İlim ve Aşk Helal Lokmadan Doğar

0
Sayı: Şubat 2020
İlim ve Aşk Helal Lokmadan Doğar

Maneviyat yolcusunun en çok dikkat etmesi gereken hususlardan birisi de kazancının, yeme ve içmesinin helalden olmasıdır. Zira gıdası helal olmayınca salikin işleri de düzgün olmaz. Yüce Rabbimiz “Ey Peygamberler! Temiz şeylerden yiyin, yararlı iş işleyin; doğrusu Ben, yaptığınızı bilirim.” (Muminun, 51) ayetinde elçilerine öncelikle helalinden beslenmeyi sonra da salih amel işlemeyi emretmiştir.
Allah Teâlâ Müslümanların helal yemelerini emrettiği ayetlerde çoğu zamana helalin yanında bir de tayyib/temiz kelimesini zikretmiştir. Müfessirlere göre helal ile tayyib arasında bazı farklar vardır. İ. Hakkı Bursevi “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yeyin, şeytanın peşine düşmeyin; zirâ şeytan sizin açık bir düşmanınızdır.” (Bakara, 168) ayetini tefsir ederken şöyle der: 
“Helâl, Allah Teâlâ’nın yenilmesini mübah kıldığı şeydir. Tayyib ise içinde kul hakkı olduğu şüphesi bulunmayan ve sadece ihtiyaç için kullanılıp nefsânî arzuları tatmine alet edilmeyen şeydir. Binâenaleyh her tayyib helâldir. Fakat her helâl tayyib değildir.” 
Aslında sufiler helal lokmadan daha çok tayyibat/temiz olan şeyi anlarlar, zira helal yemek dindarlığın ilk temelidir fetvadır, takva olan ise tayyibattan yemektir. Bu hususta altın silsilenin halkalarından Mahmut Sami Ramazanoğlu’nun hayatında (ks.) bizler için güzel örnekler vardır. Ailesi Ramazanoğulları beyliğinin varislerinden olduğundan Adana’da kendisine çokça miras kalmış ama o bu mirası kabul etmemiştir. Zira sultanların ve beylerin mallarında kul haklarının fazla olması mümkündür. Bu onun haram ve helal hassasiyetidir, bunun dışında o her zaman lokmasının tayyib/temiz olmasına da ayrı bir ihtimam göstermiş, insanların gözünün takıldığın tezgah ve vitrinlerden alış veriş yapmamaya dikkat etmiştir. Bu sebeple ailesinin mutfak ihtiyaçlarını karşılamak için pazar açılır açılmaz alışverişini yapar, evine göz değmemiş meyve ve sebzeleri götürürdü. Böylece helale bir de tayyib olma vasfını kazandırırdı. 
Mevlana hazretleri de şüpheli gıdaları lambaların yağına karışan suya benzetir, helal gıda mesabesinde olan yağ insanlara ışık saçarken, yağa karışan su ateşi söndürür:

...

 

 

Yazının Devamını Altınoluk Dergisinden Okuyabilirsiniz.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook