Okuma Notları

0
Sayı: Kasım 2002

“Ne dünyadan safa bulduk, ne ehlinden recamız var

Ne dergâh-ı Hûda’dan maâda bir ilticamız var”

Nef’î

 “İnsan fıtraten gayet zayıftır. Halbuki herşey ona ilişir, onu müteessir ve müteellim eder. Hem gayet âcizdir. Halbuki belâları ve düşmanları pek çoktur. Hem gayet fakirdir. Halbuki ihtiyâcâtı pek ziyadedir. Hem tenbel ve iktidarsızdır. Halbuki hayatın tekâlifi gayet ağırdır. Hem insaniyet onu kâinatla alâkadar etmiştir. Halbuki sevdiği, ünsiyet ettiği şeylerin zeval ve firakı, mütemadiyen onu incitiyor. Hem akıl ona yüksek maksatlar ve bâki meyveler gösteriyor. Halbuki eli kısa, ömrü kısa, iktidarı kısa, sabrı kısadır.

İşte, bu vaziyette bir ruh, fecir zamanında bir Kâdîr-i Zülcelâlin, bir Rahîm-i Zülcemâlin dergâhına niyazla, namazla müracaat edip arzıhal etmek, tevfik ve medet istemek ne kadar elzem; ve peşindeki gündüz âleminde başına gelecek, beline yüklenecek işleri, vazifeleri tahammül için ne kadar lüzumlu bir nokta-i istinat olduğu bedâheten anlaşılır.”

Bediüzzaman Said Nursi,       Sözler (9.Söz, syf. 46-47)

“Candan, gönülden söylenen güzel sözler, dualar, niyazlar, yakarışlar, Hakk’a doğru yükselir. Hakk’tan başka kimsenin bilmediği, bir yere kadar varır, ulaşır.

Temizlenmiş ve arınmış nefeslerimiz, hoş sözlerimiz, yücelir, yücelir, bizden armağan olarak ölümsüzlük, sonsuzluk alemine varır.

Sonra sözlerimizin, niyazlarımızın sevabı, tekrar elde etsin diye, Allah,bize, yine onlara benzer sözler söyletir.

İşte böylece, hiç durmadan, güzel sözler, ötelere yükselir, yücelere gider. Karşılığında rahmet iner, bu iki hal, sende, senin varlığında daima olarak bulunur.”

Mevlânâ,           Mesnevî  1.Cild  (syf.49)

 “Seni sürgüne gönderecekler. –Dünyanın ötesinde beni gönderecekleri bir ülke var mı? Gittiğim her yerde gökleri, güneşi, ayı, yıldızları bulmayacak mıyım? Rüyalarım ve bir talihim olmayacak mı? Allah ile sohbete imkan bulamayacak mıyım?”  (syf.113)

“Ölüm, sürgün ve bunlara benzeyen korkunç görünen şeyler, bilhassa ölüm daima gözünün önünde olsun. O zaman asla adi endişelere düşmezsin ve hiçbir şeyi fazla coşkunlukla arzu etmezsin.”  (syf.25-26)

Epiktetos,          Düşünceler ve Sohbetler

“İyi olsun, kötü olsun, hiçbir kimse için fena söyleme, ey aklı başında olan yiğit gönüllü!

Yoksa fenayı kendine düşman edersin, iyiyi de kötü yaparsın. Kim sana: “Filan kişi fenadır.” derse bil ki kendi ayıbını belirtmektedir. Çünkü o filan kişinin hareketi isbata muhtaçtır. Ama berikinin kötülüğü meydanda duruyor. Elalemin kötülüğünden bahsettiğin takdirde, sözün doğru olsa bile, özün kötü sayılır.”

Sâdî,                 Bostan  (syf.260)

“Düşmüşleri kurtarmanın sırrı, ıslah olmalarını beklemeden, oldukları gibi onları sevmektir. Metot ve çaba ondan sonra gelir. Günahı değil, fakat günahkarı sevmek... İnsan, gerçekten inanmışsa, kazandığı huzuru, kalbinin sevincini, ondan mahrum kalanlarla paylaşmak zorundadır. “Şimdikinden daha kötü olsanız bile sizi sevmekten vazgeçecek değilim!” diyebilirse, insan engeli aşar.”

Kemal Ural,      Küçük Şey Yoktur   (syf.186)

 

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook