Sunuş - Ağustos 2018

0
Sunuş - Ağustos 2018 - Altınoluk
Sayı : 390 - Ağustos 2018 - Sayfa : 1

Aziz Okuyucu
Bugün sizlerle 33’üncü yıl hediye kitabımız üzerine sohbet etmek istiyoruz.
Abdülkadir Geylani.
Fethurrabbani.
İslam içinde büyük tasavvuf şâhrâhının - ana caddesinin- iki parlayan ismi.
Büyük bir Hak dostu ve onun başucu eseri.
Ülkemizde aşağı -yukarı çeyrek asır önce “İlâhi Armağan” ismiyle yayınlanan bu eser Geylâni Hazretlerinin sohbetlerinden oluşuyor.
Adını “Sohbet” koyunca, şöyle oturulup sakin sakin bir şeylerin konuşulmasını anlıyoruz ama burada iş öyle değil.
Abdülkadir Geylani gibi yüreği kaynayan birisini dinliyorsunuz.
Ana mesele kulun Allah ile ilişkisi.
Onun tam, doğru, sıhhatli, her türlü sapmadan arınmış bir hüviyete kavuşması lâzım.
Tevhidin ikamesi, idamesi, her an diri olması.
14 temmuz günü İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz Altınoluk Temsilciler buluşmasına sohbetleriyle katılan muhterem Osman Nuri Topbaş Hocamız “İman mü’minin en zor işidir” dedi.
Ne anlamalıyız bundan?
İman ki kalbin amelidir ve kalb öyle kendiliğinden bir çizgide durup duran bir merkez değildir. Sürekli dikkat isteyen, emek isteyen, istikrarı için hususi gayreti gerektiren, yoğrulan, yoğrulan, yoğrulan...
İşte Geylani Hazretleri tam da bunu yapıyor.
Karşısında belli ki kalblerini gündeme almış, onun Allah Teâlâ ile ilişki yolculuğunda tökezlemelere karşı içlerini donatmaya niyetlenmiş bir topluluk var.
Geylani Hazretleri de hassas bir gönül mürebbisi.
Fakat mesele Allah Teâlâ ile hukuk olunca öyle hatır - gönül dinlemeyen bir gönül mürebbisi.
Bir talep varsa, olacaksa, bir irade yönelmişse, her şeyi açık seçik konuşuyor o.
Zaman zaman “Ey münafık!” diye sesleniyor meselâ. Ne demek bu? Karşısında oturanlara mı bu hitap? Tabii ki değil. Ama “Bu iş ciddi, son derece nazik demek. İşin ciddiyeti anlaşılmazsa, nifak yanı başında biter, demek. İman öyle kolay değil, demek. Hem şu şu işler yapılacak hem de mü’min olunacak, olmaz, imanınızı ciddiye alın, kalbinizi ciddiye alın, yoksa savrulur gider demek.”
Altınoluk bu sene, şöyle başucumuza koyup, içe içe okunacak bir kitabı hediye ediyor okuyucularına.
Abdülkadir Geylani rahmetullahi aleyh ile bir yıllık bir kampı teklif ediyor. Gözümüzü gönlümüzü derleyip toparlama imkanı sunuyor.
 Bu tür kitaplar ya da Allah dostlarıyla bu tür beraberlikler, hep kalbi teyakkuz halinde bulunmayı gerektirir. Deriz ki, kitabı okumak için açtığınızda elinizde bir kalem olsun, kalbinize ulaşan cümlelerin altını çizin, notlarınız arasına katın ve zaman zaman bakıp yenilenin. Kitap bittiğinde kendi içinizde ciddi bir kalb işçiliği yaşadığınızı göreceksiniz.
Aziz okuyucu, kitap çıktı, okunmayı kolaylaştıran mat kağıdı ile, baskısı, cildi ile çok da güzel oldu, peyderpey abonelerimize dağıtılmaya başlandı.
Diliyoruz ki bu sene, çok daha fazla insanı Geylani Hazretleri ile buluşturalım. Gözlerimize baksın o Allah dostu, içimize seslensin. Biraz da sarssın bizi, ne kaybederiz!
Aziz okuyucu, bu ay Hac - Kurban iklimine de giriyoruz. Bu sayımızda kurbana bir kere daha bakalım, istedik. “Etler, kanlar ulaşmaz Allah’a, takvanız ulaşır.” Her şeyin maddi plana indirgendiği bir zamanda, bu ilahi bilgiyi yeniden tefekkür edelim, istedik.
Kurban bayramımız mübarek olsun. Haclarımız mebrur olsun. Bu bayram ümmet olarak yaşayacağımız sevinç günlerine bir adım daha yaklaşmaya vesile olsun. Amin.
Allah’a emanet olunuz.

 

Yorum Yazın

Facebook