Ölüm iddeti, modern hayatın hızına feda edilecek tali bir mesele değil; Allah’ın hudûdundan bir huduttur. Bu hududun ihlâli, yalnızca ferdi bir kusur değil; evlilik ahlâkını, yas kültürünü ve toplumsal dengeyi zedeleyen ciddi bir ihlâldir.
İddet, evliliğin boşanma veya ölüm yoluyla sona ermesinden sonra kadının yeniden evlenmeden önce beklemekle yükümlü olduğu şer’î bir süredir. Bu süre, sadece biyolojik bir ihtimali gözeten t...
Dergi yazılarını okumak için abonelik gerekmektedir!


YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!