Daha Nice Kırk Yıllara

Elinizdeki sayı 41. senemizin ilk sayısı. Kırk seneyi doldurduk, elhamdülillah. Bizi tam 480 sayıdır İslam’dan ihsana uzanan bir çizgide yayın yapmaya muvaffak kılan Rabbimize şükrederiz. Hataları, eksiklikleri ve kusurları ile bu vetirenin bizdeki karşılığı Hz. Süleyman aleyhisselam’ın kendisine bahşedilen muazzam mülk ve imkânlar karşısında titreyerek söylediği “Hâzâ min fazlı Rabbî” (Bu Rabbimin lütfundandır) hakikatidir. Kırk yıl Rabbimizin lütfudur ve bir şükür vesilesidir.

Kırk yıl, Kur’an dilinde kemal ve muhasebe yaşıdır. Kırk yaşa erişen kula bir dua tavsiye edilir. Bu dua şükürle beraber bundan sonrası için gereken mesuliyeti müdrik bir şuur niyazıdır: “Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeyi ve seni hoşnut kılacak sâlih ameller işlemeyi bana nasip et. Soyumdan gelenleri de sâlih insanlar yap. Tevbe edip senin kapına döndüm ve ben tam bir teslimiyetle sana boyun eğenlerdenim.” (Ahkâf, 15)

Yayıncı için bu dua, istikametten ayrılmamaktır. Yazar için, kalemin salih amele dönüşmesi niyazıdır. Okuyucu içinse, okunan hakikatin hayatta karşılık bulmasıdır. Ortak nokta en baştaki niyeti muhafazadır. En baştaki niyet, bizi son nefese kadar bırakmayacak kulluk mesuliyetini hatırlama ve hatırlatma çabasıdır. Biz bu dünyaya O’na dost olmaya geldik. Rahman ve Rahim bir Rabbimiz var. O mabudumuz, biz de O’nun kuluyuz. Elimizden geldiği kadar bu yolda çaba sarf etmek ve hayatı bu çaba ile tarif etmek hiç değişmeyecek niyetimizdir.

40 yıllık müstakim çizgi bir nimettir. “Rabbinin nimetini anlat…” (Duha, 11) ayeti fehvasınca biz bu sayıyı o nimeti anlatmaya hasrettik. Bahşedilen her nimet, aynı zamanda onu koruma sorumluluğunu da beraberinde getirir. Bu yüzden bu sayı, geride kalan kırk yılın muhasebesini yaparken, istikametten sapmamanın, sözün ve duruşun emanet bilincini diri tutmanın daha nice kırk yıllara taşınması duasıdır.

İmanı aşkla yaşamanın güzel numuneleri ile dolu zamanlar yaşıyoruz. Mübarek Ramazan ruhlarımızı sarıp sarmaladı. Hayatın her köşesinde sevinç var. Orucun telaşı bile güzel. İslam coşkusu evlerden okullara, sokaklardan alanlara her tarafa yayılıyor. Bu mübarek zamanlar, hayatın hengâmesi içinde unuttuğumuz ölçüleri yeniden hatırlatıyor. Sofralarda, dualarda, susuşlarda ve paylaşımlarda iman, sadece bir kabul değil hayata yön veren bir şahitlik hâline geliyor. Temennimiz odur ki bu bereketli zamanlar kalıcı bir diriliş, sürekli bir istikamet ve salih amele dönüşür.

Bin aydan hayırlı Kadir Gecenizi ve inşallah affedilme beratımızı alacağımız bayramınızı tebrik ederiz. İslam günleri ümmetin tekrar izzetle ayağa kalkmasının vesilesi olsun. Geride kalan kırk yılı, “Bu Rabbimin lütfundandır” ifadesiyle bir şükür vesilesi olarak selamlıyor, önümüzdeki yıllara, kırk yaş duasının bereketiyle “razı olunacak işler yapma” ve “ıslah edilmiş bir nesil yetiştirme” azmi ile niyet ediyoruz. Daha nice kırk yıllara… Yönü değişmeyen ama dili her daim tazelenen kulluk yolculuğumuza yeniden bismillah… Bir sonraki sayıda tekrar buluşmak ümidiyle Allah’a emanet olunuz.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle