Hak Dostları

0
Sayı: Haziran 1986

Hak dostları, Kur'anda "Kendileri için hiç bir korku ve hüznün bulunmadığı" bildirilen evliyaullahdır. (Yunus, 62)

Hak dostları, hadis-i şerifte "yüzlerine bakanlara Allah'ı hatırlattığı" anlatılan ricalullahdır.

Hak dostları, muhabbet ve mehabet timsali gönül erleridir. "Allah Resulünün manevi varisleri", "ölmeden evvel ölmek" sınına ermiş vasıl-ı kamillerdir. Azimeti ruhsata, takvayı fetvaya tercih eden zahir ve batını ma'mur bahtiyarlardır.

Hak dostları, Hakk'a "Elest Bezmi"nde verdikleri andı unutmayan sadıklardır. Dünyaya meyli, ahirete hevesi bırakıp Hak rızasına koşan aşıklardır. Nefsin hevasından kesilip Mevla'nın rızasına yönelen zahidlerdir. Gece uykusunu, gündüz dünya kuşkusunu terkeden abidlerdir.

Hak dostları, Hak'ta fani olmuş, "Allah'ın ve Rasülullah'ın ahlakıyla ardaklanmış" örnek şahsiyetlerdir. "İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı" bir zümredir onlar.

Aslında insan, yapısı itibariyle telkinden çok tatbikten hoşlanan ve ideal örnek arayan ve ondan haz alan bir varlıktır. Bu yüzden Cenab-ı Hakk, her devirde peygamber göndererek ideal şahsiyetleri müşahhas örnekler halinde insanlığa sunmuştur. Son Nebî ve ahir zaman peygamberinden sonra da O'nun ahlakıyla ahlaklanmış ve O'nun manevi mirasına hak kazanmış kimseleri bu vazifeye memur kılmıştır.

"Ashabını yıldızlar gibidir, onlardan hangisine tabi olursanız hidayete ulaşırsınız." hadis-i şerifi farklı karakter yapılarına sahip insanların ashab içinde kendilerine bir örnek şahsiyet bulabileceklerini ima ederek bizi örnek ideal şahsiyetler aramaya yönlendiriyor. Bu yüzdendir ki, Hz. Peygamber'in devlet reisliği ve dînî otoritesi halifede toplanırken, manevi ve ruhanî otoritesi, bu otoriteyi temsile layık bu tip kimselere dağıtılmış, tebliğ ve irşad vazifesi bunlar eliyle yapılagelmiştir. İlk devirlerde zahid, abid nasik gibi sıfatlarla yad edilen bu kişiler, II. hicri asırdan itibaren süfî adıyla anılmaya başlamışlardır. Bunların hayatlarından bahseden kitaplar da genellikle "Evliya veya Süfiye" tabakatı olarak şöhret bulmuşlardır.

"Altın Çağ"a erişip hidayet yıldızı sahabîlerle görüşme bahtiyarüğma eren nesilden başlayarak, eserleri, sözleri ve örnek ahlakları ile tasavvuf tarihimizde "Altın silsile"nin halkalarını oluşturan Peygamber varisi Hakk dostlarını "salihlerin anıldığı meclise rahmet iner" fehvasınca yad edenleri ve analım. Ancak bu yadımız bir geçit resmi gibi değil, iz bırakıcı manevi inikaslarla dolu olmalıdır.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook