Seferî olduğumu idrâk etmem, fenâ bir başlangıç sayılmazdı. Aksi takdirde, kondurulduğum herhangi bir konakta; kaç vakit kalacağımı dahî bilmeden kendime saray yapmaya kalkmam, devre mülk içinde mâliklik iddiasında olmam; işten bile değildi. Lâkin asıl mesele “nereden geldiğimi ve nereye gönderildiğimi” kavramamdı.
Zerreden Kâinâta Her zerreme bir şey kodlanmıştı sanki. Görünüşte küçük bile denmeyecek safhadaydım. Sekiz haftalık iken, birkaç santimetreydim. Bir simkart kadar ancak vardım. Lâkin varlığ...
Dergi yazılarını okumak için abonelik gerekmektedir!


YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!