Korkularımıza Kur’anî Reçete

0
Sayı: Kasım 2010

Kimimizde daha baskın kimimizde daha az olsa da hepimiz yaratılışımızdan gelen, zamanla çeşitlenip farklılaşan bir takım korkularla yaşıyoruz. Gelecek korkusu, geçim korkusu, işsiz kalma, hasta olma, yakınlarımızı kaybetme korkusu vs… Listeyi uzatmak mümkün.

İslam’ın gereklerini yerine getirme noktasında ihmalkâr davrananların, manevi hayattan uzak yaşayanların bu tür korkuları daha da çeşitleniyor hiç kuşkusuz. Söz konusu çevreler hayatlarını adeta kâbusa dönüştüren bu korkularından, hastalık haline gelen fobilerinden sıyrılabilmek için maddi manevi bir yığın külfete katlanmak zorunda kalıyorlar. Pskiyatristlere, aile koçlarına hatırı sayılır rakamlarda paralar akıtıyorlar...

Pskiyatristler, kişisel gelişim uzmanları, korkularla mücadele edebilmenin en etkili yolunun korkuların üzerine üzerine gitmek olduğunu sıklıkla vurgularlar. Bu bilgiyi not ettikten sonra korku üzerine, “inananlar için ahirette korku ve üzüntü olmayacağı” ya da “iman edip salih amel işleyenler için bir korkunun olmayacağı” gibi çokça vurgunun yapıldığı Kur’an-ı Kerim’de, korkularımızdan sıyrılmak için neler tavsiye ediliyor ona bakalım.

Bu konuda uzun uzadıya cümleler kurmak yerine, korkuların izalesi için Kur’anî reçeteyi şu şekilde formüle etmek mümkün;

Tüm korkuları Allah korkusu ile bastırmak.

Kişisel gelişim uzmanlarının önerdiği gibi korkularımızın üzerine üzerine gideceğiz, ama “Allah korkusu” ile.

Şunu unutmayalım ki, insanın korktuğu her şeyi, herkesi yaratan Yüce Allah’tır. Kainattaki her canlıya güç kuvvet veren O’dur. Allah Teala’nın yanında her şey, herkes acizdir. O’na muhtaçtır…

Gelecek O’nun elindedir… Kâdir olan gerçek güç sahibi O’dur. Her şey gibi senin geleceğin de O’nun elindedir. O izin vermediği sürece kimse kimseye zarar veremez… Senin için takdir edilen zaman ne kadarsa o kadar yaşayacaksın. Ne bir saniye ileri ne bir saniye geri... Allah’ın yazdığından başkası başına gelmez… Rızkı veren O. Rezzak olan Yüce Mevla dilemediği sürece kimse senin rızkına mani olamaz…

Velhasıl, inanmış, iman etmiş bir mümin sadece Allah’tan korkar. Ne kadar büyük olursa olsun korkularıyla mücadele ederken Allah Teala’nın gücünü, kudretini düşünür. Karşı karşıya olduğu korkularıyla O’nun azametini karşılaştırır. Sonuçta O’nun gücü ve kudreti karşısında hiçbir gücün duramayacağı gerçeğini kolaylıkla idrak eder. Bu idrak insanı korkularıyla mücadelede çok daha güçlü kılar.

Konumuzu, Allah’tan başka kimseden korkulmamasını öğütleyen, bunun neticesi olarak da dünya ve ahirete dair müjdeler vaat eden ayetlerle bitirelim:

“Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır. Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.” (Yunus Suresi, 62-64)

La Tahzen-Üzülme

Gerçek mutluluk önce Allah Teala’ya, sonra O’nun yarattıklarına karşı sorumluluklarımızı yerine getirmemizde gizlidir.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook