Kader Bizi Çağırıyor

Bazı konuları akıl terazisinde tartamayız. Çünkü bu terazi o kadar ağırlığı kaldıramaz. Bu konuda ancak iman edip selamette olabiliriz. İnsanlığın kaderine gelince, akıl kardeş çok güzel izah etti. Yaratılan her şey gibi insanlık da bozulabilir

Hâlde hâldaş olalım, candan kardeş olalım. Muhabbet kervanında dosta yoldaş olalım.

- Ey azizan! Kader konusunda ne düşünürsünüz?

- Akıl olarak kader konusuna tam bir izah getiremiyorum. Her şahsın iradesi var, tedbir var ama takdir farklı tecelli edebiliyor. Bu noktaya gelince ne diyeceğimi şaşırıyorum. Mesela arabayla kurallara uygun olarak gidiyorsun, karşı şeritten gelen bir araç sana çarpıyor. Ne oldu, deyince akıl susuyor.

- Nefis olarak ben de kadere inanırım. İnşallah Mevlâ’mız kaderimi güzel yazmıştır. Ben çok hoyratım, bu sebepten başım beladan kurtulmuyor. Kötülükler benden uzak olsun, iyilikler bana yakın…

- Akıl kardeş, her insanın olduğu gibi insanlığın da bir kaderi var mıdır? Bu hususta kitaplar ne yazar?

- Bakın bu konu çok önemli. Evet, insanlığın da bir kaderi vardır. Bir buluş yapılır, dünyanın seyri değişir. Arabayı, uçağı bulunca mesafeler kısalır. Aşıyı, ilacı bulunca hastalıklar azalır. İstanbul’u fethedince bir çağ kapanır yeni bir çağ açılır… Biz konuşuyoruz ama gönül kardeş çok suskun duruyor.

- Kader denince dalıp gittim azizim. Kader, anlamaktan çok inanmak meselesidir. Ziya Paşa, “İdrâki meâlî bu küçük akla gerekmez,/Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.” demiş. Yani bazı konuları akıl terazisinde tartamayız. Çünkü bu terazi o kadar ağırlığı kaldıramaz. Bu konuda ancak iman edip selamette olabiliriz. İnsanlığın kaderine gelince, akıl kardeş çok güzel izah etti. Yaratılan her şey gibi insanlık da bozulabilir. Bunun için Allah (CC), peygamberler göndermiştir. Onlar da insanlığın ufkunda bir güneş gibi doğmuştur.

- Akıl olarak insanlığın bugün de bunalımda olduğunu görüyorum. Bundan sonra peygamber gelmeyeceğine göre…

- Doğru dersin kardeşim. Peygamber gelmeyecek ama Allah’ın (CC) yolundan giden doğru, dürüst insanlar ve âlimler peygamberin varisleridir. İşte bu insanları, kader yeniden tarih sahnesine çağırıyor.

- Nefis olarak böyle insanların kalmadığına inanıyorum. Herkes ancak kendi menfaatini düşünüyor. Hoş ben de öyleyim.

- Şöyle güzel bir söz okumuştum kitaplarda: “Güneş hâlâ doğuyorsa Allah (CC) insanlıktan ümit kesmemiştir.”

- Akıl kardeş doğru söylüyor. Aslında kötüler çok olduğundan değil, göze battıklarından çok gibi görünürler. Misal, bir şehirde onlarca ev yapılır, pek dikkat çekmez. Allah (CC) esirgesin bir ev yanarsa bak sen gürültüye! İyiler her zaman kötülerden çoktur. Aktif iyi olamadığımız için sesimiz gür çıkmıyor. Bunun için fedakâr öncülere ihtiyaç var. Bir insan kendini aşmadan başkalarına ulaşamaz.

- Üstat Necip Fazıl’ın bir sözü aklıma geldi gönül kardeş. “Her konuda ‘ben’ demek yanlıştır. Vatan ve din konusunda ‘Kim var?’ denilince bir adım öne çıkıp ‘Ben varım.’ demeliyiz.”

- Şimdi tam da o zamandayız. Dünyayı zulmün kara bulutları kaplamış. Hakikat güneşi doğsa karanlık darmadağın olacak. Zaten gecenin en karanlık ânı, aynı zamanda güneşin doğma zamanıdır. Şu an dünyanın çektiği bir doğum sancısıdır. İnşallah adalet güneşinin ilk ışıkları alnımıza vurmaya başlamıştır. Bu ışığı gönlümüzde ve aklımızda hissedip harekete geçmeliyiz.

- Gönül kardeş, söylediklerinize şunları ilave etmek isterim: Haksızlık karşısında gücümüz yetiyorsa elimizle, yetmiyorsa dilimizle, hiç değilse gönlümüzle haklının yanında olmalıyız. Bunun için de ilim ve teknikte ilerlememiz şarttır.

- Bir dakika kardeşim! Akılla gönül ele ele verip bizi savaşa sürüklemek istiyorsunuz. Akıllı olun, ben savaştan ve ölümden korkarım.

- Sakin olun canlar! Biz savaş filan istemiyoruz. Maddi ve manevi yönden haklının yanında kararlı olarak durmamız kâfidir. Son zamanlarda savaşa girmeden bazı dostlarımızın yanında durduk. Bunun olumlu sonuçlarını hep beraber gördük. Evet, ilim ve teknikte ilerlemeliyiz ama bununla beraber gönül cephemizi de sağlam tutmalıyız. Merhum Akif ne diyordu? “İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür,/İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.”

- Doğru dersin gönül kardeş. İmanla ve gücümüzle mazlumun yanında olmalıyız. Çanakkale’de ve İstklal Savaşı’nda Müslüman kardeşlerimizin bize yaptıkları yardımı unutabilir miyiz? Şimdi de biz, zor durumda olanların yanında olmalıyız.

-Sadece din kardeşlerimizin değil mazlum insanlığın da yanında olmalıyız. Yardıma muhtaç olan mazlumun dinine bakılmaz. Evi yanan bir insanı kurtarmadan önce dinini sorar mıyız? Biz yaratılanı, Yaratan’dan dolayı severiz. Gönül olarak şuna inanıyorum: Yarasaların gözü rahatsız olsa da adalet güneşi doğmuştur. Mazlumun gözündeki ışıltıdan anlıyorum ki bu güneş, cümle âlemi sarıp sarmalayacaktır. Allah (CC) yâr ve yardımcımız olsun…  

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle