- İslâm’da zekâtın yeri, amacı ve hedefi nedir? Zekât, sadece ibadet midir, sosyal bir sistem midir?
Cevap: Ayette; “Allah, rızık bakımından bazınızı bazınıza üstün kılmıştır.” (Nahl, 16/71) buyrulur. Zekât önceki peygamberler döneminde de uygulanmıştır. Hz. İbrahim, Oğulları İshak ve ya’kub as. hakkında; “Onlara, iyilik yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik.” buyrulur. Allah, Tevrat’a uyan İsrailoğullarına da şöyle seslenir: “Namazı kılın, zekâtı verin ve ruku edenlerle brlikte ruku edin.” (Bakara, 2/43).
İslam ümmetine de, birçok ayetlerde zekât emrinin yer aldığı görülür, “Namazı kılın, zekâtı verin.” (Bakara, 2/10). “Mü’minlerin mallarından zekât al ki, onları temizleyip mallarını çoğaltasın.” (Tevbe, 9/103). “Hasat günü ürünün (zekâtını vererek) hakkını ödeyin.” (En’âm, 6/141) ayetleri örnek verilebilir. Hadislerde de, İslâm’ın beş şartından birinin zekât olduğu bildirilmiştir. (Buhârî, İmân, 1,2; Müslim, İmân, 19-22).
Zekât, ilk dört halife döneminde Devlet eliyle tarafından tayin edilen zekât memurları eliyle uygulanmıştır. Çünkü Kur’an’da zekâtın verileceği sekiz sınıf içinde, “amilûn (zekât işinde çalışan görevliler)” sınıfının yer alması bunu gerektirir.
Nitekim, Hz. Peygamber, Muaz bin Cebel’i Yemen’e bölge valisi olarak gönderirken, ilk defa hangi mallardan hangi miktarda zekât alınacağını belirten bir listeyi kendisine teslim ederek, ona şu talimatı vermiştir: “Onlara Allah’ın birliğini, benim peygamber olduğumu ve günde beş vakit namazın faz olduğunu bildir. Bunu kabul ederlerse, zekâtın farz kılındığını bildir. Zekâtı oranın zenginlerinden al, yoksullarına ver.” (Buhârî, Zekât, 1, Tevhîd, 1; Ebû Dâvûd, Zekât, 5; Nesâî, Zekât, 46; İbn Mâce, Zekât, 1).
- Zekât ile sadaka arasındaki temel farklar nelerdir?
Cevap: Zekât, varlıklı mü’minler için bir farz olarak yerini almış, bunun dışındaki sadakalar ise, ayet ve hadislerle teşvik edilmiştir. Birru ihsan derecesine ulaşmak için zekât ve nafile sadakalar bir vesiledir.
- Zekât hesaplamasında esas alınan nisap miktarı, günümüz ekonomik koşullarına göre nasıl belirlenir?
Cevap: Hadislerde zekât nisabı; altında 20 miskal (80 gr.), Osmanlı döneminde, ortalama 100 arpa ağırlığı Anadolu’da hesaplanıp, 96 gr. esas alınmıştır. Gümüşte, 200 dirhem (yaklaşık 560 veya 640 gr.). Tarım ürünlerinde, çoğunluğa göre, beş vesk (yaklaşık, 653 kğ. Kufelilere göre, 1 ton). Ayette, “Hasat günü ürünün (zekâtını vererek) hakkını ödeyin.” (En’âm, 6/141) buyrulur. Koyun, keçinin nisabı 40, sığır ve mandanın 30, devenin nisabı 5’tir.
Şah Veliyyullah Dehlevi (ö.1176) zekât nisabı miktarlarının Hz. Peygamber döneminde karı, koca, bir çocuk ve hizmetçiden oluşan çekirdek ailenin bir yıllık geçim harcamalarına denk olduğunu belirtmiştir. (Hucetullahü’l-Bâliga, Beyrut 1990, İİ, 110-114, Terc. M. Erdoğan, İİ, 131-135).
- Paranın enflasyon karşısındaki değer kaybı, zekât hesaplamasında dikkate alınır mı?
Cevap: Yıl sonlarında hesap yapılınca enflasyon devreye girmez. Enken dönemde zekât verilirse veya geçmiş yılların daha önce verilemeyen zekâtı hesaplanacaksa, yoksulların mağdur olmaması için enflasyon farkının ayrıca eklenmesi gerekir.
- Kredi borcu olan kişi, zekât vermek zorunda mıdır?
Cevap: Kredi borcu olan, zekât hesaplaması yaparken, borcunun tamamını, zekât matrahından düşme hakkı vardır. Geride kalan meblağ, nisabın üzerinde ise ve bir yıl da geçmişse zekâta tabi olur.
- Altın takılarda gram önemli midir, değeri mi dikkate alınmalıdır? Kaç gram altın zekâta tabidir?
Cevap: Hanefilere göre, altın ve gümüş takılar, gram üzerinden hesaplanır, takının altın gramı üzerindeki değeri dikkate alınmaz. Ancak başka cinsle ödeme yapılacaksa, altın ve gümüş takının değeri dikkate alınır. Altın, gümüş dışındaki mücevherat satılık değilse, zekât hesaplamasına girmez. İmam Şafii’ye göre 800 gramın üzerinde olan altın ve gümüş takılar zekâta tabi olur.
- Kripto paralar için zekât hükmü nedir?
Cevap: Kripto para, kumar çeşidine giren bir yatırım olup, girilmemesi en güzelidir. Girilmişse, yıl sonunda nakit para olarak, kripto hesabında olan nakit para toplamı %2,5 zekâta tabi olur.
- Ticari işletmelerde, marketler zinciri gibi, zekât işletme kârından mı, stoklardaki mal varlıklarından mı hesaplanır?
Cevap: Ticari işletmelerde, yıl sonunda elde ve depodaki tüm ticaret malları, borçlar düşüldükten, alacaklar eklendikten sonra, o günkü rayiç satış değeri üzerinden zekâta tabi olur. İhtiyaç sahiplerine gıda maddesi ve benzeri mal olarak verilebileceği gibi, satış değeri üzerinden nakit olarak da verilebilir.
- Akrabaya zekât vermek daha mı faziletli?
Cevap: Anne baba, dede nine gibi usul ve çocuk ve torunlar gibi füru dışında kalan akrabaya, ihtiyaçlı iseler zekât verilebilir. Hadiste, “Akrabaya verilen sadaka, iki kat ecir kazandırır.” buyrulmuştur (Tirmizî, Zekât, 26; Nesâî, Zekât, 22; İbn Mâce, Zekât, 28).
- Zekât, anne baba ve çocuklara verilebilir mi? Gelini/ Damadı maddi sıkıntıda olan kişi onlara zekât verebilir mi?
Cevap: Anne baba ve çocuklar çok ihtiyaçlı da olsa, onlara zekât verilmez. Bakma mecburiyeti olduğu için nafaka verilmesi ve bakılmaları gerekir. Bu nafaka aynı zamanda sadaka yerine de geçer. Çünkü hadiste; “İnfakın en faziletlisi; kişinin ailesine, akrabasına ve hizmetçisine verdiğidir.” (Tirmizî, Birr, 42; İbn Mâce, Cihâd, 4) buyrulmuştur.
Yine Allah’ın Rasulü, eşi Aişe’ye hitaben; “Ya Aişe, bir kocanın kazanıp evine getirdiği sadakadır, eşinin bunları israfa kaçmadan sofraya hazırlaması ona sadaka sevabı kazandırır, birinin sevabı diğerininkini eksiltmez.” buyurmuştur.
- Zekât, topluluklara, derneklere veya vakıflara verilebilir mi?
Cevap: Hz. Peygamber ve ilk dört halife döneminde zekât, devlet eliyle alınıp dağıtılırken, yetkililer vekil sıfatıyla teslim alıp, ihtiyaç sahiplerine ulaştırırlardı. Buna göre zekât ihtiyaçlı bir topluluğa verilecekse, içlerinden ehil birisine vekil sıfatıyla verilerek, o ihtiyaçlı topluluğa sarf etmesi sağlanır. Dernek ve vakıflara verilecek zekât, onların yetkili olanına vekil sıfatıyla verilir ve ihtiyaç sahiplerine harcaması onun eliyle sağlanmış olur.
- Öğrencilere burs şeklinde zekât vermek caiz midir?
Cevap: İhtiyaçlı öğrenciler belirlenerek, onların burs ihtiyacı için zekât verilebilir. İlimle uğraşan öğrencilerin, fî sebilillâh (Allah yolunda) olmaları sebebiyle, zekât verilecek sekiz sınıftan birisine dahil edilmişse de, eskiden ailesi zengin de olsa, uzak yer ve beldelerde medrese eğitimi gören öğrencilerin ailesi ile irtibatı çok güç olduğu için, buna fetva verilmiştir. Günümüzde, varlıklı aileler, telefon mesajı ile bile burs, para ve harçlık gönderme imkanına sahip olduğu için, varlıklı aile çocuklarının ihtiyaçlarını ailesinin karşılaması daha uygundur.
- Zenginin zekâtı, fakirin hakkı mıdır?
Cevap: Zekât, zenginin malı içinde fakirin hakkıdır. Ayetlerde şöyle buyrulur: “Hasat günü ürünün (zekâtını vererek) hakkını ödeyin.” (En’âm, 6/141). “Onların mallarında isteyene ve (isteyemediği için) mahrum kalana belli bir hak vardır.” (Meâric, 70/24, 25). Hz. Peygamber kıyamet günü, yoksulların zekâtını vermeyen varlıklı kişilerden hak isteyip, şikâyetçi olacaklarını haber verilmiş ve arkasından yukarıdaki ayetleri okumuştur. (Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, III, 62).
- Zekât vermekte zorlanan bir mü’minin, fakirin hakkını verdiği zaman, malının bereketlendiğini düşünmesi uygun mudur? Malın bereketlenmesi nasıl olur?
Cevap: Zekâtını veren kişinin işleri rast gider, halk arasında yaygın bir söz olarak; bir sadaka şu kadar belayı def eder, denilir. Hayır hasenat sahibi kişinin, görünmeyen afat ve belalardan uzak kaldığı, malının bu dünyada bereketlendiği gibi, ahıret için önemli bir yatırım olduğu şu ayette açıkça belirtilir: “Allah yolunda mallarını harcayanların, örneği; yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat, kat fazla verir. Allah’ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilir.” (Bakara, 2/261).
15) Kirada olan yerlerin zekâtı, kira gelirinden mi, mülk değeri üzerinden verilir?
Cevap: Kira gelirinden elinde ne kaldı ise, onun zekâtını verir. Kiralık yer, bir akar olup, satılık ticaret malı olmadığı için, kendi değeri üzerinden zekât vermesi gerekmez.
16) Altın, gümüş veya paranın zekâtı bir yıl geçtikten sonra mı hesaplanır?
Cevap: Zekât yıl dolunca farz olur, yılın sonunda hesap yapılır.
17) Bir işletmenin elindeki, üretilmiş mamül veya yarı mamül mallar ile kasadaki parası ve alacakları, hesaplandığı zaman borçlarını karşılamıyor? Bu firmanın zekât vermesi gerekir mi?
Cevap: Elindeki zekâta tabi olan varlıkları borcu karşılamıyorsa, o yıl zekât vermesi gerekmez.
18) Zekât hesabı yapılırken, tüm elimdeki para, ticaret mallarını ve alacaklarımı yazıyorum. Borçlarımdan ise bir yıl içinde ödeyeceklerimi düşüyorum. Bu hesaplama doğrum dur?
Cevap: Zimmet borçları bir bütündür, ileriki yıllara yayılsa da, toplamını zekât matrahından düşme hakkı vardır. Batak olmayan alacakların da, zekât matrahına eklenmesi gerekir.
19) Zekât hesabı yaparken 1 yıllık borçlarımın içine personele ödeyeceğim 1 yıllık maaşları da ekleyebilir miyim?
Cevap: İşçi ve memur maaşları fiilen iş yapıldıkça hak edilir ve sözleşmeye veya örfe göre ödeme yapılması gerekir. Bu yüzden, henüz çalışılmamış ve tahakkuk etmemiş ileri aylara ait ücret ve maaşlar işveren için borç sayılmadığı gibi, işçi ve memur için de fiilen almadığı maaşları bir alacak niteliğinde değildir. Zekâtı buna göre değerlendirmek gerekir.
20) İki tüccar var: a) Birisi, elindeki ve kazandığı bütün parayı sürekli olarak işletmesinde tutuyor ve işletiyor. Sermayesi toplam olarak oldukça yüksek rakamlara ulaşıyor ve zekâtını buna göre hesaplıyor. b) Diğer tüccar; her yıl kazandığı parayı şirketinin dışına çıkarıp, bununla gayri menkuller satın alıyor. Bunları satmak için değil, ileride imar gelirse, inşaatlar yaparım diye bekletiyor. Bunun zekâtı neye göre hesaplanır?
Cevap: aa) Asıl ticaret işletmesinin zekâtını verir. bb) Satın aldığı arsa ve taşınmazlardan kirada olanlar varsa, kira gelirinden elinde ne kaldı ise, bunların zekâtını verir. Kirada olmayan, boş duran ve satılık olmayan taşınmazlara zekât gerekmez.
21) Şüpheli ve batak alacakların zekâtı ne şekilde verilir?
Cevap: Şüpheli ve batak alacakların zekâtı, geri alınamama ihtimali güçlü ise, alındığı zaman, son yılın zekâtı verilir.
22) Vadesi bir yılı geçen borç ve alacağın zekâtı nasıl verilir?
Cevap: Borçlar, bir yıldan uzun vadeli de olsa, toplamını zekât matrahından düşme hakkı olur. Alacakları da, bu gün alınsa, miktarı ne tutuyorsa, %2,5 üzerinden zekâtının verilmesi gerekir.


YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!