İslâm Dünyası'ndan

0
Sayı: Temmuz 1987

MISIR'DA BİNLERCE MÜSLÜMAN TUTUKLANDI

Mısır'da Mübarek rejiminin Müslüman tutuklama krizi yeniden nüksetti. Her fırsatı değerlendiren rejim, kendilerini sinek ısırsa suçluyu Müslümanlar arasında arar hale geldi.

5 Mayıs'ta eski bakanlardan General Hasan Ebu Başa'ya düzenlenen başarısız bir suikast teşebbüsünün ardından, İslamî hareketlerin binlerce taraftarı tutuklandı. Batı basını sadece 850 kişinin tutuklandığını yazarken, kendisiyle görüştüğümüz Şeyh Ömer Abdurrahman, tutuklu sayısının 10 bini aştığını söylüyor.

Ülkenin çeşitli kesimlerindeki tutuklamaların temelde Cihad örgütüne yönelik olduğu gözlenirken, Yukarı Mısır'da oldukça aktif olan Cemaat-i İslamî'nin de çok sayıda üyesinin tutuklandığı belirtiliyor.

Kahire'nin Gizirah bölgesindeki evinin yanında otomobilinden çıkarken açılan ateş sonucu kolundan ve bacaklarından yaralanan General Ebu Başa'nın anti-İslamî terör konusundaki uzmanlığı ülke çapında biliniyor. Ayrıca Başa, eski İçişleri Bakanı Nebevî İsmail'le birlikte Cihad'ın ve öteki İslamî grupların üyelerine işkence yapmaktan sorumlu tutuluyor.

1945 yılında Polis Kolejinden mezun olan Ebu Başa, Mısır emniyet örgütünün siyasi şubelerinde uzun süre çalıştı. 1975'te Emniyet Müdürü iken Şükrü Ahmed Mustafa'nın lideri bulunduğu Tekfir vel Hicrah örgütünün üyelerini tutuklattı.

1978'de ise İçişleri Bakanı'nın siyasî güvenlikten sorumlu birinci yardımcılığına getirildi.

Enver Sedat'ın 6 Ekim 1981 'de öldürülmesinden sonra, İslamî örgütleri ve özellikle Cihad'ı çözmekle görevlendirilirdi. Hapishanelerde en vahşice psikolojik işkenceleri yapmakla ün kazanmış Abbud ez-Zummur'u öldüren örgütü bulup tüm elemanlarını tutuklama opera-sonlarında kilit rol oynadı Ebu Başa. Geçtiğimiz yıllarda Asyut'ta bir polis garnizonunda 70 polisin öldürülmesi üzerine çıkan olaylarda binlerce Müslümanı tutuklatan da yine aynı general oldu.

Ebu Başa'nın İslamî hareketlere karşı verdiği "amansız" mücadelede kazandığı "haklı" ünü, onu 1982'de İçişleri Bakanı koltuğuna oturttu. 1984 Temmuz'unda Yerel Otorite Bakanı oldu. 1986 Kasım'ında da bu görevinden ayrıldı.

Ebu Başa'ya açılan ateşten sonra tutuklanan binlerce insan arasından seçilen üç genç, suikasttan sorumlu tutuluyor. Rejimin propaganda servisleri, toplu tutuklamaları haklı göstermek için olayın ferdî bir girişim olmadığını, rejimi yıkmak için yürütülen faaliyetlerin bir parçası olduğunu iddia ediyor.

Bu olayın fırsat bilinip tutuklamaların halen sürdüğü ve başka tutuklamaların da beklendiği bildiriliyor.



FİLİSTİNLİLER ARASINDA BİRLİK SAĞLANDI AMA NASIL?

Filistin Kurtuluş Örgütü FKÖ, son yıllarda en büyük sorun olarak karşısına çıkan "dağılma" problemini çözerek milli birliği sağlamış görünüyor.

Milli birlik sağlanmış görünüyor ama nasıl? Londra'da yayınlanan Arapça El-Mecelle dergisinin yazdığına göre, sorunu görüşen Filistin Ulusal Konseyi'nin toplanmasında en büyük rolü Sovyetler Birliği oynadı. Sovyetler, önce, Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'a FKÖ ile ilişkilerini düzeltmesi "tavsiyesinde" bulundu. Esad da Filistin Ulusal Konseyi'nin toplanmasına engel olmama sözü verdi. Ayrıca, Filistin Ulusal Konseyi'nin alacağı kararlar doğrultusunda FKÖ ile ilişkilerini yeniden gözden geçirecekleri konusunda teminat verdi. Böylece hiçbir engelle karşılaşmadan toplanabilen Ulusal Meclis'in aldığı kararla Moskova yanlısı grupların örgüte aktif katılımı sağlanarak FKÖ'de etkinliğini yitirmiş olan SSCB'nin durumu güçlenmiş oldu.

Rusya'nın Filistin'in sorunlarının çözümüne yaptığı bu müdahale, Gorbaçev'in yeni Orta Doğu politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.



SİNGAPUR'da MÜSLÜMANLAR ORDUYA ALINMIYOR

Dünyanın birçok ülkesi ile ilişkileri çok iyi olan ticaret ülkesi Singapur, kendi vatandaşlarının bir bölümü ile hiç de iyi geçinmiyor.

Asya'nın güneyinde bulunan Malezya yarımadasının ucunda bir adacık olan Singapur'da büyük çoğunluğu Müslüman olan Malaylar ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Hayatlarını memur, işçi ve küçük sanatkar olarak kazanan Malayların orduya girmeleri ve hele üst kademelere gelmeleri hemen hemen hiç mümkün değil. Ayrıca, sivil yönetimde de üst düzeyde bir mevkiye kesinlikle getirilmiyorlar.

Bu ayırımcı politikanın geçtiğimiz günlerde bir bakan tarafından açıklanması, bardağı taşıran damla oldu. Singapur kabinesinin adından en çok söz edilen Ticaret ve Endüstri Bakanı General Lee Hsien Loung, geçen şubat ayında Malayların silahlı kuvvetlerde görev almasının mümkün olmadığını, dinî duygu ve inançlarının Singapur'u savunmalarına engel teşkil edeceğini iddia eden bir demeç verdi.

Bunun üzerine Müslümanlar bu ayırımcı politikayı protesto eden büyük gösteriler düzenlediler. Ancak, Müslümanlar tarafından Uzak Doğu'nun İsrail'i olarak görülen Singapur yöneticilerinin bu konuda bir yumuşama göstermeleri beklenmiyor.



SOSYALİST REJİM İSLÂM'a KARŞI

Yugoslav televizyonunda geçtiğimiz ay yayınlanan bir belgesel film, resmî çevrelerin eleştirilerine maruz kaldı. Yugoslavya'da yaşayan dinî azınlıkları konu alan belgesel, Yugoslavyalı parlamenterler tarafından "eleştiri unsuru" içermemekle ve dinî faaliyetleri popüler hale getirmekle suçlandı. Müslüman dervişlerin gösterildiği belgesel filme yönelik suçlamaların ardından, Belgrad'da yayınlanan NÎN gazetesi, İslam'ı ve Müslümanları eleştiren iki yazı yayınladı. Bir devlet memuru tarafından kaleme alınan yazıda, Yugoslavya'daki ayrılıkçı hareketleri cesaretlendiren ve gayri-müslim halka karşı düşmanlık duyguları oluşturan temel unsurun İslam olduğu ve Kur'an'ın problemlerin ana kaynağı olduğu belirtiliyordu.

Yugoslavyalı Müslümanlar da bu yazı ve eleştiriler üzerine resmî bir cevap yayınladılar.



KUDÜS YARASININ 20. YILDÖNÜMÜ

İslâm'ın üçüncü kutsal beldesi Kudüs'ün işgalinin yirminci yıldönümünde hâlâ esaret altında bulunması, Müslümanların büyük bir acısı olarak yüreklerde...

Kudüs'ün, yayılmacı ve saldırgan bir politika izleyen siyonist İsrail tarafından resmen işgali üzerinden yirmi yıl geçti ve kurtuluşu için henüz hiçbir şey yapılabilmiş değil. Ancak, Kudüs'ün gerçek anlamda İslam hakimiyetinden çıkışı çok daha eski yıllara, Osmanlı devletinin yıkılışı üzerine İngiliz'lerin Filistin'e geldiği yıllara dayanıyor. Yetmiş yıl önceki İngiliz işgali, bölgedeki Müslüman hakimiyetinin sona erip İsrail devletinin kuruluşuna ve Kudüs'ün işgaline en büyük zemin teşkil etmişti.

1948'den 1967'ye kadar Ürdün'ün kontrolü altında kalan Kudüs'ün bugünkü işgal altında bulunan Kudüs'ten tek farkı, dünyanın çeşitli yerlerinden gelen Müslümanların ziyaretlerine açık olmasıydı. 1967'de ise İsrail'in kontrolüne geçti.

O günden bugüne, tam 20 yıldır, İslam'ın dinmeyen bir yarası olarak kanıyor Kudüs.



İSLÂM DÜNYASININ GÜNDEMİNDEN

ABD'nin Atlanta eyaletinde Darül İslam Camii imamı Mücahid Bilal Abdurrahman, 27 Nisan gecesi eşiyle birlikte dükkanından çıktığı sırada maskeli bir saldırganın açtığı ateş sonucu ağır yaralandı.

BANGLADEŞ'te Hilafet hareketinin kurucularindan Hafizu Huzur adiyla bilinen büyük alim Mevlana Muhammed, 7 Mayis'ta Dakka'da öldü. Cenazesine 300 binden fazla insan katildi.

BANGLADEŞ'in Avami Birligi Partisi lideri Şeyh Hasina Vezid, General Erşad'in ülkesinin bir gün "Islam Devleti" olacagini açiklamasi üzerine, Erşad'i iç savaş ihtimalini körüklemekle suçlayarak Bangladeş'in laiklik temeli üzerine kuruldugunu ve yönetimde Islam unsuruna yer verilemeyecegini söyledi.

SOMALİ'de son iki ay içersinde birçoğu çocuk, ve yaşlılardan oluşan 600 kişi açlık yüzünden hayatını kaybetti. İçişleri Bakanı Ahmed Süleyman Abdalla'ya göre, üç milyon insan daha açlık yüzünden ölümle savaşıyor.

AFGANİSTAN'ın şimdiki Devlet Başkanı Necibullah'la eski başkan Babrak Karmal'ın arası iyice açıldı. Geçen Mayıs ayında Kabil'de Karmal taraftarlarının sorumlu tutulduğu patlamalardan sonra, Babrak Karmal Sovyetler Birliği'ne sürgüne gönderildi.

FAS, CEZAYİR ve KUZEY YEMEN, 1979 Mart'ında Camp David anlaşmasını imzalayan Mısır'la kestikleri diplomatik ilişkileri bu yılın ekim ayında yeniden gözden geçirecekler.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook