MUSAHABE

Rıfk ve Tahammül

İslâm, mü’minlere dîne ve dünyaya âit bütün işlerde tāssub ve ifrat göstermeyerek tahammüllü olmayı emrediyor.Hain veyahut muhârib olmamak şartıyla isterse gayr-i müslim olsun herkese karşı rıfk ile muâmeleye teşvikte bulunur.Peygamberimiz -sallallah...


Tesettür İmanın Gereğidir

"Ey Nebiy-yi zîşân! Sen zevcelerine ve kerîmelerine vesâir mü’minlerin zevcelerine de ki: Onlar bürgülerini üzerlerine bürünsünler zîra; onların bürgülerini üzerlerine bürünmeleri onların bilinip de eza olunmamalarına ziyâde yakındır. Hâlbuki Al


Uhud Şehitlerine Verilen Müjdeler

İbn-i Abbas (r.a.)’ın rivayetine göre, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ashabım! Din kardeşleriniz Uhud Harbinde şehit düşünce Allah onların ruhlarını yeşil kuşlar halinde yarattığı bir takım şekillere koydu. Şimdi onlar cennet...


Yarın Yaparım Diyenler...

Ey oğul! Cenâb-ı Hakk’ın inâyetiyle sana genç yaşta tevbe ile mâneviyata yönelmek nasîb olmuştur. Cenâb-ı Hakk nefis ve şeytandan sana bu tevbe üzerine sebat müyesser eylesin. Bu yolda mesâfe kat etmek için mubahın bile fazlasından sakınarak zarûret...


Hacc-ı Mebrûr’un Alameti Ahirete Rağbettir

Ebû Hüreyre radıyallahü anh anlatır, sallallahü aleyhi ve sellem efendimize; – “Amellerin faziletçe en üstünü hangisidir?” diye sorulmuştu. Rasûl-i Ekrem hazretleri buyurdu: – “Allah’a ve Rasûlü’ne imandır.” Sonra hangisidir, denildi. – “Allah yol


Ben İki Kurbanlığın Oğluyum

Vaktâki İbrâhim’in oğlu kendisiyle beraber maîşet işlerinde sa’y edip pederine yardım eder oldu, İbrâhim şefkatle oğluna rüyâsını anlatmağa başladı: – Ey oğulcuğum, ben rüyâda görüyorum ki, Allah Teâlâya kurban için ben seni kesiyorum. Sen şu rüyâ h


Hazret-i Ebû Bekir (radıyallahu anh) Efendimiz’in Duası

Yezîdü’r-Rakkâşî’nin naklettiği bir rivâyete göre, Said bin Müseyyeb şunları anlatmaktadır:


Hastalık Dönemlerinde İlâhî Devâyı İstemek

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre Rasûlullah (s.a.v.): “Hak Teâlâ Hazretleri şifâsını indirmediği bir hastalık vermemiştir.”(Buhâri) buyurmuştur. Ve yine İmam Ahmed, Enes (r.a.) rivâyet eder ki: “Gerçekten Allah Teâlâ Hazretleri hastalık verdiği


Cennette Cemâlullahı Görenler

Mü’minler cennete girince, herkes hiç şaşırmadan kendi makamını, kendi kürsüsünü bulur ve doğruca oraya gider. Cenâb-ı Hak cennette herkese mutlaka bir kürsü vermiştir. Her mü’min hangi kapıdan gireceğini, hangi yoldan gideceğini, hangi kürsüye otura


Civarımızda Bulunan Mazlumlardan Sorumluyuz!

Câbir bin Abdullah -radıyallahu anh-’dan rivâyete göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Her kişi -ister zâlim olsun ister mazlûm olsun- Müslüman kardeşine yardım etmelidir. Dîn kardeşi zâlim ise irtikab etmekt