İslâm Dünyası

0
Sayı: Kasım 1986

ETYOPYALI MÜSLÜMANLAR BİRLİK İHTİYACI İÇİNDELER

MÜSLÜMANLAR Etyopya'da en büyük nüfusa sahip olmalarına rağmen, ülke yönetiminde en az haklara sahip topluluk. Ülke nüfusunun yüzde 60'ının Müslüman olduğu tahmin ediliyor. Ancak, bu Müslümanlar çeşitli grup, kabile, topluluk ve teşkilatlara bölünmüş olarak birbirleriyle bağlantısız bir mücadele veriyorlar.

Bir zamanlar Wollo, Shoa, ifat gibi güçlü devletler kurmuş olan Etyopya Müslümanlarının bugün içinde bulunduğu dağınıklık, emperyalist Hristiyan güçlerin bol ve yönet politikasının bir sonucu. Bu arada, dil ve yaşam tarzı farklılıkları da bölünmeyi kolaylaştıran unsurlar oluyor.

ÜLKEDE şu anda hakim bulunan Amhara Hristiyanları, Müslümanların ülke yönetimi ile ilgili konularda haklarını savunmak için yaptıkları girişimleri etkisiz hale getirmiş hep. Üstelik de, Müslümanlara karşı çoğunluğu Müslüman olan orduyu kullanarak. İmparator Haile Selasie'nin tahttan indirilmesinden sonra Marksist bir partiye dönüşen Amhara Hristiyanları grubu, en büyük gücü Müslümanların bölünmüşlüğünden alıyor.

ETYOPYA'nın en büyük Müslüman topluluğu olan Oroma grubu, Hristiyan-Marksist yönetime karşı güçlü ve etkin bir mücadeleye hazırlanıyorlar. Mevcut muhalefet grupları arasında en etkili ve organize grup olan Eritreliler, kendi içlerindeki bazı anlaşmazlıkları halledebilirlerse, diğer gruplarla işbirliği için ilk adımı atan grup olabilirler.

Etyopya'daki muhalif Müslüman grupların durumu gerçekte pek iç açıcı değil. Mevcut rejimle ilişkileri, Sovyetler Birliği'ndeki yapıyla büyük benzerlik gösteriyor. SSCB'deki rejimin Afrika'daki kopyası bile demek mümkün. Amhora Hristiyanları, Sovyetler Birliği'ndeki Rusların durumuna benzer şekilde etnik bir üstünlüğe sahipler. Mengistu'nun Marksist Etyopya'sının Sovyetler'de büyük sempati görmesi bir rastlantı olmasa gerek.


TAİWAN'da İSLÂM MERKEZİ

MİLLİYETÇİ Çin olarak bilinen Taiwan'da faaliyet gösteren Çinli Müslümanlar Birliği, ülkedeki 50 bin Müslümanın yararlanacağı bir İslâm Kültür Merkezi kurmak için harekete geçti. Taipei'de inşa edilecek olan merkez için gerekli yer de Taivvan Hükümeti tarafından sağlandı.

HAC için Mekke'ye gelen Taiwan Heyetinin yöneticilerinden Aişe King Hung-Hsi'nin verdiği bilgiye göre, 600 milyon liraya mal olacak merkezin inşaası için gerekli paranın üçte ikisi Dünya İslâm Birliği tarafından karşılanacak.

Daha önce Çinli Müslümanlar Federasyonu olarak Çin'de kurulan, Mao'nun devrimi sonrasında ise Çinli Müslümanlar Birliği adını alarak çalışmalarını Taiwan'da sürdüren birlik, Taipei'de yeni bir cami yapımının yanı sıra, Kur'an-ı Kerim'in Çince'ye ilk tam tercümesini gerçekleştirmiş. Bu büyük proje, özel bir tercüme heyetinin 7 yıllık bir çalışması sonunda bitirilebilmiş.

BİRLİK ayrıca, inanç ve öğreti ile ilgili makaleler yayınlayan, İslâm ülkelerinden ve kendi faaliyetlerinden haberler veren bir dergi çıkarıyor. Yine birliğin Kıta Çini'ndeki Müslümanlara yönelik bir de radyo istasyonu bulunmakta.


İSVİÇRE'de MÜSLÜMAN NÜFUS SON 16 YILDA 3 KAT ARTTI

İSVİÇRE'deki Müslüman nüfus, yüzbinli rakamlara doğru hızla tırmanıyor. Göçmen işçiler için İsviçre Katolik Araştırma Grubunun son günlerde yayınladığı bir raporda, İsviçre'de 1985 yılında Müslüman nüfusun 80.000'e ulaştığı belirtiliyor. Bunların çoğunluğu, başta Türkler ve Yugoslavlar olmak üzere yabancı işçiler. İsviçre kökenli Müslümanlar sayısı ise 4 bin dolayında. İsviçre'deki Müslümanlar 1970' te 16.353 iken 1980'de 56.625'e, 1985'te ise yüzde 300 artışla 80.000'e ulaştı. Yabancı işçiler arasında 47 binlik bir nüfusla çoğunluğu oluşturan Türk işçileri ülkenin Almanca konuşulan kesimine yerleşmiş durumda. Müslümanları Hristiyanlaştırmak üzere çalışmalar yapan bir Katolik kilisesinin hazırlattığı rapora göre, dini görevlerini yerine getirmek isteyen bir Müslüman için endüstri toplumunun getirdiği zorluklar, birçoğunu dinlerinin gereklerini yapmaktan alıkoyuyor. Rapordaki tahmine göre, batı ülkelerinde çalışmakta olan Müslümanların en az yarısı, dinleriyle bağlarını koparmış durumda. Raporda, böyle kişilerle dinlerini yaşamak isteyenler arasında bir gerginlik olduğu da belirtiliyor.


ÖRNEK BİR MÜCAHİDE KURULUŞU:

MÜSLÜMAN AFGANLI KADINLAR KURULUŞU

BUGÜN Afganistan'da ve özellikle Pakistan'daki Peşaver şehrinde bulunan mülteci kamplarında büyük hizmet gören Afganlı mücahidelerin kuruluşu Müslüman Afganlı Kadınlar Organizasyonu IOAW, 1970'lerin başlarında, Kabil Üniversitesi'nde Mücahidûn hareketinin başladığı sıralarda kurulmuş. Kurucuları arasında, Müslüman kadının gerçek kimliğini bulması için çalışan öğrenciler, öğretmenler, profesörler ve aydınlar var.

IOAW'ın amaç ve faaliyetleri kadını toplumun aşağılanan bir kesimi olarak bırakıp İslâm düşmanı propagandalarına malzeme olarak kullanmak isteyen Sovyet yanlısı Afganistan rejimi, Mücahidelerin bu çalışmalarından memnun olmadığı için, bu organizasyonda faaliyet gösteren birçok Müslüman kadın bugün tutuklanmış durumda. Bunlardan serbest kalarak Peşaver'e ulaşabilen biri, hapishanelerde Müslüman kadınlara yapılan işkenceleri anlatıyor. Birçok Müslüman kadının daha henüz yargılanmadan, işkenceler sırasında şehid olduğunu söylüyor kaçmayı başaran Mücahide.

1979'daki Rus işgalinden bu yana Afganlı kadınlar çeşitli alanlarda gittikçe artan bir rol oynamaya başladılar. Cihadda yaralıları tedavi etmek, gıda temin etmek, erkekler savaşırken buğday ekip-biçme işleri yapmak, cephane taşımak bunlardan bazıları...

lOAW'a bağlı olarak çalışan çok sayıda Müslüman kadın, bugün Pakistan'daki 4 milyon Afganlı mültecinin yaşadığı ve çok olumsuz şartlar altında yaşama savaşı verilen kamplarda faaliyet gösteriyor. Kadın ve çocukların eğitimiyle meşgul oluyor. Bakacak kimsesi kalmamış kadınların diktikleri çeşitli giysilerin İslâm ülkelerine pazarlanması işiyle uğraşıyorlar. Savaşta baba ve annesini yitirmiş yetim ve öksüzlerin bakımını üstlenen kuruluşlar oluşturuyorlar. Kadın ve çocukların sağlık hizmetleriyle uğraşıyorlar.

IOAW çatısı altında başarılı çalışmalar yapan kadınların faaliyetinin dünyanın öteki bölgelerindeki Müslüman kadınlara da örnek olmasını dileyelim.


İSLÂM DÜNYASININ GÜNDEMİNDEN

Tunus Mahkemesinin Adaleti (!)

Tunus'da bir askeri mahkeme, İslamî propaganda yaptıkları suçlamasıyla tutukladığı 30 müslümandan 4'üne ölüm, 4' üne ömür boyu hapis 8'ine de 20'şer yıl hapis cezası verdi. Kalanlardan ikisi berat etti, diğerleri sivil mahkemelere sevk edildi. 30 yıllık Burgiba idaresinde ilk defa böyle bir suçlamayla ölüm cezası veriliyor. Alınan bilgilere göre ölüm cezaları bizzat Burgiba'nın emriyle verildi.

İslâm Bilgi Servisi

Sri Lanka'nın Kolombiya şehrinde bulunan İslâm Bilgi Servisi, İslâm Dünyası El Kitabı hazırlamaya çalışıyor. Kitapta dünyadaki bütün İslamî kuruluşlar, çalışmalar, yayın evleri, yazarlar, eserler, bibliyografiler vb. konular yer alacak. Servis bütün müslümanların bu hususta kendilerine yardımcı olmalarını ve bilgi göndermelerini istiyor.

Adres: Hamid H. A. Kerim İslamic Referance Library 32 Ramakrihna Rd. Wellewatta, Colombo 6 Sri Lanka Tel. 581-333

"İslâm Ufkundan Bakış"

İsveç'te İslâm Ufkundan Bakış (Utbiick İslâmiska Horisont) adlı aylık yeni bir İslamî mecmua yayın hayatına başladı. Kendilerine başarılar dileriz. İlgilenecek okuyucularımız için Adres şöyle: S. M. Haşimi İslâmiska Kulturcentreti Norden P. O. Box 6063 Lidingo, Sweden.

Karayiblerde Gelişen İslâm

KARAYİPLER, İslâmî çalışmalar yapan organizasyonlar tarafından ihmal edilmiş bölgelerden biri. Afrika'da olduğu gibi burada da büyük bir İslâmî potansiyel mevcut. Gençlik ve aydınlar İslâm'a büyük bir ilgi gösteriyorlar.

MERKEZİ ABD'de bulunan Uluslararası İslâm Gençlik Örgütleri Federasyonu IIFSO'nun geçtiğimiz aylarda Karayipler'de gerçekleştirdiği İslâmî Gençlik Eğitim Konferansı bunun en güzel kanıtı oldu. Bölgedeki İngilizce konuşulan 11 ülkeden dokuzu kadın olmak üzere 71 kişi katıldı konferansa. Bu ülkeler şunlar: Trinidd ve Tobaggo, Su-rinam, Bahama Adaları, Guyana, Grenada, Bermuda, Jamaika, Barbados, Vincent, Belize ve Montserrat

Dünyanın önemli turistik merkezlerinden olan Karayipler, Afrika, Asya, Orta Doğu ve Avrupa kökenli nüfusuyla tam bir etnik ve kültürel karışım meydana getiriyor.

ADALARA ilk göçler, 11. yüzyılda Afrika'dan gelenlerle başlıyor. Avrupa'dan göçler 15. yüzyıl sonlarında başlamış. İlk Müslümanlar ise 19. yüzyılda gelmiş: Sufiler ve tüccarlar. 19. yüzyıldan bugüne hızla artan İslâm varlığı, bugün çok sayıda cami, İslâmî merkez ve kuruluşla faaliyetini sürdürüyor.


Hz. Peygamberin Hadisleri Bilgisayarda

İslâmî literatürün kodifikasyonunda bilgisayarların kullanılması giderek yaygınlaşıyor. Kur'an-ı Kerim'in bilgisayara işlenmesinden sonra şimdi de hadisler programlandı.

Londra'da bulunan İslâmî Programlama Merkezi, Kütüb-i Sitte'den derlenen 10 bin hadisin yer aldığı bir program hazırladı. Programda, bilgisayara işlenmiş olan Hadislerden herhangi birinden bir söz ya da kelime bildirildiğinde, o kelimelerin yer aldığı hadisler hemen çıkarılabiliyor.

Konu ile ilgilenenlerden daha fazla bilgi almak isteyenler için merkezin adresini veriyoruz: İslâmic Computing Centre, 73, St. Thomas road, London N4 20J, U.K.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook