Tebliğ...Sabır...Zafer...

0
Sayı: Temmuz 1989

Yaratılmazdı; zerreden - kürreye kainat, Hz. Muhammed (s.a.) olmasaydı.

Gül kokmaz, bülbül ötmezdi. Irmaklar toprağı yalamaz, başaklar sallanmazdı.

Efendimizin yüzü suyu hürmetine halkoldu, olanlar...

İslam doğmak, müslüman yaşamak, her şart ve zeminde dini yaymak. Efendimizin mübarek hayatlarında, gonca gonca görmekteyiz.

Kureyş'in hidayetten nasipsiz kafirleri, toprak saçarlar vücudu şeriflerine. Göz nuru, namazında işkembe koyarlar sırtlarına.

Efendilerin eşsizi şöyle buyurur:

"Ey Mekkeliler, bu nasıl komşuluk? Böyle hareketler yakışır mı?"

Maddi zulüm, gül teninde iz bırakmaz biiznillah.

Amma yakınlarının hicranları yetimler yetimini bir defa daha yalnız bırakır.

Cenab-ı Allah'ın ilk "İKRA" emriyle sarsılan vücudu şeriflerini, teskin eden, güç veren, ilk inanan ve tasdikini şu gül desteleriyle açıklayan:

''Allah'a kasem ederim ki, Allah -celle celalühü- hiçbir vakit seni utandırmaz, (mahrum etmez) Çünkü sen akrabana bakarsın. İşini görmekten aciz olanların ağırlığını yüklenirsin. Fakire verir, kimsenin kazandırmayacağını kazandırırsın. Misafiri ağırlarsın. Hak yolunda zuhur eden hadiselerde (halka) yardım edersin."

Validemiz Seyyidet'ün -Nisa- Hadicet'ül-Kübrâ (radiyallahü anha) emr-i ilahiye boyun eğer, ukba alemine kanat açar.

Yalnızlık zor. Cenab-ı Allah (c.c) muîni olursa insanın doluverir her yanı ansızın...

Acılar yüreğe gömülmeli, tebliğ bayrağı elden inmemeli...

Muallimler muallimi Efendimiz (s.a.) Hz. Zeyd b. Haris'le (radiyallahü anh) Taif yollarında.

Güzeller güzeli, incileri nur ağızlarından, saçarak, Hak dini İslam'ı anlatır, kabile reislerine.

İncelik. Reisler kavuşursa hidayete, kolaydır ulaşmak milletine.

Cevaplardaki bedbahtlık, Efendimize bakışları gibi alık alık...

"Allah (c.c) Peygamber olarak gönderilecek başka bir kimse bulamadı mı?"

"Benim sana söyleyecek bir sözüm yoktur, çünkü hak peygamber isen, sana birşey diyemem, yalancı isen sana söz söylemeye tenezzül etmem!"

Efendimiz (s.a. ) çile yollarında, ilahi imtihanlarda...

Hakaret yağmuru sağnak sağnak yağmakta. Ayak takımı vicdansız, acımasız, duyarsız saldırmada. Kafir ellerden atılan taşlar, vücudu şerifi yıpratmakta. Mübarek kanları ayakkabılarını doldurmakta. Takatsiz kalan Nur tenli Efendimiz yere oturdukça, zulüm ayağa kaldırmakta. Başlarına, taş yağmakta...

Kainat en büyük, en korkunç zulme şahit olmakta.

Peygamberimiz ,Utbe ile Şeybe kardeşlerin bağına sığınır ilkin.

Zulmün en acımasızca kıyılmış vücutları. Mübarek kanlarıyla sulanmış kademleri (ayakları), yaradanına yalvarışlar ...

"İlâhi Kuvvetim za'fa uğradığını, çaresiz kaldığımı, halk nazarında hor görüldüğümü ancak sana arzederim. Ancak sana şekva ederim. Ey merhametlilerin merhametlisi, herkesin, hor görüp de dalına bindiği biçarelerin Rabbi Sen'sin!

İlâhi, huysuz, yüzsüz bir düşman eline beni düşürmeyecek hatta hayatımın dizginlerini elinde verdiğin akrabadan bir dosta bile bırakmayacak kadar beni esirgersin.

İlahi! Gazabına uğramayayım da çektiğim mihnetlere, belalara aldırmam. Fakat Sen'in afüv ve siyânetin bana bunları da göstermeyecek kadar geniştir.

İlahi! Gazabına uğramaktan, rızasızlığa dûçar olmaktan, Sen'in o karanlıkları parıl parıl parlatan, dünya ve ahirete ait işlerin medâr-ı salâhı olan yüzün nûruna sığınırım.

İlahi! Sen râzı olasıya kadar işte atfım diliyorum. Her kuvvet her kudret Sen'inle kâimdir."

Dua öylesine içtendi ki, Rebîa oğullarını merhamet bürüdü. Köleleri Hıristiyan Addâs ile bir salkım üzüm gönderdiler.

Efendimiz "BİSMİLLAH" diyerek yemeğe başladılar.

Addâs taaccüp etti.

"Bu sözü bu diyar halkı söylemezler, onlar Allah'ın adını bile bilip anmazlar" dedi.

Kainatın efendisi sual edip Addâs'a

"Nerelisin, hangi dine mensupsun?"

"Ninova'lı bir Hristiyanım" oldu cevab.

Tebliğ Sultânı:

"Demek sen salih bir adam olan Metta oğlu Yunus Peygamber'in diyarındansın" deyince.

"Sen Yûnus'u nereden bilirsin?" diyiverdi Hıristiyan Addâs.

"O Benim kardeşim demektir. O Peygamberdi, ben de Peygamberim" cevabını aldı Addâs ve hemen kapandı ayaklarına,kurban olduğum ayaklarına...

Sarıldı sımsıcak, öpüverdi susamışlığına kanarak...

Kainatın biriciği Addâs'la zafere ulaştı Tâifte..

Tebliğ ilâ - ahir devam edecek

Zulüm mutlaka bir gün yenilecek.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook