Örnek Kul Son Rasul'den Uyarılar

"Nerede ve nasıl olursa olsun Allah’a karşı saygısızlık etmekten sakınan kişi günah veya kötülük işleyip kirlenmekten kendisini korumanın yoluna girmiş demektir."

“Allah’a Saygısızlık Etmekten Sakın” ya da Temiz Kalma Projesi

Müslümanlar olarak bizlerin hem madden hem manen temiz kalmak, kirlenmemek gibi temel bir görev ve hedefimiz vardır. Ancak insan olmamız dolayısıyla da hiç günah işlememek veya hata etmemek gibi bir şansımız yoktur. Hepimiz “beşer şaşar, kul kusursuz olmaz” genel kuralı içinde hayatımızı yaşarız.

İşte tam da bu noktada yani temiz bir iman ve insan hayatı yaşayabilmemiz noktasında hidayet rehberimiz sevgili Peygamberimiz imdadımıza yetişmekte ve bize yol göstermektedir. Tâbir caizse, Peygamber Efendimizden “Temiz kalma Projesi ve tavsiyeleri” diyebileceğimiz bir hadis-i şeriften söz etmek istiyorum.

Allah kendilerinden râzı olsun Ebû Zerr Cündeb İbni Cünâde ve Ebû Abdurrahman Muâz İbni Cebel’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

اتَّقِ اللَّهِ حَيْثُمَا كُنْتَ وَأَتْبِعْ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ

Nerede (ve nasıl) olursan ol, Allah’a saygısızlık etmekten sakın/kork.

İşlediğin bir kötülükten hemen sonra bir iyilik yap ki, o kötülüğü silip süpürsün.

İnsanlarla güzel geçin!1

Üç Kural

Hadis-i şerifin bu ve diğer rivayetlerinde, Müslümanı günlük hayatta güçlü, temiz ve etkin kılmanın, başına gelecek olaylara karşı, kendine has özellikleriyle Müslümanlık çizgisinde yürümesini sağlamanın üç kuralını bulmaktayız.

a) Müslüman, Allah’a yönelik kulluk çerçevesinin temel kuralı olarak nerede ve ne halde olursa olsun Allah’a karşı saygısızlık etmekten sakınacak ve böylece kendisini kirlenmekten koruyacak.

b) İnsanlık gereği işlediği herhangi bir kötülüğün izini hayatından silmek için hemen bir iyilik yapmak suretiyle temizlenecek, seyyiâtını hasenâta çevirecek ve dini kişiliğine sahip çıkacak.

c) Toplumun bir ferdi olarak, insanlarla ilişkilerinde güzel ahlak kuralları çerçevesini koruyacak, temiz ve geçinilebilir bir mümin örneği olacak.

Özel görevlerle düşman içine gizlice gönderilen kişilere can güvenliğini sağlayacak kısa, genel ve sonuç yönünden görevlinin sıkıştığı yerde imdadına yetişecek tavsiyeler/taktikler verilir. Bunun gibi Peygamber Efendimiz de şeytan, nefis, dünya ve öteki insanlardan oluşan düşmanlarla karşı karşıya olan biz Müslümanların iman güvenliğine yönelik özlü, kapsamlı, etkili ve uygulanabilir tavsiyelerde bulunmuştur.

Biz, bu yazımızda ağırlıklı olarak hadis-i şerif’in birinci cümlesi olan “Nerede ve nasıl olursan ol, Allah’a saygısızlık etmekten sakın/kork” tavsiyesi yani kirlenmemiş bir hayata sahip olabilmenin temel tavrı üzerinde durmak istiyoruz.

Takvâ

Hadisimizin hemen başında yer alan ve çoğu kere korkmak diye Türkçeye çevrilen ittikâ kelimesini, korunmak, sakınmak, çekinmek, saygılı olmak anlamlarıyla değerlendirmek mümkündür. Bu sebeple itte­kı’llah ifadesini “Allah’a saygısızlık etmekten sakın, Allah’a karşı gelmekten sakın” diye çevirmeyi tercih ettik.وَيُحَذِّرُكُمْ اللَّهُ نَفْسَهُ Allah sizi azabından sakındırıyor2 âyet-i kerimesi, Yüce Yaratıcının ittika’dan muradını açıklamaktadır, diye düşünmek mümkündür.

Takvâ, yasaklardan sakınıp kaçınmakla başlayan ve Allah’ın emirlerini tâkat ölçüsünde yerine getirmekle gelişen bir kemal/olgunluk ilkesidir.

Takvânın çeşitli dereceleri bulunmaktadır. En alt tabakası, şirkten uzak kalmak3 اتَّقِ اللَّهَ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ, en üst derecesi ise, Allah’dan başka her şeyden (mâsivâ) yüz çevirmektir.

Takvânın tabiî sonucu ilâhî murâkebe/denetim altında olduğu bilinci ile yaşamaktır.

Takvâ, tenhada, toplum içinde, belâ ve musibet anında, yoklukta ve darlıkta, bollukta ve refahta, hâsılı her durumda Allah’a karşı saygısızlık etmemek, sürekli kulluk bilinci içinde bulunmaktır.

Allah saygısıyla dopdolu olmanın ya da Allah’a karşı saygısızlık etmemenin yani takvâ erdeminin sahibine kazandıracağı güzellikler Kur’an-ı Kerim’de yeri geldikçe (on küsur âyette) bildirilmiştir.4

Bir kez daha vurgulamak yerinde olacaktır ki takvâ ya da Allah’a karşı saygılı olmak ve Allah’tan korkmak Müslümanı her türlü kötülüklerden koruyacak üstün ve köklü bir erdemdir. Böylece Hz. Peygamber müminleri, إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا Gerçekten Allah, üzerinizde gözetleyicidir5 âyetinin mânasına uygun davranmaya çağırmış olmaktadır.

Şuabu’l-iman’da6 yer alan bir uyarı, konumuza ilişkin fevkalâde dikkat çekici bir tespitte bulunmaktadır. Şöyle ki;

وَإِنَّ أَبْغَضَ الْكَلَامِ إِلَى اللهِ عَزَّ وَجَلَّ أَنْ يَقُولَ الرَّجُلُ لِلرَّجُلِ: اتَّقِ اللهَ فَيَقُولُ عَلَيْكَ بِنَفْسِكَ

“Allah katında sözün en kötüsü, bir kişinin bir başka kişiye “Allah’a karşı saygısızlık etmekten kork/sakın” demesine karşılık o kişinin “Sen kendine bak! (Sen onu kendine söyle!)” diye cevap vermesidir.

Temiz kalma projesi” niteliğindeki hadisimizdeki ikinci ve üçüncü kural ve tavsiye de kısaca şöyle açıklanabilir:

Kötülüğü iyilikle temizlemek. Allah’a karşı saygılı olmak yani takvâ, günah işlemeye, günah işlemek takvâ sahibi olmaya -kural olarak- engel olmadığı için, insanlık gereği işlenecek günahların peşinden bir iyilik yapmak, o hata ve günahın sonuçlarını ve hatta günahın kendisini ortadan kaldırır. Zira Allah Teâlâ; iyiliklerin kötülükleri giderdiğini إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ bildirmiş7 ve “tövbe ve iman eden sâlih amel yapanların kötülüklerini Allah, iyiliklere çevireceğini8 إِلَّا مَنْ تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَأُوْلَئِكَ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ haber vermiştir.

Kötülüğün peşinden işlenecek iyiliğin o hatayı iyiliğe dönüştürmesi veya hiç değilse, kötülüğün sonuçlarını ortadan kaldırması, hiç hata işlememenin mümkün olmadığı dünyamızda, kirlenmemek ve temiz kalabilmek açısından çok büyük bir imkân ve şanstır. “Kötülüğün peşinden hemen bir iyilik” kaydı ise, insanın kendi hatalarına müsamahasız davranmasını öğütlemek demektir.

İnsanlarla güzel geçinmek. Bu tavır, ahlâkî olgunluğun ve murâkabe bilincinin beşerî ilişkilerdeki sonucu olmaktadır. Böylesi bir uygulamanın ölçüsü de Peygamber Efendimiz tarafından, başkalarının kendisine yapmasını istemediğini onlara yapmamaktan başlamak üzere güler yüz göstermek, zarar vermemek, iyiliklerin yaygınlaşmasına gayret etmek gibi bir dizi tavsiye ile açıklanmış bulunmaktadır.

Netİce

Nerede ve nasıl olursa olsun Allah’a karşı saygısızlık etmekten sakınan kişi günah veya kötülük işleyip kirlenmekten kendisini korumanın yoluna girmiş demektir. Yine de insanlık gereği bir kötülük işlerse, bu kez hemen bir iyilik yapmak suretiyle temizlenecek ve dolayısıyla hiç hata işlememiş gibi temiz kalacaktır. İnsanlarla güzel geçinmekle de hem onların hem de kendisinin sebep olacağı olumsuzluklardan korunabilecek, hayat sahnesindeki kulluk sınavından başarı ile çıkacaktır. Böylesi güzel ve temiz bir sonuç herhalde her Müslümanın arzusudur. İş, hadisimizin ortaya koyduğu kirlenmeme ve temiz kalma proje ve sistemine -gücü yettiğince- uymaktan ibarettir.

Dipnotlar: 1) Tirmizi, Birr 55;Dârimî, Rikâk 74; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 153, 158, 169, 228, 236. Bu hadis-i şerifin Ahmed b. Hanbel’in Müsned’indeki rivayetinde, Muaz b. Cebel’in tavsiye isteği üzerine Efendimiz tarafından üç ayrı cümle halinde irad buyurulduğu kaydedilmektedir. 2) Âl-i İmran (3), 28,30. 3) Müsned, 55, 134. 4) Âl-i İmrân sûresi (3), 28, 120, 133, 186; Yûnus (l0), 63; el-Ahzâb (33), 70-71; El- Hucurât (49), 13; et- Talak( 65) , 2-3; el-Leyl (92), 17. 5) Nisâ sûresi (4), 1. 6) Beyhaki, Şuabü’l-iman, I, 435. 7) Hûd (11) 114. 8) El-Furkân (25), 70

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle