Namazdan Men Edeni Gördün mü?

0
Sayı: Nisan 1988

Geçtiğimiz ayın gazete sütunlarında namaz kıldıkları için işkence gören, görevden azledilen devlet memurları ile ilgili haberler değişik yönleriyle yer aldı...

Fikir ve inanç hürriyeti, herkesin inancını yaşama hakkı,demokrasinin en faziletli rejim olduğu ağızlarda sakız gibi çiğnene çiğnene...

Günlük hayatını İslam ile, kulluk ile donatmak isteyenlere, hayata anlam katmak, işine ve görevine daha bir iç huzuru ile sarılmak isteyenlere çok görülen hürriyete, yasaklanan ubudiyete, gözler önündeki cinayete hayıflanıp dururken en anlamlı cevabı Kur'an'da buldum:

"... Ama insanoğlu kendini müstağni görerek azar. Dönüş, rabbinedir. Gördün mü, şu men edeni, namaz kılarken (namazdan) bir kulu?" [el-A'la (96), 6-7]

Ayeti okudum, durdum. Durdun okudum.

Örnek kul, son resul Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem-i Kabe'de, Ka'benin sahibine ibadetten alıkoyan putcu Ebü Cehîl'i suçüstü yakalayan bu ayetler, aynı zamanda, aynı psikoloji ve aynı ideolojinin sahiplerine de hitabetmekte... Cinayetlerini önceden haber vermekte...

Sonuç mu? Onu da Kur'an-ı Kerim şöyle belirlemekte:

"Onu namaz kılmaktan men eden kimse, Allah'ın herşeyi görmekte olduğunu bilmez mi? Yok yok, böylesi tuttuğu yoldan vazgeçmezse, onu perçeminden, yalancı ve günahkar perçeminden yakalar, (cehenneme) sürükleriz. [el-A'la (96), 14-16].

İnananlara müdahalenin sonucu cehennemin gayyasıdır. Yüzüstü sürüklene sürüklene... Gönüllüler mi var yoksa aramızda böyle bir akibete? Yandaş olmaya Ebu Cehil'e?... Kıyma dostum, kendine. Acı özüne. Dokunma mü'mine. Ko ibadet etsin, içinden geldiği gibi. Rabbine...

İbadete müdahale edilmez. Bunu hiç bir din kabul etmez. Edilse de dinlenilmez. Nitekim ayetler, müdahale cinayetini ve ulaşacağı sonucu böylece belirledikten sonra, bu tür engellemelere kulak asılmamasını, Allah'a kulluktan dönülmemesini emretmektedir:

"? Hayır, asla onu dinleme! Secde et ve (Allah'a) yaklaş!" [el A'la (96,19]

Zaman içinde müslümanlarla muhalifleri arasında cereyan edecek sürtüşme ve mücadelelerin odak noktasını, imanın gereğini yaşamanın, yani kulluğun teşkil edeceğini, her iki tarafın ulaşacağı son uçla birlikte tesbit ve ilan eden bu ayetler, tüm diyanet ve ibadet düşmanlarına rağmen kulluğa devam komutunu vermektedir. Bu, kesin bir emirdir... Hesap gününün yegane hakiminden, mülkün yegane sahibinden... Cevap yine O'nun kitabından:

"... İşittik ve itaat ettik. Bağışla bizi. Rabbimiz, biz sana döneceğiz..." [el-Bakara (2), 285]

Tesbit ve tevhid... Teselli ve tebrîk... Herkes aklını başına devşirsin istedik...

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook