Genetik Kopyalama

0
Sayı: Mayıs 1997

Allah'a, dine, madde ötesine inanmayan veya inancı gevsek olanlar devamlı bir bekleyiş içinde oluyorlar ve Auguste comte'un yıllarca önce ileri sürdüğü kehanetinin; yani dinin yerini bilimin alacağı günün gelmesini bekliyorlar. İlim adamları bir buluş yaptıklarında veya bilim ile teknoloji elele vererek insanin aya ayak basması gibi bir olayı gerçekleştirdiklerinde heyecana kapılıyor ve "acaba o gün geldi mi, artık dinden kurtulmanın kesin bir kanıtını bulduk mu" diye sormaya, Bazıları da "bulduk, bulduk" diye çığlıklar atmaya başlıyorlar. Son günlerde genetik kopyalama usulü ile bir koyunun ve bir de maymunun benzerleri dünyaya getirilince buna benzer psikolojik haller ve heyecanların yaşandığı görüldü. Feminist takılan bir bayan yazar da "artık kadınların çocuk sahibi olabilmek için erkeklere ve onların farklı organlarına ihtiyaçlarının kalmadığını, tam özgürlük ve eşitliği yakalamanın bir aşamasını daha gerçekleştirdiklerini" ilan etti. Bu baylara ve bayanlara göre mevcut, yaratılmış bir hücre ile genetik özellikleri taşıyan DNA'dan temizlenmiş bir yumurtanın özel ortamda döllendirilmesi sonucu bir benzer koyunun elde edilmesi hasa "yaratma" sayılıyor ve bununla hasa Allah'a meydan okumaya kalkışıyorlar. Keza çocuk için erkeğin spermine ihtiyaç kalmayınca aile hayatına da gerek kalmıyor ve Kadın-erkek arasındaki ilişki yalnızca "isteğe bağlı ve cinsel" olanla sınırlanıyor. Kafaları ve gönülleri bu kadar dar olan, kendi sınırlarını bilmede bu kadar cahil bulunan insanlara acımaktan ve imanın geniş, ışıklı, ebedi ve mutlu dünyasına kavuşmalarını Mevla'dan niyaz etmekten başka ne yapabiliriz?

Allah'ın yaratması ile boy ölçüşmek cür'etini gösteren insanin a) hem varlığı, hem de bütün güç ve özelliklerinin kendinden, kendine mahsus, ezeli ve ebedi olması gerekir, b) yarattığını var olanlardan değil (çünkü var olanın fiziki, biyolojik, kimyevi... yapısını değiştirmek yaratmak değildir) yoktan yaratması gerekir, c) yarattıklarında bir hikmet, düzen ve istikrar bulunması gerekir. Bunlar yoksa yapılan -sahibini tanımadan yapılıyorsa- hırsızlıktır ve kopyadır.

Şurada burada yazan, çizen, konuşan "erkeklerle bir şekilde problemli" bazı marjinal kadınlar istisna edilirse bütün dünyanın kadınları erkeklere insanlıkta kendilerine eşit, Güzel bir fert ve cemiyet hayatini, kültür ve medeniyeti gerçekleştirmede kendini tamamlayan karsa cins olarak bakmaktadırlar. kadınlar ve erkekler insanin iki cinsi olarak birbirlerine sevgi ve saygı duymakta, her biri diğerini, mutlu bir hayat için -yerine başkası konamaz- bir şart olan aile hayatinin temel unsurları olarak görmektedirler. cinsi ilişki dışında aile hayatini tatlı ve çekici kılan nice güzellikleri, onları hiç yaşamadıkları için kor ve sağır sayılanlara keşke anlatabilseydik!

Genetik kopyalama yoluyla bir hayvanin, ayni özellikleri taşıyan bir esini, bir Kopyasını elde etmekte sakınca olmayabilir -yine de düşünülmesi ve tartışılması gerekir- ancak bunu insana uygulamaya kalkışırlarsa ortaya birden fazla sakınca çıkar: 1. İnsani ruha inanmayanların kitabında bu ruhtan bahis bulunmadığı için onunla ilgili sakıncaları ve soruları ehl-i imana bırakıyorum. 2. İnsanin beynine bağlı, beyni ile ilişkili bulunan zekası basta olmak üzere insani özelliklerini genetik kopyalamanın nasıl etkileyeceğini şimdiden bilmek de, tahmin etmek de -ilmen- mümkün değildir; çünkü deneyler hayvan üzerinde yapılmaktadır ve insan, hayvan değildir. 3. Bu işlemin insana uygulanmasının sonuçlarını görmenin tek yolu insan üzerinde deneyler yapmaktır; böyle bir deneye ne ahlak, ne din, ne de hukuk izin verir.

Allah isterse insan, bir erkeğin spermi ve bir kadının yumurtası olmadan da olur, nitekim Hz. Adem'i Allah böyle yaratmıştır. O isterse bir kadının yumurtası olmadan bir Kadın yaratabilir; nitekim Hz. Havva annemizi böyle yaratmıştır. O isterse bir erkeğin spermi olmadan bir erkek yaratabilir; nitekim Hz. İsa'yı böyle yaratmıştır. O isterse yaslandıkları için sperm ve yumurtadan mahrum bulunan yaslı bir cifte bir çocuk verebilir; nitekim Hz. Yahya'yı böyle vermiştir... Ama O isterse böyle yaratır ve O yarattığında da hiçbir problem çıkmaz.

*9.3.1997 tarihli Yeni Şafak Gazetesinden alınmıştır.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook