Asıl İş Seyretmek Değil Seyr Etmektir

0
Sayı: Temmuz 2020
Asıl İş Seyretmek Değil Seyr Etmektir

İzinden gidilenleri büyük yapan peşinden gidilmeleri ve arkalarına topladıkları kalabalıklar değil kılavuzluk ettikleri yolun ulaştırdığı zirvedir. Yoldan çıkmamak için o izleri takip ederken asıl gayenin de farkında olacak bir niyet ve şuur kazanmak gereklidir.
Büyüklerin; tüm hal, davranış, söz ve fiillerinden alınacak olan bir usul dersi vardır. Bunları bilmek; bizi şuur sahibi yaparken, uymak vuslat yolunda tutar. Bazen o kılavuzların işaret ettiği yere değil, parmaklarına takılı kalmamız hatta işareti kendimize mal etmemiz bile bir imtihan vesilesi olabilir. Bunun için büyüklerin hatıralarından maksat kendimizde ve parmaklarda takılı kalmayıp asıl hedefe gidebilmektir.
Bakmakla görmenin farkı olduğu gibi asıl olan o büyükleri sadece görüp seyretmek değil onlardan istifade ederek işaret ettikleri yolda mesafe almak yani seyr etmektir. Asıl iş; seyretmek değil, seyr-i süluk etmektir.
Muhakkak ki birçok kişi birebir ve ya özel hallerde çeşitli tecellilerle karşılaşmış olabilir ama genele anlatılacak ve paylaşılacak olan, aynen Musa Efendi Hazretlerinin Sami Efendi Hazretlerini anlattığı kitabında yaptığı gibi ümmeti ve yolu ilgilendiren tarafları ortaya koymaktır.
Ne özel tecelliye mazhar olacak seviyemiz ne de işaretleri tam anlayacak idrak ve şuurumuz olmadığı halde Musa Efendimizle ilgili birkaç hatırayı paylaşma niyetimiz sadece seyrettiklerimizi ortaya koymak içindir.
***
Bir yakınına: “İnsanın en önemli nimeti nedir biliyor musun evladım?” diye sorduktan sonra yine kendisi: “Hürriyetidir” demişti. Esas hürriyet kulluğa mani olacak her bağı çözerek, esas sahibine teslim olmaktır; O’na yaklaşmak hürriyet basamaklarını çıkmak demektir. Mutlak hürriyet O’na vasıl olmadan anlaşılamayacaktır.
***
Çocuğunun ismini “ne tensip buyurursunuz” diyerek teslimiyetle gelenlere uygun olanı söylerdi. Ama “şunu mu bunu mu koyayım efendim” diyerek kendi tercihini zorlayanlara; yanındaki küçük yaştaki torununa dönerek “sen söyle ismi’’ demişti. 
***
Amerika’ya yüksek lisans eğitimine gitmeden gönlünde birçok tereddütle dua almaya gelen bir kardeşimize: “Namazlarını kaçırma, sâlih Müslümanlarla beraber ol kâfi” demişti. Bunu hem o gurbette hem dönünce bütün hayatında uygulayan evladının hizmet ve samimiyetiyle hayatını kuşatan bir himmete ulaştığına şahidiz.

...

 

Yazının Devamını Altınoluk Dergisinden Okuyabilirsiniz.

Yorum Yazın

Arşiv

TÜM YILLARI GÖR

Facebook