Rûh'ul Beyân’dan Kıssalar Bal ve Şifa
Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: “Allah şifayı dört şeyde yaratmıştır: Çörek otu, hacamat (kan aldırma), bal ve yağmur suyu.” (Buhari, Tıp,24, Müslim, Selam,91, Tirmizi,Tıp,31, Müsnet, III,19) ...
Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: “Allah şifayı dört şeyde yaratmıştır: Çörek otu, hacamat (kan aldırma), bal ve yağmur suyu.” (Buhari, Tıp,24, Müslim, Selam,91, Tirmizi,Tıp,31, Müsnet, III,19) ...
İtikadımızı, tevhid inancımızı muhafaza etmek yani muvahhid olmak ilk vazifemizdir, bununla beraber bir büyük vazife de bütün müminleri tek bir bedenin azaları gibi bir arada tutarak cismanî tevhidi t...
Bir zamanlar kıbleydi Ümmet-i Muhammed'e Yetim olunca ümmet Kaldı öksüz Kudüs de. Ağlıyorum şimdi ben Yalnız kalan Gazze'ye Soruyorum kendime Acep ümmet nerede? Direniyor bak Gazze Y...
Başkalarının arzu ve isteklerini taklit ederek hayatımızı şekillendirmek, gördüğümüz her şeyi hak-hakikat eleğinden geçirmeden benimsemek kendimize zulüm değil midir? Kendimizi taklitçilikten, bu esar...
İlk şehidimiz Habil’in şehadetinden itibaren İslam’ın şehitleri görünüşteki ölümleriyle insanlığa hayat olmuşlardır. Şehitler insanlığı aydınlatan yıldızlar gibidir. Şehitsiz bir dünyada insanoğlu kar...
Gıybet insanların arasını bozar, fesada uğratır. Nemîme yani söz getirip götürme de böyledir. Kendini gösterme ve başkalarına üstünlük taslama da böyledir. İnsanların karşısına, onların kalbine dünya...
Şeyh Zerruk: “Tabiler, tabi oldukları şahsın her şeyine varis olurlar” der. Eğer biz de Hz. Peygamberin davet ve irşat hayatına varis olmak ve onun adına insanlığı hidayete çağırmak istiyorsak her şey...
Ahlâkî değerlerin mutlak bir varlığa dayanmaksızın sırf insanın zihinsel ve duygusal ürünü olarak görmek ahlâkî faziletleri anlamsızlaştırır. Böylece adalet, zülüm, doğruluk, yalancılık gibi kavramlar...
İman edebilmek için aklını ön planda tutan ve aklına yatması halinde iman edeceğini söyleyenler çoğunlukla bu işi becerememiştir. Hz. Ali (r.a.) evinde büyüdüğü Allah Rasûlü’nü (s.a.v.) namaz kılarken...
Tasavvufî disiplin kişiye nefsini ıslah ederek doygunluğa ulaşabilmesi hususunda yardımcı olmaktadır. Ayrıca kişinin, kendisinde varlık görmesi yine nefsle alâkalı bir durumdur. Bu ise vuslat için büy...
Allah bizden hep ihlas istiyor. İhlas, malın ve evladın fayda vermeyeceği günde istenen arı ve duru kalbin işidir. O kalp dini sadece Allah’a has kılmaya muvaffak olmuş kalptir. Bizim ihlastan baş...
Allah Teâlâ’nın Bakara sûresi 125. âyette Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’e verdiği “Evimi tertemiz tutun” emrinde de şöyle bir işârî mana vardır: “Allah’ı zikir ve O’na muhabbet merkezi olan kalplerinizi h...
Faiz olmadan ekonomik hayat alanında yürüyebilmenin mümkün olamayacağını dile getiren kimseler öncelikle İlâhî otoriteyi sorgulamakla kendilerini büyük bir tehlikeye atmış olurlar. Yanlış her zaman ya...
Müslümanın dinine olan bağlılığını, Allah ile olan kurbiyetini ve Peygamber ile olan iltisakını kuvvetlendirmediği müddetçe dînî bile olsa zamansız herhangi bir konuyu gündeme geti...
İslam adına ortaya çıkan alimler, sufiler, cemaatler niyetlerini, duruşlarını, ihlaslarını daima muhasebe etmelidir. Acaba biz dine mi hizmet ediyoruz yoksa din mi bize hizmet ediyor? Her daim bu kayg...
Unutmayalım: Dosttan inâyet, düşmandan hıyânet beklenir. Dostlara hâinlik, düşmanlara hâdimlik daha ne kadar sürecek? Osmanlı ve onların torunları olan bizler tesbihin ipi ve imamesini temsil ediyoruz...
İhlâs sûresinin Kur’ân’ın üçte birine denk olması, mânası üzerinde tefekkür etmekten elde edilen sevap yönüyledir. Bu açıklama ile tasavvuf ehlinin seher vakitlerinde neden İhlâs sûresi üzerinde tefek...
Bugün sosyal medya ve benzeri mecralarla artık sınırlar kalkmış durumdadır. Hiçbir Müslümanın hatta Müslümanlara önderlik edenlerin gözden kaybolmuş zehabıyla hareket etme lüksleri yoktur. Aksi durumd...
Muhterem Okuyucular; Âhir zaman günlerindeyiz. Ne diyordu Üstad Necip Fâzıl: “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak: Durun, durun, bir dünya iniyor tepe...
Kapıyı araladım. Çok kalabalık bir grup içeri girdi, ama çıt ses çıkmadı. Geride iki tane sakallı amca kalmış; birisi siyah mest ayakkabısının birisini almış, göğsüne bastırıyor. Diğer tekini de öbür...