Emrin, Başımız-Gözümüz Üstünedir
Ey Kutlu Elçi, tıpkı Senin bizler için asırlar önce ettiğin duâlar gibi, biz âhir zaman ümmeti de son nefeslerimizi verip emaneti teslim edinceye kadar izinden ayrılmayacağız. Emirlerin, başımız-gözüm...
Ey Kutlu Elçi, tıpkı Senin bizler için asırlar önce ettiğin duâlar gibi, biz âhir zaman ümmeti de son nefeslerimizi verip emaneti teslim edinceye kadar izinden ayrılmayacağız. Emirlerin, başımız-gözüm...
Arafat vakfesi günü yapılan duâlardan sonra: “-Artık hacı oldunuz, hayatınıza tertemiz bir sayfa açıldı. Bu sayfaları amel-i sâlihlerle doldurun!” diye söyler hocalar… Bütün hacılar, sanki mahşer ye...
Ahlâk... Toplumda en çok ihtiyaç duyulan nimet! Güzel ahlâk sahibi olmak, kul hakkı hassasiyetidir en başta… Kırmadan, incitmeden “kulca” muâmele etmeyi başarmak… Yaratıcı’sına hürmeten, kim neyi hak...
Medîneli bir müslümanı gördüğümüz yerde ayağa kalkarak hürmet ve sevgi göstermek, üzerimize borçtur. Zira o, hem Efendimiz ﷺ’in komşusu, hem gurbette olan bir kimse, hem de misafirdir. Onlara ikram ve...
Son Peygamber Hazret-i Muhammed Mustafâ’ya olan engin sevginin çeşitli şekillerde ifade edildiği şu mübârek Mevlid-i Nebî ikliminde, biz de âcizâne, fakirâne, kendimiz ve ümmet adına, “Âlemlere Rahmet...
İslâm’ın Güzîde Hanımları - 27 Sâlebe ibni Esrem’in kızı olan Havle binti Sâlebe -radıyallâhu anhâ-, Medîneli olup Hazrec Kabilesi’ne mensuptur. Hicretten sonra Rasûlullâh’a biat etmiştir. İsl...
Herhalde gideceğim âlemde kuşanacağım en önemli kılıçtı sabır! Îmanda sabır, amelde sabır, güzel ahlâka; iffetli, hâyâlı olmaya, edebe sımsıkı sarılmaya sabır, itaatte sabır, mâsiyete karşı sabır, me...
Arabasını sağa yanaştırıp dörtlüleri açık bıraktı. Bankamatikten para çekip hızla toplantıya yetişmesi gerekiyordu. Parasını çektikten sonra arkasını döndü, kaldırımda panter gibi fırlamaya hazır bekl...
İmtihandayız. Burası durma ve kenarda kalma yeri değil, burası köprüdür. Köprüde durulmaz, köprüden geçilir. Yürümek zorundayız. Dünyaya indirildiğimiz andan itibaren yürüyoruz. Menzil-i maksudumuz çı...
İnsanların dinden uzaklaştığı, dini değerlerin önemsizleştirildiği, hedeflerin tamamen dünyevileştiği zaman ve mekânlarda ehl-i iman, çoğu zaman bu manzara karşısında kendi içine kapanmakta, kabuğuna...
Zalim İsrail, Âd kavmini yaptıkları vahşetle fersah fersah geride bırakmıştır. Onların tek tek insanlara yaptıklarını bunlar Gazze’de milyonlara yapmaktadırlar. Önce yükseklerden Gazzelilerin üzerleri...
Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’de, Tevrat’ın indirilişinin üzerinden 2000 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra, Allah’ın Tevrat’taki hükmünü bırakıp da onun yerine başka hükümler ihdas eden Yahudileri kâfirl...
Mevlid bizim için milat olmalı. İslâmî hislerimizin, gerçekliği görecek duygularımızın, akleden kalplerimizin, sadece bakan değil, gören gözlerimizin, boş ve dedikodu konuşan değil, hakikati konuşan d...
İnsanın ruhî yönden Allah’a muhtaçlığı belki maddi yönünden daha fazladır. Dünyadaki maddî nimetler onun topraktan gelen bedeninin ihtiyaçlarını karşıladığı gibi, dini tâlimatlar da onun ruhî ihtiyaçl...
Metafizik âlemle bağı kopmuş, Allah ve ahiret inancı olmayan, bütün hedefi dünyalık elde etmek ve bedenî zevklerini tatmin olan sözde insan, gerçek insanî ve ahlâkî değerlerden yoksun korkunç bir varl...
Şehadete kurulu bir hayat yaşamıştı İsmail Heniye. İbrahim aleyhisselam’ın biricik oğlu İsmail gibi kendi canını ümmetin gözlerinin önünde Rabbine kurban vermişti. Konuşmalarında, hitaplarında ve tüm...
Cenâb-ı Hak insanı Kur’an-ı Kerim ile lafzî olarak ikaz ettiği gibi çeşitli vesilelerle, fiilî olarak da ikaz etmektedir. Ağaran saçlar, ağrıyan başlar, yıpranan bedenler, düşen yapraklar, biten mevsi...
Kim olduğumuza, ne yaptığımıza ve nasıl davrandığımıza dair her şey insanlara gösterdiğimiz sevgimizle, şefkatimizle, hizmetimizle, yardıma hazır oluşumuzla ölçülür. Mü’min kullar olarak en büyük eksi...
“İnançlara indirilen yumruklar, neslimizi bitap bıraktı. Asrın ıstırabı, irade ve iman hastalığıdır. Şefkat ve merhametle tedavi edilecek yerde, kin ve gayzla yumruklanan yaralarımız kanıyor. Vicdanım...
Sınırları öylesine zorladılar ki, insanın fıtratını bozmaya kadar ilerlediler. Varlığı itibarıyla önemini, değerini anlamaktan aciz kalanlar, arayışlarını karşı cinsi taklit ederek gidermeye çalıştıl...