulaşamayacaktır.
Halid bin Velid -radıyallahu anh- rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şöyle diyor: Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimize bir adam gelerek:
- Ya Resûlallah! Sizden hem dünya hem de ahirette kâfi gelecek, beni müstağni kılacak bazı şeyler istirham edeceğim,diyor.
Ve Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- de:
- İste ne arzu ediyorsan, buyurdular ve aralarında şu muhavere cereyan etti:
- İnsanların en âlimi olmak istiyorum.
- Allah'dan kork, insanların en âlimi olursun.
- İnsanların en zengini olmak istiyorum.
- Kânaat et, insanların en zengini olursun.
- İnsanların hayırlısı olmak istiyorum.
- İnsanlara faydalı olan kimse onların en hayırlısıdır.
- İnsanların en adili olmak istiyorum.
- Şu halde kendin için arzuladığını insanlar için de arzula.
- İnsanların en hassı olmak istiyorum.
- Allah'ı çok zikret onların hassı olursun.
- Muhsinlerden olmak istiyorum.
- Şu halde ahlâkını güzelleştir, imanın kemale ersin.
- İtaatkârlardan olmak istiyorum.
- Allah'ın farz kıldığı şeyleri yerine getir, mûtî olursun.
- Allah'ın rızasına mazhar olmak istiyorum.
- Kendine ve Allah'ın mahlukatına karşı merhametli ol.
- İnsanların en kuvvetlisi olmak istiyorum.
- Allah'a dayan ve ona tevekkül et; insanların en kuvvetlisi olursun.
- Duamın kabul olmasını istiyorum.
- Haramdan ictinab et!
- Allah'ın insanlar arasında beni rüsvây etmemesini istiyorum.
- İnsanlar arasında rüsvây olmamak için dilini ve tenasül uzvunu muhafaza et. Bir rivayette; namusunu ve kötü huylarını düzelt, buyurmuşlardır.