Haccın Hükümleri

0
Sayı: Ekim 2010

Hac; belirli yer ve zamanda hac niyetiyle ihrama girip, Arafat’ta vakfe ve Beytullah’ı ziyareti kapsayan bedenî ve mali bir ibadettir. Belli şartları taşıyanlara haccın farz oluşu Kitap, Sünnet ve icma delilleri ile sabittir.

Hudeybiye antlaşmasından sonraki yılda inen aşağıdaki ayette, başlanan bir hac veya umre ibadetinin tamamlanması bildirilir: “Hac ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (hac veya umre için ihrama girdikten sonra) engellenirseniz, kolayınıza gelen bir kurban gönderin ve bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin! İçinizden kim hasta olur veya başında bir rahatsızlığı bulunursa, fidye olarak oruç tutması veya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Sonra engel kalkıp güvene kavuştuğunuzda, her kim hac zamanına kadar umreden yararlanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. Kurban bulamayan, üç gün hac sırasında, yedi gün de (beldesine) döndüğünde olmak üzere, tam on gün oruç tutar. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram çevresinde oturmayan kimseler içindir. Allah’tan korkun ve bilin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”1

Haccın, gücü yeten mü’minlere farz oluşu şu ayetle sabittir: “Onda apaçık deliller, İbrahim’in makamı vardır. Oraya giren kimse güvenlik içinde olur. Ona gitmeye gücü yetenlerin, o Ev’i (Kâbe’yi) haccetmesi Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Artık kim inkâr ederse, Allah bütün âlemlerden müstağnidir!”2

Bu ayet inince Hz. Peygamber: “Allah size haccı farz kıldı, haccediniz” buyurdu. Birisi “Her yıl mı?” dedi. Allah’ın Rasûlü sustu. O, sorusunu üç kez tekrarladı. Sonra Allah’ın Rasûlü şöyle buyurdu: “Eğer evet deseydim, hac her yıl üzerinize farz olur, buna da güç yetiremezdiniz.”3 İbn Abbas’tan yapılan rivayette şu ilâve vardır: “Kim birden çok hac yaparsa, bu nafile hac olur.”4

Hicretin 8. yılında Mekke fethedilmiş, Attab b. Esîd Mekke valisi tayin edilmişti. Attab o yıl Arap geleneğine göre hac yaptırmıştır. Hicretin 9. yılında Hz. Ebu Bekir hac emiri tayin edilmiş ve ilk islâmî hac yaptırılmıştır. Hicretin onuncu yılında Rasûlüllah (s.a.s) tarafından Veda Haccı yapılmıştır.

Haccın farzları:

Hac için ihrama girmek, Arefe günü Arafat’ta vakfe yapmak ve kurban bayramının ilk gününden itibaren Kâbe’yi ziyaret tavafı yapmaktır. Hac için ihrama, Mikat sınırları içinde oturanlar, bulundukları yerden, dışarıdan gelen ve âfâkî denilen hacılar ise Mikat sınırında girerler.

Haccın farz olmasının şartları: Müslüman olmak; ergen ve akıllı olmak; hür olmak; vakit ve haccı ifaya güç yetirmektir. Güç yetirme kapsamına; beden sağlığı, gerekli maddî güce sahip olmak, yol güvenliğinin bulunması ve kadın yolcunun yanında mahremi olması gibi hususlar girer.

Haccın vacipleri:

a) İhrama Mikat denilen sınırlardan veya bir darlık olmayacaksa daha önceden girmek, b) Arefe günü Arafat’ta vakfeyi, güneşin batışına kadar uzatmak, c) Müzdelife’de vakfe yapmak, d) Safa ile Merve arasında sa’y yapmak, e) Sa’ye Safa tepesinden başlamak, f) Mina’da, belirlenen yerlere taş atmak, g) Hac menâsiki tamamlanınca tıraş olmak veya saçları kısaltmak, h) Tavafa haceru’l-esved tarafından başlamak, i) Kâbe’nin etrafında tavafı sağı izleyerek yapmak, j) Tavafı özrü olmayanın yürüyerek yapması, k) Tavaf sırasında avret yerleri örtülü olmak ve abdestli bulunmak, l) Tavafı “hâtim” denilen yarım hilalin dışından yapmak, m) Dört şavtı farz olan ziyaret tavafını yediye tamamlamak, n) Her tavaftan sonra iki rekât “tavaf namazı” namaz kılmak, o) Ziyaret tavafını Kurban bayramının ilk üç gününde yapmak, ö) Kıran ve temettu haccı yapanlar için şükür kurbanı kesmek, p) Şeytan taşlama, kurban kesme ve tıraş olma konusunda sırayı gözetmek, r) Mikat sınırları dışından gelen hacıların veda tavafı yapması.

Haccın vaciplerinden birini terk etmek kurban cezasını gerektirir. Ancak terk edilen bu vacip yeniden yapılabilen türden olur ve iade edilirse ceza düşer. Abdestsiz yapılan tavafın, yeniden abdestli olarak yapılması, tavaf namazının sonradan kılınması, bir özürden dolayı geri kalan şeytan taşlamaları en geç bayramın dördüncü günü kaza etmek veya vekil aracılığı ile attırmak gibi.

Haccın sünnetleri:

a) İhrama girerken temizlik amacıyla boy abdesti veya namaz abdesti almak, kokulanmak ve iki rekât ihram namazı kılmak, b) Erkeklerin ihram için iki parça beyaz bir havlu kullanması, c) İhramdan sonra her namazın arkasından, yokuş iniş ve çıkışlarında “telbiye” getirmek, d) Kudüm tavafı yapmak, d) Kudüm tavafında veya farz tavafta “remel” yapmak, yani tavafın ilk üç şavtında güçlü görünecek şekilde dik ve canlı yürümek. e) Safâ ile Merve arasındaki iki yeşil direk arasında koşmak, f) Zilhicce’nin sekizinci günü ve Kurban bayramı günlerinde Mina’da kalmak, g) Mina’dan Arafat’a güneş doğduktan sonra, Müzdelife’den Mina’ya ise güneş doğmadan önce hareket etmek.

Haccın sünnetini terk eden sevap ve faziletinden mahrum kalırsa da, kendisine kurban veya sadaka gibi bir ceza gerekmez.

Hac veya umre yolculuğunda âdetli veya loğusa olan bayanlar da, Mikat sınırında boy abdesti veya namaz abdesti alarak, hac veya umre niyetiyle telbiye getirip ihram sürecini başlatırlar. İhramlı iken âdet görmek ihram sürecini kesmez. Bu durumdaki bayan, hacda bayram sabahından itibaren yapılması gereken ve farz olan Kâbe tavafını temizlenince yapar. Umre yapacak bayan da, âdet günleri sona erinceye kadar ihram halini korur ve temizlenince tavaf ve sa’y yaparak umreyi tamamlar.

Nitekim Veda Haccı sırasında ihramlı iken âdet gören Hz. Aişe’ye, Allah’ın elçisi Kâbe’yi tavaf ve sa’yin dışında, diğer hac menâsikini yapabileceğini bildirmiştir. Hz. Aişe’nin âdetli olması yüzünden eksik kalan umresini yapmak istemesi üzerine de, kurban bayramından sonra, Ten’im’den ihrama girerek yapmasına izin vermiştir. Bu sırada Hz. Aişe’ye, kardeşi Abdurrahman eşlik etmiştir.5

Diğer yandan Veda Haccı için Medine’den hareket edilip Zülhuleyfe Mikat sınırında ihrama girileceği sırada, Hz. Ebu Bekr’in eşi Esma binti Umeys (r.a) doğum yapmıştı. Hz. Peygamber onun sağlıklı ve hacca istekli olduğunu görünce, boy abdesti alarak telbiye getirmesini ve hacca devam etmesini bildirmiştir.6

Şafiilere göre Safâ ile Merve arasında sa’y ve bir görüşe göre tıraş olmak veya saçları kısaltmak haccın farzlarından, hatta rükünlerindendir.

Hac yasakları:

a) Hac için ihramlı olduğu sürece cinsel ilişkide bulunmak, saç ve sakalını kesmek, tırnak kesmek, koku sürünmek, erkek hacının başını ve kadının ise yüzünü örtmek, dikişli elbise giymek. b) Başkasını tıraş etmek, harem veya hıll bölgesinde (Mikatla harem arasındaki bölge) avlanmak, haremdeki ağaç ve yeşilliklere özürsüz olarak zarar vermek.

Yukarıdaki yasakları çiğneyen hacı adayı, yasağın durumuna göre; büyükbaş ya da küçükbaş hayvan kurban kesmek veya sadaka vermek suretiyle bu eksikliği giderebilir.

Nitekim başından rahatsız olan Kâb b. Ucre (r.a)’ın Hudeybiye günü ihramlı iken saçlarını kesmesi gerekince, Allah’ın Rasûlü onu, yukarıdaki ilk ayette zikredilen; “üç gün oruç tutmak veya altı yoksula birer günlük yiyecek vermek ya da bir kurban kesmek”7 arasında muhayyer bırakmıştır. Kâb (r.a) bu üç alternatiften kendi durumuna uygun düşen kurbanı tercih etmiştir.8

Umre; ihram, tavaf, sa’y ve sonra da tıraş veya saçları kısaltmaktan ibaret bir Beytullah ziyaretidir. Burada; ihram, umrenin şartı, tavaf ve sa’y rüknü ve ihramdan çıkmak için tıraş olmak ise vacibidir. Buna göre, Hicaza ihramlı ulaşan kimsenin, iki-üç saatlik süre içinde umre ibadeti yapması mümkündür.

Hac çeşitleri:

a) İfrad haccı: Mekke’ye dışarıdan gelen âfâkîlerin tek ihramla yaptıkları hac bu adı alır. Yukarıdaki ayet, umresiz yapılacak böyle bir haccı kapsar.

b) Temettu haccı: Hac aylarında, önce umre yaparak, ihramdan çıkmak, daha sonra en geç arefe gününden bir gün önce veya arefe günü yeniden ihrama girerek yapılan hac’dır. Günümüzde kurban bayramından günlerce önce gelen hacıların uzun süre ihramlı dolaşması güçlükler meydana getirdiği için, en uygun olanı temettu hac çeşididir. Bayrama yakın günlerde gelenler ifrad veya kıran haccını tercih edebilirler.

c)
Kıran haccı:
Hac ayları içinde, önce umre yapıp, aynı ihramla arkasından da hac yapılırsa, buna kıran haccı denir.

Temettu ve kıran haccı çeşidinin delili, yukarıda zikrettiğimiz Bakara suresi, 2/196. ayettir. Bu ayette “..Siz güvene kavuştuğunuzda, kim hacca kadar ayrıca umre yapmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir.” buyrulur. Ramazan bayramının birinci günü başlayıp, zilhiccenin onuna kadar süren hac mevsiminde, Mikatte ihrama girip, önce umre yapan kimse hiç ihramdan çıkmadan, kurban bayramı günlerinde haccını tamamlayabilir. Buna kıran haccı denir. Ya da umre yaptıktan sonra tıraş olarak ihramdan çıkar, arefeden bir gün önce, bulunduğu yerden hac için ihrama girerek haccını yapar. Buna da temettu haccı adı verilir. Ayet her iki hac çeşidini de kapsamına alır.

Allah’ın Rasûlü, Veda haccında yukarıdaki ayetleri uygulayarak, ashab-ı kiramın üç çeşit haccı da yapmalarını sağlamıştır. Buna göre, Mikatte ihrama girip hac’dan önce umre yapan, başka bir deyimle temettu veya kıran haccı yapan kimsenin şükür kurbanı kesmesi Hanefilere göre vaciptir. Buna gücü yetmeyenin, üç gün bayramdan önce, yedi gün de ülkesine dönünce olmak üzere toplam on gün oruç tutması gerekir. Bu iki çeşit hac Mikatlerin dışında oturan ve âfâkî denilen hacılara aittir. Mekke’nin yerlileri yalnız “ifrad haccı” yapabilir. Çünkü onların her zaman umre yapma imkânı vardır. Bu yüzden yukarıdaki ayette, bu düzenlemenin Mekke çevresinde oturmayanlarla ilgili olduğu açıkça belirtilmiştir.

Yaptığımız ve yapacağımız hac ve umrelerimizi Yüce Allah’ın, “mebrûr hac” grubuna dahil etmesini dileriz. Âmin.

Dipnotlar:

1) Bakara, 2/196. 2) Âl-i İmran, 3/97. 3) Müslim, Hac, 412; Nesâî, Menâsik, 1; A. İbn Hanbel, II, 508. 4) Nesâî, Menâsik, 1; A.İbn Hanbel, II, 508. 5) bk. Buhârî, Cihâd, 125, Umre, 6; Müslim, Hac, 135, 136; A. İbn Hanbel, III, 309, 394; Tirmizî, Hac, 91. 6) bk. Müslim, Hac, 109, 110; Ebu Dâvûd, Menâsik, H. No: 1743; İbn Mâce, Menâsik, 2911, II, 971; Nesâî, V, 128. 7) bk. Bakara, 2/196. 8) Buhârî, Muhsar, 6, 7; Müslim, Hac, 80-85.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook