“Kim ki rızkının bereketlenmesi, bakiyye-i ömrünün uzaması kendisini sevindirirse o kimse sıla-i rahm etsin.” buyurduğunu Enes -radıyallahu anh- işittim demiştir.[1]
Sıla-i rahm vâcibtir. Terki mes’ûliyeti mûcibtir. Bu hususta müteaddid ehâdis-i şerîfe vardır.
Bu sıla-i rahm, yakın akrabanın derecesine göre sevabı da fark ettiği gibi ziyaret edilen zâta yapılan iltifat, selâm veya yardım, hizmet ve muâvenetin derecesine göre değişir. Bazı sıla-i rahm vâcibtir, bazısı müstahabtır.
Abdullah ibn-i Semüre -radıyallahu anh-’ten rivayete göre:[2] Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuştur ki:
“Dün gece ümmetimden birini menâmımda gördüm. Kendisine melekü’l-mevt (Azrail) -aleyhi’s-selâm- ruhunu kabzetmek için gelmişti. Fakat bu zâtın babası hakkındaki birr u ihsânı temessül edip melekü’l-mevti bu ümmetimin yanından reddetti.” Terğib ü Terhîb sahibi bu hadîse hasendir demiştir.
Buhârî ve Müslim’in Abdullah ibn-i Mes’ûd -radıyallahu anh-’ten müştereken rivayetine göre:
Bir kerre ben hangi amel ve ibâdet hayırlıdır, diye sordum.
Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem-:
– “Vaktinde kılınan namaz...” buyurdular. Sonra hangi ibâdet hayırlıdır, diye sordum:
Rasûl-i Ekrem -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem-:
“Anaya babaya birr u ihsan...” buyurdu.
Tekrar sordum, Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem-:
– “Allah yolunda cihâd etmek...” diye cevâb verdi.
Ali ibn-i Ebî Tâlib -radıyallahu anh-’ten silsiletü’z-zeheb hâlinde ehl-i Beyt-i Rasûlullah tarikiyle rivayet olunduğuna göre:
Hazret-i Ali -radıyallahu anh-, Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem-’e:
يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ وَيُـثْبِتُ
“Allah dilediği şeyi mahveder, dilediğini de isbât eder.” kavl-i şerifinin mânâsını sormuş, Rasûl-i Ekrem -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- cevaben:
“Bununla maksad Allah rızâsı için sadakadır. Anaya, babaya birr u ihsandır, sıla-i rahmdir. Yâ Ali! Bu hasâilden her biri şekâveti saadete tahvil, ömrü ziyâde etmeye, fena kimselerle karşılaşmaktan vikâyeye vesile olur.” buyurmuştur.
Bu hadîs-i şerîf, Hazret-i Ömer, İbn-i Abbâs, Câbir -radıyallahu anhüm-’den rivayet edilmiştir.
Keza Abdullah İbn-i Amr İbn-i Âs -radıyallahu anhümâ’dan Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz’in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur:
“Bir kimse sıla-i rahm eder de ömründen üç gün kalmış bulunursa Allah -azze ve celle- onun ömrünü otuz sene uzatır. Bir kimse de kat-ı rahm eder de otuz sene ömrü bulunursa Allah -azze ve celle- bunun ömrünü kısaltır da üç güne indirir.”
İşte bu hadîs-i şerîf ümmetini hayra terğib ve mâsiyetten terhîbe dâir (hadîs-i hasen) olduğu Buhârî şerhinde bildiriliyor.
Câmiu’s-Sağîr hadîslerinden:
“Anaya, babaya hizmet, itaat ve ihsan sebebiyle Cenâb-ı Allah -azze ve celle- Hazretleri insanın ömrünü müzdâd buyurur.”
“Vâlideyne ihsan ömrü tezyid eder. Yalan söylemek rızkı tenkîs, duâ-i hayr da kazâları reddeder.” buyurulmuştur.
(M. Sâmi Ramazanoğlu, Musâhabe 1, s.140)
[1]. Buhârî, Tecrîd-i Sarîh, c.: 6; s.: 436.
[2]. Buhârî, Sahîh Şerhinde.


YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!