Bir Nefes

0
Sayı: Mayıs 2020

BEN ORUÇLUYUM DEYİNİZ
“Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver veya çatarsa ‘Ben oruçluyum!’ desin.” (Buhârî, Savm, 9)

EN ÜSTÜN AMEL TEFEKKÜR
Avn b. Abdillah b. Utbe şöyle anlatıyor: “Ümmü’d-Derdâ’ya giderek: ‘Ebû’d Derdâ’nın en üstün ameli neydi?’ diye sordum. ‘Tefekkür etmek ve kâinata ibret gözüyle bakmaktı’ dedi.” (Mehmet Köprülü, 365 Sahabe Ölçüsü, Erkam Yayınları)

FAKİRLERLE BERABER OL
Ebû Saîd radıyallâhu anh anlatıyor: “Muhâcirlerin fakirlerinden bir grupla birlikte oturmuştum. Bunlardan bir kısmı, (bütün vücûdunu örten bir elbisesi olmadığı için) diğerleri(nin karaltısından istifâde) ile iyice örtünmeye çalışıyorlardı. O sırada bir kimse de bize Kur’ân okuyordu. Derken Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem çıkageldi ve yanımızda durdu. Allah Rasûlü’nün gelmesi üzerine Kur’ân okuyan kimse okumayı kesti. Rasûlullah da selâm verdi ve: ‘Ne yapıyorsunuz?’Êdiye sordu. ‘Ey Allah’ın Rasûlü! O hocamızdır, bize Kur’ân okuyor. Biz de Allah Teâlâ’nın kitâbını dinliyoruz’ dedik. Bunun üzerine Fahr-i Kâinât sallâllâhu aleyhi ve sellem: ‘Ümmetim arasında, kendileriyle birlikte sabretmem emredilen kimseleri yaratan Allah’a hamd olsun!’Êbuyurdu.” (Mehmet Köprülü, 365 Sahabe Ölçüsü, Erkam Yayınları)

SABIRDAN DAHA BÜYÜK LÜTUF YOKTUR
Medîneli Müslümanlardan bir kısmı Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler. Efendimiz, elindekiler bitinceye kadar verdi. Verebileceği şeyler tükenince, onlara şöyle hitâb etti: “Yanımda bir şey olsaydı, sizden esirgemez verirdim. Kim dilenmekten çekinir ve iffetli davranırsa, Allah onun iffetini artırır. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır. Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabır verir. Hiçbir kimseye, sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lütufta bulunulmamıştır.” (Buhârî, Zekât, 50; Müslim, Zekât, 124)

ALLAH KATINDAKİ MERTEBESİNİ ARIYOR
Fakirin biri, bir şahıstan kendisine Allah rızası için sadaka vermesini istedi. O da, içinde küçüklü büyüklü gümüş paralar bulunan bir kese çıkardı ve eliyle bozuk para aramaya başladı. Bir sûfi fakir ise onu izliyor ve şöyle diyordu: “Sadaka verecek olan bu adam Allah katındaki mertebesini arıyor. Çünkü Allah rızası için verecek. Büyük bir para görünce vaz geçiyor ve hâl diliyle; ‘Allâh’ın indinde bu kadar değerim olamaz.’ diyor. O küçük bir para buluncaya kadar aramaya devam edecek.’” (Üsve-i Hasene, Erkam Yayınları, s. 214)

ORUCUN MİSLİ YOKTUR 
Ebû Umâme radıyallâhu anh Rasûlullah Efendimiz’e, “Bana öyle bir amel tavsiye et ki, Allah Teâlâ beni onunla mükâfâtlandırsın.” Dediğinde Efendimiz: “Ğ Sana orucu tavsiye ederim, zîrâ onun bir misli yoktur.” buyurdular. (Nesâî, Sıyâm, 43)

İNFÂK ET Kİ, BEN DE SANA İNFÂK EDEYİM 
“Allah azze ve celle ÇSen infâk et ki, ben de sana infâk edeyimÈ buyurdu. Allah’ın hazîneleri geniştir. Bütün mahlûkâta verdiği rızıklar O’nun hazînesinden hiçbir şey eksiltmez. O, gece gündüz ardı arkası kesilmez infâklarda bulunur. Semâ ve arzı yarattığı günden beri Allah’ın infâk ettiği şeyleri düşünün! Bunlar, O’nun mülkünden hiçbir şey eksiltmemiştir.” (Buhârî, Tefsîr, 11/2; Tevhîd, 22)

HANGİ SADAKANIN SEVABI BÜYÜKTÜR?
Birisi Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem’e geldi ve ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Hangi sadakanın sevâbı daha büyüktür?’ diye sordu. Peygamber Efendimiz şöyle cevap verdiler: “Güçlü ve kuvvetliyken, sıhhatin yerindeyken, cimriliğin üzerindeyken, fakir düşmekten endişe etmekteyken ve daha büyük zengin olmayı düşlerken verdiğin sadakanın sevâbı daha büyüktür. Bu işi can boğaza gelip de; ÇFalana şu kadar, filana bu kadar.È demeye bırakma! Zaten o mal, artık vârislerden şunun veya bunun olmuştur.” (Müslim, Zekât, 92)

 

...

 

Yazının Devamını Altınoluk Dergisinden Okuyabilirsiniz.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook