Sünnette İrâde Eğitimi
"İrâde” ile “idâre” arasındaki fonetik benzerlik hep dikkatimi çekmiştir. Bu iki kelime ses bakımından benzediği gibi mânâ bakımından da benzemektedir.
"İrâde” ile “idâre” arasındaki fonetik benzerlik hep dikkatimi çekmiştir. Bu iki kelime ses bakımından benzediği gibi mânâ bakımından da benzemektedir.
İlk temas. Akıl eşyaya dokunuyor. Yalnızlığına çare arıyor. Boşluğu dolduruyor irade. Şuurun şavkı vuruyor eşyanın yüzüne. İnsanın biricikliği her bir şeyin köşesinde kristalleşiyor.
Allah Teala Mülk Suresi’nde meâl olarak şöyle buyurmaktadır. “Hanginiz daha güzel amel yapacak diye sizi sınamak (ve bunu size göstermek) için ölümü de dirimi de yaratan O’dur..”1
Yeni görev yerim yine bir köy ortaokuluydu. Buradaki görevimin ilk yılını tamamlamak üzereydim. Dağı, ovası, deresi, tepesi, köyü, şehri her tarafı yemyeşil olan Karadeniz’den dört tarafı kıraç, kupkuru olan bu yeni görev yerime alışmaya çalışıyordum
Tasavvufta “yokluk” kavramı etrafında şekillenen tarifler ve mana muhtevaları, temelde Allah’ın Bakîliği ve yarattığı her şeyin fanîliği çerçevesinde yerini alır.1 Bu husus başta kelime-i tevhidde olmak üzere Kur’ân’ı Kerim’de de sık sık vurgulanır.
Acılar kasıp kavuruyor ümmet coğrafyasını, bu doğru. Ba-zan Bos-na’da yanıyoruz, bazan Ara-kan’da... Doğu Türkistan’da, Filis-tin’de hep yanıyoruz, Çeçe-nistan’da hep... Ku-düs bitmeyen yürek sızımız.
Zaman akıp gidiyor, etkisi üzerimizde o kadar hissediliyor ki şaşırmamak elde değil. Daha dün çocuk denilecek vakitleri yaşarken bu gün bir bakıyoruz ki olgunluk yaşları gelivermiş. Yıllar onları takip eden vakitler ve onların bizlere yaptıkları nice
Ünlü yazar Tolstoy gerçek insanı şöyle tarif etmiş “Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını anlayabiliyorsa insandır.” Şairlerin sultanı üstat Necip Fazıl: “Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık” derken, derdinin farkında olmayanların de
Sa’d İbni Hayseme el-Evsî radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’le ikinci Akabe’de buluşan bir iman eri!... İkinci Akabe görüşmelerinde biat edenler arasından temsilci (nakîb) olarak seçilen bir bahtiyar!... Hicrette bekar