Müslüman Olmak...
Müslüman olmak… Günahlarını küçük görerek kendini beğenmek yerine, kendini/yaptıklarını yetersiz görüp hep daha hayırlısını nasıl başarabilirim çabası ile ömür basamaklarını tırmanmayı gerektirir.
Müslüman olmak… Günahlarını küçük görerek kendini beğenmek yerine, kendini/yaptıklarını yetersiz görüp hep daha hayırlısını nasıl başarabilirim çabası ile ömür basamaklarını tırmanmayı gerektirir.
Günümüzde hamur kıvamındaki yavrularımıza, bizim dışımızda da birçok müdâhale eden var. Biz de bu hâricî müdâhalelerin art niyetli olanlarını, kendi aklımız, bilgimiz ve tecrübemizle olabildiği kadar sınırlamaya çalışmalıyız. Bu kolay bir iş değildir
Bedel, sadece canla ödenmez. Bazen malını vermekle, bazen uykusuz gecelerle, bazen ayağına batan dikenle, bazen nefsi ezip geçmekle, bazen alışkanlıklarından vazgeçmekle, bazen de rahatını terk etmekle ödenir. Lükslerine düşkün, rahata alışmış, en kü
Mukaddes hac ibadeti, her şuurlu mü’min için önemli kararlar aldırır. Haccın öncesi ve sonrası birbirinden ayrılır yahut ayrılmalıdır. Haram ve günahlar bir tarafa; şüpheli şeylerden, boş meşgalelerden kurtulma, âdeta hayata yeniden başlamanın adıdır
Muhyiddin İbnü’l-Arabî Hazretleri vâlidesi Nur el-Ensâriyye’yi çok sever, çok kıymet verir, el üstünde tutardı. Muhyiddin-i Arabî, meşhur eseri Fütûhât-ı Mekkiyye’de anlattığı rûhânî mîrâcında, vâlidesi Nûr el-Ensâriyye’nin mânevî değerini gösterecek
Beni en çok etkileyen, tabiî ki hidâyet merasimleri... Rabbimize, âhir zamanın buhranları içinde bize böyle bir güzelliği yaşattığı için şükrediyoruz. Bizi bu hizmete vesîle ve âmâde kıldığı için de kendimizi çok bahtiyar addediyoruz. Yüzlerce kişi a
Şubat soğuk olur, üşütür insanı. Fakat bu Şubat ülkeyi, hatta insanlığı hasta etti. Ayağı dışarıda, dışarıdan omurgalı bir Şubat... Tâ ilkokulda öğrenmiştim Şubat 28 çeker diye... Öyle de oldu, hem 28 çekti hem de bize çektirdi. Adı 28 Şubat oldu çek
Muhterem Okuyucularımız; Hayat ve ölüm, Cenâb-ı Hakk’ın insanları denemek için yarattığı birer hakikattir. Hayatın mânâsı ölümde, ölümün derinliği hayatın med-cezirleri içindedir. Dünya hayatının bütün muhatevâsı, insan açısından ya sabır ya da şük...
Kimse eline geçen bolca mal için “Bu bana fazla!” demez, “Ben bunu hak ettim!” der. Zira nefis böyledir, hep daha fazlasını ister. Oysa elimizdeki fazlalıklara, “Rabbim, başkasının ihtiyaç duyduğu malı da bana zimmetledi!” şuuru ile bakmak gerekir.
Haccın âcizâne en çok hisse aldığımız kısmı, bir yönüyle ölüme hazırlık ve âhiret provası olmasıdır. Hac ibadeti vesîlesiyle; mü’min en sevdiklerinden, çevresinden, arzu ve isteklerinden tamamen uzaklaşacağı hakiki ölüm ânını, daha hayattayken hisset