GÖNÜL ERLERİ

Bir Vakıf İnsan: Gönenli Mehmet Efendi

Senden bir kimse yardım umdu mu sakın boş çevirme. Senin ihtiyacın olduğu zamanda Rabbin sana gönderir, verir. Bu alışveriş, Rabbinle aranda olan alışveriş ne güzeldir.


“Keşke 20 Sene Önce Ölseydim de…” Süleyman İbni Surad Radıyallahu Anh

Süleyman İbni Surad radıyallahu anh şecaatli olduğu kadar, muhabbet ve merhamet dolu, rakik bir gönle sahibti. Kavmi arasında sevilen, hürmet edilen, saygın bir kişiliği vardı.


Bir Şehadetin Hikayesi: Es’ad Erbilî Hazretleri (K.S.) -10-

Bu yazımızda, mahkemenin sonuçlanması ve idamlarla ilgili bölümünü ele almak istiyoruz.


İki Akabe’de Bulunan Sahabi Muaz İbni Hâris Radıyallahu Anh

Bir rivayete göre de Ebû Cehil’i, Muâz ile Muavviz’in yaraladıkları daha sonra onu Abdullah ibni Mes‘ûd radıyallahu anh’ın öldürdüğü belirtilmiştir. Ayrıca Muavviz ile Avf’ın Bedir Gazvesi’nde Ebû Cehil’in bacağını kestikleri, Ebû Cehil ile oğlu İkri


Hak Dostlarından Hikmetler

Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur: “Güzel huylu birinin ağzındaki soğan kokusu, kötü huylu kimsenin elindeki gülden daha güzeldir.”


Bandırmalı Tatlıcı Ali Abi -2

Yine Naci Öztürk abimiz anlatmıştı: Bir gün tatlı dükkanına kasketli bir adam gelip oturmuş. Islık çalıyormuş. “Aga, ver bir tatlı bakalım” demiş. Ali abi bu adamın hâlinin farklı olduğunu anlamış. Küçük bir kâse sütlaç vermiş, kendisi de yanına otur


Bandırmalı Tatlıcı Ali Abi

4 Ağustos 2008 tarihinde aramızdan ayrılıp dâr-ı bekâya göç eden, tasavvufî terimle “sırlanan” Bandırmalı Tatlıcı Ali (Öztaylan) abinin ardından Altınoluk dergisinde (Eylül 2008) bir yazı kaleme almış ve orada bazı hâtıralarını kaydetmiştik. Aradan g


Eşcâ Kabilesinin Sancaktarı: Ma'kıl İbni Sinan el-Eşcaî radıyallahu anh

Ma’kıl ibni Sinan el-Eşcaî radıyallahu anh, kendi kabilesinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i ilk tanıyan ve Efendimize ilk teslim olan bahtiyarlardan!...


Bir Şehâdetin Hikayesi: Es’ad Erbilî Hazretleri (k.s.)

Olayla ilgili olarak ülkenin her tarafından getirilen 2200 sanık sorgulandı. Yapılan sorgulama sonucu mahkeme kayıtlarına göre bunların 105’i yargılanmak üzere mahkemeye sevk edildi. Zafer İlkokulu mahkeme salonuna dönüştürüldü.


Hak Dostlarından Hikmetler

Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur: “Küçükken terbiye görmeyen, büyüdüğünde hiç terbiye edilemez ve iflâh olmaz. Bir yaş çubuğu istediğin gibi bükebilirsin. Fakat kuru çubuğu doğrultmak için, ateşe tutmak lâzımdır.”


1