Cenâb-ı Hakk'ın Sonsuz Kudreti

0
Cenâb-ı Hakk'ın Sonsuz Kudreti
Cenâb-ı Hakk'ın Sonsuz Kudreti - Sadık Dânâ
Sayı : 402 - Ağustos 2019 - Sayfa : 31

İmam Gazâli kuddise sirruh: “Kimyâ-ı Saâdet” kitabında buyurur ki:
Var olan her şeyi Allah Teâlâ yaratmıştır. Hepsinde şaşılacak haller, bilinmeyen özellikler ve intizam vardır. Göklerin ve yerlerin zerrelerinden hiç bir zerre yoktur ki, kendini yaratanı tesbih etmesin, takdis etmesin: “İşte sonsuz kudret, işte sonsuz ilim” demesin. 
Bunlar anlatılabilenlerden daha sonsuzdur. Belki bütün denizler mürekkep, ağaçlar kalem ve bütün mahlûklar kâtip olsa ve uzun seneler oturup yazsalar, yazacakları söylenmesi îcap edenin yanında pek az kalır.
Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:
‘‘Ey Habîbim de ki: Rabbimin sözleri için denizler mürekkep olsa, Rabbimin sözleri bitmeden deniz biter. İkinci bir deniz getirsek yine biter.” (Kehf, 109)
Fakat kısaca bilinir ki, yaratılanlar iki kısımdır. Bir kısmından hiç haberdar değiliz. Onları düşünemeyiz. Nitekim Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri buyuruyor ki:
‘‘Yerin bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mahiyetini bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah’ı tesbih ve takdis ederim. (Yâsin sûresi: 36)
Bizim bildiklerimiz de iki kısımdır: 
Biri arz, kürsî, melekler, cinler, şeytanlar ve bunlar gibi gözle görülemeyenlerdir. Gözle görülenler ise gökyüzü, güneş, ay, yıldızlar, dünya ve yer üzerinde bulunan dağ, sahra, şehirler ve denizler. 
Dağlarda ve toprakta bulunan cevherler ve madenler, yeryüzünde bulunan bitkiler, karada ve denizde yaşayan, bütün hayvanlardır. İnsan ise bambaşka bir yaratıktır. Yer ve gök arasında bulunan bulut, yağmur, kar, dolu, gök gürültüsü, şimşek, gökkuşağı ve havada olan hadiselerin hepsi, tefekküre vesîle olan konulardır. Çünkü bunlar Allah Teâlâ’nın mânâlı san’atlarıdır. Bunların hepsi Allah Teâlâ’nın âyet ve işâretleri olup, bunlara bakmak sûretiyle tefekkürü emretmiştir.
Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri:
‘‘Göklerdeki ve yerdeki birçok âlâmetleri geçerler ve onlara bakmazlar. (Yusuf, 105)
Yine buyuruyorlar ki:
‘‘Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah’ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O halde Kur’an’dan sonra hangi söze inanacaklar? (Araf, 185)
Kur’an-ı Kerim’de böyle âyetler çoktur. Bu âyetlere bakıp tefekkür et. Sana benliğinden yakın olan birinci âyette, senin yeryüzünde her şeyden daha şaşılacak bir halde olduğun yazılıdır, senin ise bundan haberin yoktur. Bir ses: Kendinize bakın, Allah Celle ve Âlâyı görürsünüz diyor.
Sâdık Dânâ, Altınoluk
Sohbetleri-6, s.14

 

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook