Korku ve Endişeleri Aşmanın Yolu

0
Sayı: Şubat 2008

Endişelerimden bir türlü kurtulamıyorum… Sürekli bir daralma, bitkinlik, yılgınlık içerisindeyim… Kendimi hiçbir kıymeti harbiyesi olmayan insan gibi hissediyorum… Herkes beni hakir görüyor, benden nefret ediyormuş gibi geliyor.

Pek çoğumuzun çevremizdeki insanlardan sıklıkla duyduğu yakınmalar bunlar. Hatta belki de kendi hissiyatlarımız. Kimileri gerçeği yansıtsa da pek çoğu yersiz korku ve endişelerin ürünü evhamlar. Tüm bu olumsuzlukları aşmak çok mu zor? Hayır. Peki bunun yolu nedir diyorsanız işte cevabı:

- Öncelikle izzet bulduğun bu dinin kıymetini iyi bil. Onun emir ve yasaklarında hevana uyma. Göreceksin saadet ve huzur, kalbinin kapısını kendiliğinden çalacak ve sana Allah Teala’nın şu ayetlerini fısıldayacak: “Bundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa, Ve en güzel olanı doğrularsa, işte onun için [nihaî] huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştıracağız.” (Leyl sr. 5-7)

Eğitiminde, işinde, ailenle, arkadaşlarınla olan münasebetlerinde, istisnasız bütün iş ve ilişkilerinde sana kolaylıkların kapısı aralanacaktır şüphen olmasın. İbadet ve taatla insanların Rabbine yaklaştıkça insanlarla olan münasebetlerinde güzelleşecektir. Böylece hem dünya hem ahiretini kazanacaksın.

- Sonra kendinle barışık olmayı başarmalısın. Kendine güvenmelisin. Allah Teala’nın sana sunduğu hediyeyi olduğu gibi kabul etmelisin. Yani şekline, şemailine, boyuna, posuna, ailene velhasıl maddi manevi sana bahşedilene isyan etmemelisin. Kendini olduğun gibi kabul etmelisin.

- Başkalarına karşı hissiyatında samimi olmalısın. Onların sana nasıl davranmasını istiyorsan sen de onlara öyle davranmalısın. Onların da birer beşer olduğunu unutmamalısın. Kimseyi hakir, küçük görme. Sevgiyle bakmayı dene tüm insanlığa. İnsanların seni sevmesini bekleme. Aksine onlara karşı sevginin tercümesi olacak davranışlarda bulun. Onlara yönelik olumlu adımlar atmaya gayret et. Ama rol yapma. İnsanlara olan sevginin şartsız bir sevgi olduğunu göster.

- Tebessümünü kimseden esirgeme. İnsanlarla sıcak diyaloglar kurmaya gayret et. Kalblerine sevgiyle girmeye çalış. Merhamet ve iyi muamele ile insanları etkile. Tevazu ile onlara iyilikte bulunarak kalplerini kazan. Bak Allah Teala Resulüne dolayısıyla biz kullarına insanlara karşı merhametle yaklaşmanın nasıl olumlu sonuç verdiğini gösteriyor:

“Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.” (Ali İmran 159)

İnsanların hastalarını ziyaret et. Fakirlerine yardım et. Yetimlerinin başlarını okşa. Fert fert her kesin halini hatırını sor. Yaşlısına, gencine bakmaksızın küçük de olsa hediyelerle onların gönüllerini al.

Tüm bunların, başkalarına mutluluk veren, sana da huzur ve saadet getiren çok önemli davranışlar olduğunu unutma.

La-Tahzen/ Üzülme

- Şayet dünya mahkemelerinde adalet bulamadıysan üzülme. Ahiret mahkemesinin Hakimi hükmedenlerin en adilidir. Hem şahitlerin de melekler olacaktır.

La-Tahzen/ Üzülme

- Güzel ahlak, asil davranış, dürüstlük, dış görünüşten daha güzeldir.

La-Tahzen/ Üzülme

İnsanların pek çoğunun zannettiği gibi mutluluk geçici, hüzün ve keder ise hep kalıcı değildir.

La-Tahzen / Üzülme

- İmanın kaviyse üzülme. Çünkü mutluluk denen şey bir ağaç gibidir. Onun suyu, gıdası, havası, ışığıysa Allah’a ve ahiret gününe imandır.

La-Tahzen / Üzülme

-Unutma tebessüm mutluluğun anahtarıdır. Sevinç onun bahçesi, iman nuru, güven onu çevreleyen çittir.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook