“Her yere koşuyoruz. Hizmete, yardıma, işe, sorumluluğa… Ama kendimize uğramıyoruz. Yorulduğumuzu fark etmiyoruz. Kalbimizle baş başa kalmaktan kaçıyoruz. Eşimize, çocuklarımıza, hatta kendi nefsimize karşı ihmali “dava” diye süslüyoruz. Oysa ihmal edilen her alan, bir gün alacağını ister. İlgilenilmeyen aile soğur, zikretmeyen kalp sertleşir, dinlenmeyen beden ibadetten lezzet alamaz. İnsanın kendine gelmesi bencillik değildir. Kendine gelemeyen, kimseye iyi gelemez.”
Çok sevdiğimiz bir abimiz vardı. Hayır işlerinde hep ön safta koşan, hizmetten geri durmayan, herkese yetişmeye çalışan biriydi. Davetlere gider, yardım taleplerini karşılar, kimin bir yaras...
Dergi yazılarını okumak için abonelik gerekmektedir!


YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!